Hürriyet'e Bahçeli'den sert tepki

Hürriyet'e Bahçeli'den sert tepki
28 Şubat 2017, Salı | Güncelleme: 13:25

Hürriyet'in alçak haberine bir tepki de MHP lideri Devlet Bahçeli'den geldi. Bahçeli partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada "Asker bizim, hükümet bizim, devlet bizimdir. Fitneye çanak tutan ise bizim gibi görülse de asla bizden değildir" dedi.

Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli, "Asker bizim, hükümet bizim, devlet bizimdir. Fitneye çanak tutan ise bizim gibi görülse de asla bizden değildir" dedi. İşte gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Bahçeli'nin grup konuşmasından öne çıkan satırlar...

MHP Lideri Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle:

* Geçtiğimiz 24 Şubat gecesi Ermenistan Azerbaycan saldırılarına bir yenisini daha eklemiştir. 2016 Nisan ayında iki ülke sınırında yaşanan çatışmaların tekrarı bizi üzmüştür. Geçtiğimiz yıl ki şiddetli çatışmalardan sonra ateşkesi bozan yegane suçu Ermenistan'dır.

* Yukarı Karabağ'da adil bir çözümün ortaya çıkması için zaman daralmaktadır. Azerbaycan Türklüğünün helali olan ecdat yadigarı topraklarına kavuşması milletimizin tek dileğidir. Ermenistan ateşkes kararına uymalı ve işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmelidir. Türk milletinin kalbi Yukarı Karabağ'da atmaktadır. 25 yıl önce Hocalı'da kaybettiğimiz soydaşlarımıza ve geçtiğimiz günlerde şehit düşen Azerbaycan askerlerine Allah'tan rahmet diliyorum.

* Özellikle 141 yıldır yönetim ve istikrara musallat olan darbeci bir gelenekle karşı karşıya olduğumuz açıktır. Türk milleti darbelerden çok çekmiştir. Sivil ve asker gerilimden çok zarar görmüştür. 28 Şubat'tan 15 Temmuz FETÖ ihanetine kadar bu vatanda kanunsuz hareketler görülmüştür. Buna son verilmelidir. Darbe varsa demokrasi yoktur. İktidarların seçimle gelip bu yolla gitmesi millet dışında hiçbir iradenin belirleyici olmaması demorkatik kültür ve mirasın gereğidir. Bu tehlikeli alışkanlığa kesinlikle son verilmelidir. Demokrasi ve hukukun temel ilkelerine uymak herkesin asli görevidir. 15 Temmuz'da darbenin ne demek olduğunu acı duyarak ama asla geri adım atmayarak yaşadık. 15 Temmuz darbeler tarihimizin en karanlık halkasıdır. Asker üniforması giymiş hainler Türkiye'yi kana bulamak istemiştir. FETÖ artıkları silaha sarılmıştır. Çok şükür yanlış hesap Türk milletinden dönmüştür.

* Zorlu ve çetin bir coğrafyada yaşıyoruz. Bu itibarla gücünü milletten alan askeri kuvvet paha biçilemez önemdedir. Türk askeri gergin olduğu müddetçe karşılaştığımız beka mücadelesini göğüslememiz zordur. El Bab'da onur mücadelesi veren Türk askeridir. Doğu ve Güneydoğu'da teröre karşı amansız mücadele eden Türk silahlı kuvvetleridir.

ASKERİ TARTIŞMALATRA ÇEKMEK ANLAMSIZDIR
Milli Güvenliğimiz bu kadar tehdit altındayken Türk askerinin anlamsız tartışmalara çekilmesi anlamsızdır. TSK'da köşe başlarını tutmuş FETÖ'nün emniyet ve adaletteki ayaklarıyla eş zamanlı tezgâhladıkları Ergenekon, askeri casusluk gibi darbe davaları ve ardından gerçekleşen 15 Temmuz fazla söze hacet bırakmamıştır.

MEDYA ÜZERİNDEN MESAJ VERMEK ESKİDE KALDI
Hürriyet gazetesi tartışmaların seyrini değiştirmiştir. Haberde yer alan ifadeler ve iddialar ve bunlara karşılık verilen cevaplar bu gazetede yer almıştır. Medya üzerinden mesaj vermek eskide kalmış, eski manşetleri ister istemez hatırlatmaktadır.

HUZUR KAÇARSA TUTAMAYIZ
Dün Genelkurmay Başkanı önce Başbakan ile sonra Cumhurbaşkanı ile görüştü. Bizim çözemediğimiz nedir? Şu günkü sancılı ortamda bu gerginlikler kime hizmettir. TSK'nın eleştirilere cevap verme çabası neden çok görülmektedir. Bizim kafamızda takılan pek çok soru işareti vardır ama bunları konuşmanın ne yeri ne de zamanıdır. Huzur kaçarsa tutamayız. Milli Birliğimiz bozulursa tamiratını yapamayız.

"DEVLET BİZİM, ASKER BİZİM, HÜKÜMET BİZİM"
Önce bu suale cevap bulmalıyız. FETÖ DEAŞ PKK PYD mangalarını Türkiye'ye yöneltmişken bu olay gaflettir. Türkiye'nin eskiye sünger çekmesi elzemdir. Asker bizim, hükümet bizim, devlet bizimdir. Fitneye çanak tutan ise bizim gibi görülse de asla bizden değildir. Biliniz ki zarar ziyan büyüktür. Türkiye henüz yoğun bakımdan çıkamamıştır. Fuzuli görüş ayrılıklarına ne gerek var? Paylaşılmayan nedir? Geçmişten ders alınmadı mı? Milli uzlaşma gerekirken bu tersliğin gerçek manasını nasıl yorumlayalım? Çatlak sesler ancak düşmanları sevindirecektir.

BİZE ULAŞIN