ABD’nin enerji oyunu

ABD’nin enerji oyunu
19 Haziran 2017, Pazartesi | Güncelleme: 01:33

Körfez ülkeleri, Katar’la ilişkilerini kesti. Kriz derinleşti. Almanya, Avrupa’nın iplerini ele geçirmek istedi. Prof. Dr. Kerem Alkin, bu sıcak gelişmeleri TAKVİM’E değerlendirdi...

Son dönemde büyük refah kaybı yaşayan Amerika, düğmeye bastı. İlk olarak Donald Trump'ın Körfez ziyareti bölgeyi karıştırdı. Geçtiğimiz hafta dünya, Körfez ülkelerinin Katar ile siyasi ilişkilerini kesmesiyle sarsıldı. İşin perde arkasında ise yine petrol ve doğalgaz vardı. Doğu'da yükselen Çin'i geçmek için yeni bir planını uygulamaya başlamıştı. İlk defa kendi doğalgazını ithal etmeye başlayan Amerika, dünya enerjisinden daha fazla pay alabilmek için bu hamleyle Katar'ı devre dışı bıraktı. Dünyada sular ısınırken, İSTANBUL MEDİPOL ÜNİVERİSTESİ ULUSLARARASI TİCARET VE FİNANSMAN BÖLÜM BAŞKANI KEREM ALKİN, enerji savaşının perde arkasını TAKVİM için anlattı...

Dünya 2008'deki ekonomik krizin izlerini neden atlatamıyor?
Bu kriz küresel anlamda dünyanın önde gelen bankacılık sistemlerini ve uluslararası finans sistemini ciddi manada hırpaladı. Yunan bankalarından sonra İspanyol bankaları ile ilgili kırılmalar yaşandı. Nitekim İspanya'nın ilk 10 bankasından biri 1 Euro'ya devredildi.

Finansal kriz ne durumda?
Dünyada 195 trilyon dolarlık bir borç var. Dünya ekonomisinin Gayri Safi Milli Hasılası (GSMG) ise 80 trilyon dolar olduğunu göre, dünya ekonomisinin üretilen gelirden iki katından fazla borç olduğu görülüyor.

Ne yapılması gerekiyor?
2050 yılında gelişmiş ekonomilerin toplam borçlarının milli gelire oranı yüzde 400 olacak. Bu da fiilen batmaları anlamına gelecektir. Çözüm üretim ve büyümedir. Üretim ve büyümeye dayalı olmayan ekonomiler iflas edecekler.

Amerikan ekonomisi ne durumda?
Küresel finans krizi sonrasında Amerika'da şirketler, orta ve ortanın altındaki beyaz ve mavi yakalı çalışanları eskisine göre çok daha ucuza çalıştırıyor.

Refahı kaybediyorlar mı?
1990'ların sonlarında Amerika'da orta sınıfın milli gelirden aldığı pay yüzde 62 düzeyinde iken bu rakam bugün yüzde 49'a geriledi. Küresel finans krizinin patlak verdiği dönemde 'ertesi gün ani çıkacak 400 dolarlık bir ödemeyi karşılayamayacak hane halkı' oranı yüzde 54'e çıkmıştı. Yani toplumun yarısı sabah 400 dolarlık ödemeyi yapabilecek durumda değil. Alınan bütün tedbirlere rağmen bugün ancak yüzde 46'ya gerileyebildi.

Avrupa ne durumda?
Avrupa kriz başlangıcında parasal genişleme programı olsaydı hafif atlatırdı. Fakat, Almanya Avrupa Merkez Bankası'na (AMB) baskı uygulayarak, programı engelledi. Bu durumun Avrupa açısından tarihi bir felaket oldu ve Yunanistan'ı iflasa sürükledi, İtalya, İspanya, Portekiz'i ve Fransa'yı çok ciddi etkiledi.

Avrupa deyince Almanya ekonomisi diyoruz. Nasıl böyle oldu?
Almanya Avrupa'daki ülkelere kendi mallarını satacak diye altyapısı daha kurulmadan tek para birimine EURO'ya geçirdi.

2008 krizi ile Almanya Avrupa piyasasını ele mi geçirdi?
Tek para birimi Almanya sanayide güçlü olması nedeniyle diğer ülkelerin rekabet gücünü ortadan kaldırdı. Euro'nun, başta ABD Doları ve diğer para birimleri karşısında değer kazanması, rekabetçilik alanında zayıf olan ülkelerin ihracat yapamaz hale getirip Almanya'ya bağlandı.

Almanya yeniden Avrupa'nın imparatoru mu olmak istiyor?
Almanya ekonomik gücünü kullanarak, diğer üye ülkeler üzerinde hegomonik bir tavır içinde olması Hitler Almanya'sının yaptıklarını hatırlatıyor. İtalya gezimde taksi şoförü ile sohbet ederken, İtalyan şoför hiddetli bir şekilde; "Merkel Ekonomik Nazi, Ekonomik Nazi..." demişti.

Batı'nın 200 yıldan beri devam eden üstünlüğü bugün Doğu'ya mı kaydı?
Emerging-7 (Gelişmekte olan 7'li) diye ülkeler var. Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya, Meksika, Endonezya ve Türkiye'nin yer aldığı E-7 ülkeleri. 2018-2020 döneminde E-7, G-7 ekonomilerini geçecek. G-7 ülkeleri hızlı yaşlanırken, E-7'de ise Afrika kıtasından Asya'ya 2030 yılına kadar 1 milyar daha yeni nüfus ile 5.5 milyara ulaşacak. Türkiye oyun kurucu görevi ile dünyanın batısı ile doğusu arasında ekonomi-politik köprü olma vazifesini daha da güçlendirerek bu coğrafyadaki varlığını daha da perçinleyebilir.

Katar ablukası neden yapıldı?
Katar'a yönelik abluka, dünya enerji stratejilerinde ve piyasalarında daha etkin olmaya çalışan Amerika Birleşik Devletleri'nin stratejik adımıdır. ABD 1970'lerden bu yana kendi ülkesinden dünyaya enerji ihracatını yasaklamış bir ülke iken, 2013 yılında ABD enerji ihracatına başladı. 2016 yılı Ocak ayında ilk petrol ihracatını İtalya'ya gerçekleştirmişti. Çok enteresan Katar ablukasının başladığı hafta da Amerika ilk defa sıvılaştırılmış doğalgaz ihracatını da Polonya'ya yaptı.

Katar krizi ABD'nin çıkarları için mi çıktı?
Suudi Arabistan ile Sünni cepheyi kışkırtarak İran ile daha gerginlik sürecinin içine girilmesini amaçlıyor. Amaç mezhep gerilimi ile enerji stratejisini kendi lehine dönüştürmek. Körfez'deki gerginlik enerji üretimini etkileyecek sonuçlar getirirse Körfez ve İran'ın enerji ihracatındaki gerilemesi Amerika'nın bu pazardaki boşluğu kendi ürünü ile doldurması amaçlanmakta...

ABD'nin enerji planı doğrultusunda Katar krizi çıkarılmış mı demek istiyorsunuz?
Katar krizi, 2013 baharında dünyaya net enerji ihracatçısı olmaya karar veren ABD'nin dünya enerji piyasasından çeşitli hamlelerle daha fazla pay alabilmek için çıkardığı krizlerden bir tanesidir.

Rusya ekonomisini dizginlemek için mi petrol fiyatlarının düşürülmesi de bir plan dahilinde?
Elbette bu da ABD'nin planı doğrultusunda yapılmaktadır. Enerji ihracatından çok ciddi gelir kazanan ülkeler, elde ettikleri ekonomik güç ve cesaretle bağımsız dış politika izleyebilmekte idiler. Petrol fiyatları 100 doların üzerinde 50 doların altına geriledi. İşte bu ülkeler eskisi gibi dış politik manevraları yapamayacak hale geldiler.

MİT krizi, Gezi Olayları, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişimi. Bu sorunları Avrupa'da bir ülke yaşasaydı ne olurdu?
Bunların hiçbirini yaşamadan Yunanistan, fiilen iflas etti. Fransa dahil hiçbir ülke bizim yaşadığımız süreçleri atlatamazdı.



Türkiye ekonomisinin bu kadar büyük badireler içinde ilk çeyrekte yüzde 5 büyümesi, ikinci çeyrekte bu rakamın yüzde 6'ya ulaşması bekleniyor. Yılın ilk yarısında 5.5-6 büyümüş bir ekonomi yıl sonu hedefi olan 4.4'ü zaten tutturur.

KUŞAK YOL PROJE
Kuşak yol Projesi 4.5 milyar kilometre kare bir alanda 4.5 milyar nüfusu ilgilendiriyor. Türkiye'ye çok büyük fırsatlar sunabilecektir. Çin ilk etapta bu projeye 75-80 milyar dolar harcamayı planlıyor. Türkiye uzun vadede bu projenin içinde olarak bir yılda 300-400 milyar dolar kazanabilir.

RÖPORTAJ:ALİ DEĞERMENCİ
BİZE ULAŞIN