Yıldırım: 'Bu milletin yüzüne nasıl bakacaksınız!'

Yıldırım: 'Bu milletin yüzüne nasıl bakacaksınız!'
13 Eylül 2017, Çarşamba | Güncelleme: 16:16

Belediye Başkanları toplantısında konuşan Başbakan Binali Yıldırım, "Şehirli olmak sadece bir şehirde yaşamak demek değil, o şehrin kültürüne ve yaşamına ortak olmak demektir" dedi. Başbakan Yıldırım, teröre destek açıklamalarıyla gündeme gelen CHP lideri Kılıçdaroğlu'na da sert sözlerle yüklendi. Başbakan, "Siz bu lafları edeceğinize önce 'adalet' diye yürüdüğünüz yollarda kimin koluna girdiğinize bakın da ondan sonra konuşun. Bu iftiraları sorumsuzca seslendirenlere yazıklar olsun. Bu ülkede yaşayıp, bu devletin parasıyla geçinip utanmadan, sıkılmadan hala bunları söyleyebiliyorlar. Önünüzde iki yol var. Teröre açıktan destek veriyorsunuz. Peki yarın oy istemek için vatandaşın önüne gittiğinizde bu milletin yüzüne nasıl bakacaksınız" dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, Belediye Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "1994'de Sayın Cumhurbaşkanımız Belediye Başkanı oldu. Adeta Fatih'in gemileri karadan yürüttüğü gibi bir başarıyı İstanbul'da hayata geçirdik. O ekibin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum" diye konuştu.

İşte Başbakan'ın konuşmasının satır başları:

- Kayyum atanan 10 belediyeye bugüne kadar yapılan yatırım miktarı 1 buçuk milyar lira eğer bu belediyelere el konulmasaydı bu paralar terör örgütüne gidecekti.

BU MİLLETİN YÜZÜNE NASIL BAKACAKSINIZ!

- (CHP'nin SİHA iddiaları) Neymiş, SİHA'lara karşılarmış... Niye karşısınız? Yol yaparken alçakça öldürülen işçiler varken sesi çıkmayanlar... Korucuya, polise, askere, jandarmaya gözünü kırpamadan silah doğrultan alçakları teknolojinin imkanlarıyla bertaraf ederken neye karşı çıkıyorsunuz. Bu lafları edeceğinize 'adalet' diye yürüdüğünüz yollarda kimin koluna girdiğinize bakın da öyle konuşun. Bu iftiraları sorumsuzca seslendirenlere yazıklar olsun. Bu devletin parasıyla geçinip utanmadan sıkılmadan hala bu lafları söyleyebiliyorsunuz. Önünüzde iki yol var... Teröre açıktan destek veriyorsunuz. Peki yarın oy istemek için vatandaşın önüne gittiğinizde bu milletin yüzüne nasıl bakacaksınız.

Bu lafları edeceğinize 'adalet' diye yürüdüğünüz yollarda kimin koluna girdiğinize bakın da öyle konuşun. Bu iftiraları sorumsuzca seslendirenlere yazıklar olsun. Bu devletin parasıyla geçinip utanmadan sıkılmadan hala bu lafları söyleyebiliyorsunuz. Önünüzde iki yol var... Teröre açıktan destek veriyorsunuz. Peki yarın oy istemek için vatandaşın önüne gittiğinizde bu milletin yüzüne nasıl bakacaksınız.

VATANDAŞLARIMIZIN EN MEMNUN OLDUĞU HİZMETLER İSTATİSTİĞİ

Elimizde istatistikler var. Vatandaşın belediyeden en memnun kaldığı iş mezarlık. İkinci nikah işlemleri. Bu da güzel. Ama yoğunlaşmamız gereken bu tablonun alt kısmı. Alt kısmında Yol bakımı, yol yapımı, altyapı hizmetleri, zabıta işleri, taşımacılık, toplu taşımacılık, işyeri ruhsatları ve böyle gidiyor. Hatta vatandaşın işlerinin belediyelerde yavaş gittiğini, sonuçlandırılamadığını, muhatap bulmakta zorlandıklarını söylüyor vatandaşlar. Bu durumu değiştirmek bizim elimizde. Biz geçmişte bunu sonuçlandırdık. Bugünlere gelişin arkasında bu başarı var. Şimdi zaman kendimizi yenileme, geleceğe yeni heyecanlar, yeni projelerle, yeni hedeflerle bakma zamanı. Bu kadro bunu yapar mı, yapar.

VATANDAŞLA İNATLAŞMAYIN

Hizmetleri yerine götürürken asıl patronun sizi seçen hemşehrileriniz olduğun unutmayın. Vatandaşa rağmen iş yapmayın, vatandaşla inatlaşmayın. Bu hassasiyet vatandaşın yasa dışı talebi karşısında müsamahakar davranmayı gerektirmez. Bunu da not edelim. Lütfen sorunların üzerine gidin ve sorunları torunlara havale etmeyin. Gelecek seçimleri değil gelecek nesilleri düşünerek karar verin.

KARŞINIZDAKİLERİ BELEDİYE BAŞKANI GİBİ DÜŞÜNÜN

Sadece Ankara'dan gelecek kaynaklarla değil, yerel kaynaklar için de kafa yorun. Lüksten, israftan uzak durun. Kibirlenme, böbürlenme yok. Tevazu en büyük meziyettir. Sadece yol yapmayın, gönüllere de yol yapın. Gönüllere yol yapamazsınız yaptığınız işler sizi geleceğe taşımaz. İki tane belediyemiz en fazla işi yaptı ama seçimler geldi kaybetti. Demek ki hizmet şarttır ama yeterli değil. Yeterli olması için gönüllere de hizmet etmemiz lazım, gönüllere girmemiz lazım. Görev süresince halkın içinden geldiğinizi ve döneceğiniz yerin yine orası olacağını asla aklınızdan çıkarmayın. İnsanlarla ilişkilerinizde her zaman karşınızdakini bir belediye başkanı olarak düşünün, empati yapın, kararlarınızı ona göre verin.

BİZE ULAŞIN