AK Parti'li Elitaş'tan CHP'ye sert yanıt

AK Parti'li Elitaş'tan CHP'ye sert yanıt
23 Ocak 2017, Pazartesi | Güncelleme: 18:40

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, "Tamamen hezeyan ve şuursuzluk içerisinde ana muhalefet partisi görüyoruz" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, CHP Grup Başkanvekili Levent Gök'ün, "AK Parti'li 5 milletvekilinin TBMM Genel Kurulunda, hem elektronik sistem üzerinden hem de yazılı pusula göndererek oy kullandığı" iddiasına ilişkin, "Sisteme giren ama sisteme girip girmediği konusunda tereddütlü olan arkadaşlarımızın pusula vermelerini sahtekarlık diye ifade etmek, çirkin bir yaklaşımdır, edep dışı bir söylemdir." dedi.

Elitaş, Mecliste parlamento muhabirleriyle düzenlediği sohbet toplantısında, dün TBMM Genel Kurulunda, AK Parti'nin, Genel Kurul çalışmalarına 7 Şubat 2017 tarihine kadar ara verilmesini öngören grup önerisinin kabul edildiğini anımsattı.

Üç siyasi partinin, anayasa değişiklik teklifinin oylamasından sonra Meclisin kapanmasıyla ilgili ortak bir irade ortaya koyduğunu belirten Elitaş, ancak CHP'nin, AK Parti'nin bu konudaki grup önerisinin oylamasında karar yeter sayısı istediğini ifade etti.

Mustafa Elitaş, şöyle devam etti:

"(Kanun görüşelim) diyoruz, 'Hayır' diyorlar, 'TBMM açık dursun ama çalışmasın' diyorlar. Akılla, izanla izah edilecek bir durum değil. Anlaşılan CHP akıl tutulması içerisinde, büyük bir kararsızlık, şaşkınlık ve hazımsızlık içerisinde. Mecliste sadece, anayasa değişikliğinin halkın önüne gönderilmesi, oyuna sunulması kabul edilmiş. CHP'nin bu iddialarının, itirazlarının amacının ne olduğunu anlayabilmek mümkün değil. CHP grup başkanvekilleri, Genel Başkanlarının iradesinin dışında böyle bir eylem yapıyor gibi geliyor bana. Genel Başkanlarının iradesiyle bunu yapıyorlarsa, ana muhalefet partisi açısından çok üzücü bir noktadır."

"TBMM ÜYELERİNİN İTİBARINI DÜŞÜRMEYE HİÇ KİMSENİN HAKKI YOK"
Elitaş, CHP Grup Başkanvekili Levent Gök'ün, dün partisinin 22-23 milletvekili ile TBMM'de olduğunu, yoklama talebinde bulunarak Meclisi kapatmak istediklerini aktardı.

Elitaş, oylamaya ilişkin iddialara şu karşılığı verdi:

"Oylamada sisteme giren ama sisteme girip girmediği konusunda tereddütlü olan arkadaşlarımızın pusula vermelerini sahtekarlık diye ifade etmek, çirkin bir yaklaşımdır, edep dışı bir söylemdir. Bir grup başkanvekili diğer bir milletvekili arkadaşına 'sahtekar' diyebilecek kadar kendinden geçmişse, büyük bir hazımsızlığın, anayasanın halka gitmesi korkusunun, halka güvenmemesinin işaretidir. Bir milletvekiline sahtekar demeyi, milletvekilliğine hakaret olarak sayarız. TBMM üyelerinin itibarını düşürmeye hiç kimsenin hakkı yok.

"EZİLMİŞLİK HİSSİ YAŞIYORLAR"
Geleceksiniz bir gün, kürsü işgal edeceksiniz, 'biz bu Meclisi kapattıracağız' diye eylem yapacaksınız. Ertesi gün kendinizi kürsüye kelepçeliyeceksiniz, Meclisi kapattırmak isteyeceksiniz. Arkasından TBMM'yi çalıştırmamak için yoklama talebinde bulunacaksınız. Ne istediklerini bilmeyen, anlamsız bir şekilde Meclis Başkanvekili ile iki katip üyeye herhalde kendilerince işkence yapıp, tatmin olmaya çalışıyorlar. Ezilmişlik hissini yaşıyorlar. Bunda çekinecek, ezilecek bir şey yok. Sonuçta karar da milletin, söz de milletin, mühür de milletin elinde. Onlar ne derse o olacak."

Mustafa Elitaş, 64. Hükümet'in güven oylaması sırasında, CHP'li aynı milletvekilinin bir kaç kez hem sistemden oy kullandığını hem de pusula ile oy kullandığının görüldüğünü kaydetti.

"HEZEYAN VE ŞUURSUZLUK İÇERİSİNDE ANA MUHALEFET PARTİSİ GÖRÜYORUZ"
Dün, TBMM Genel Kurul çalışmalarına 7 Şubat gününe kadar ara verilmesine ilişkin karar alındığını anımsatan Elitaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğer bu karar alınmasaydı, Başkanvekili, '24 ocak tarihine erteliyorum' diyecekti, 24 ocak tarihinde gelecekti, 25 Ocak tarihi diyecekti. Yani Meclis Başkanvekili ve iki katip üyeden oluşan Meclis Başkanlık Divanı her gün, saat 14.00'den 14.05'e kadar mesai yapacaktı. Çünkü, konuşma ve söz söyleme imkanları yok. Meclis Başkanvekili, Genel Kurulu açmadan da usule aykırı bir şekilde ayağa fırlayıp, 'bir şey ifade edebilirim' deme hakları da yok. Meclis Başkanvekili gelecekti, bakacaktı; herhalde CHP'nin parlamento sevdalısı 20 milletvekili orada olacak. Başkanvekili o milletvekillerine bakacak, 'toplantı yeter sayısı olmadığından, beş dakika ara veriyorum' diyecek.

CHP, bütün milletvekillerini çağırsa bile, toplantı yeter sayısı bulunamadığından beş dakika ara verecek, yani her gün bu işlem tekrar edecekti. Ne olduğunu, neye itiraz ettiklerini anlayamadık. Tamamen hezeyan ve şuursuzluk içerisinde ana muhalefet partisi görüyoruz. 64. Hükümet'te mükerrer oy kullandığı ifade edilen 13 milletvekiline 'sahtekar' dememiz, onlara hakarettir. 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu'nda, 9 milletvekili mükerrer oy kullanmış."

"ÇÜNKÜ, CHP'LİLER SIK SIK MASALARI YUMRUKLUYORLAR"
AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş, bazen Genel Kurul sisteminde arıza olabildiğini, oyları göremediğini, bu nedenle de sisteme girerek oy kullanan milletvekillerinin ayrıca pusula gönderdiğini ifade ederek, "Çünkü, CHP'liler sık sık masaları yumrukluyorlar. Protesto anında ya kendilerini kürsüye kelepçeliyorlar ya kürsüyü işgal ediyorlar ya da masaları yumrukluyorlar." dedi.

Anayasa değişiklik teklifinin kabul edildiği gün Başbakan Binali Yıldırım'ın teşekkür konuşması yaptığını anımsatan Elitaş, CHP'nin, Yıldırım'ın konuşması sırasında hiç şık olmayan, çirkin bir şekilde itiraz ederek, kürsüye yürüdüklerini bildirdi.

Mustafa Elitaş, muhtemelen tarihte ilk kez böyle bir hadise olduğunu belirtti.

CHP'nin, "Başbakan'ın teşekkür konuşmasının kendilerine önceden haber verilmediğini" söylediğinin anımsatılması üzerine Elitaş, "Yalan söylüyorlar. Ben CHP Grup Başkanvekilinin biri ile görüştüm, 'Sayın Başbakan teşekkür konuşması yapacak' dedim. MHP Grup Başkanvekiline de söyledim. CHP bana, 'sonuçtan emin misin? diye sordu. Emin değiliz, her türlü sonuç çıkabilir, sonuç 330'un üzerinde olursa ona teşekkür edecek, 330'un altında olursa yine teşekkür edecek. Bu, gelenekte var. Bu, CHP'den izin alınacak bir olay değil, CHP'nin bilmesi gereken bir hadise de değil." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş, kendisinin o gün, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ile konuştuğunu, ancak başka bir CHP Grup Başkanvekilinin "Benimle konuşman lazım, o nöbetçi değil." dediğini aktardı.

Elitaş, "Ben kimin nöbetçi olduğunu bilemem. O zaman kolluk takacaklar. İçeride biriyle konuşuyoruz, aşağıdaki nöbetçi subayı başka. CHP'de bir genel başkan var, 5-6 tane genel başkan adayı var, resmi 3 grup başkanvekili var, 5-6 tane de grup başkanvekili adayı var, gayri resmi grup başkanvekili var. Yani, CHP'de 30 parça var." ifadesini kullandı.

"CHP'Lİ DİVAN ÜYESİ SİSTEME GİRMİYOR, GÖREVİNİ İHMAL EDİYOR"
Alınan karar gereğince, "Başkanlık Divanında oturan üyeler toplantı nisabına ilave edilir" kararı olduğunu vurgulayan Elitaş, "Çünkü, mantık onu gerektiriyor. Başkanvekili, katip üye olmazsa, Meclis çalışamıyor. CHP'li Divan üyesi arkadaşlar sisteme girmiyorlar, görevini ihmal ediyorlar." dedi.

Mustafa Elitaş, TBMM Başkanvekili ve iki katip üye bulunmadığı takdirde TBMM Genel Kurulunun çalışma imkanının olmadığına işaret ederek, şunları söyledi:

"İçeride 547 milletvekili olsa, Divanda iki kişi olsa TBMM çalışamaz. 'Divan oluşmadığından Genel Kurul açılamamıştır' denilir. Muhalefet partisinden katip üyenin sisteme girmemesi, Meclis Başkanvekilinin kendisini saydırmaması kural ihlalidir. TBMM Başkanı İsmail Kahraman, hiçbir oylamada oy veremez ama yoklamaya katılır. Yoklama ile oylama farklıdır. Meclis Başkanvekilliği görevini yapan milletvekili oylamalarda oy veremez, yoklamaya katılır."

BİZE ULAŞIN