18 Haziran 2017, Pazar

İnsanın Baba Olunca Bakışının Değiştiği Şeyler

Bir gün bir minik size "baba" der ve beş dakikada değişir işler!
Haftanın en önemli etkinliği olan maç izlemenin yerini birlikte dışarı çıkıp maç yapmak alır.
Ve onunla olan maç, maçların en heyecanlısıdır!
Eskiden sizin için çalınca açılan bir aletten ibaret olan telefonunuz, artık miniğin hiçbir gülümsemesini kaçırmamak için elinizden düşürmediğiniz bir fotoğraf makinesidir.
Birlikte fotoğraf çektirmelere doyamazsınız!
O güne kadar uykuyla geçirdiğiniz vaktin bir kısmını artık çocuğunuza ayırmayı, aslında daha az uykuyla da hayatta kalabilmeyi öğrenirsiniz.
Bir sabah ansızın kendinizi her zamankinden saatler önce yataktan kalmış ve mutfak önlüğünü takmış bulabilirsiniz!
Büyüyüp kendi telefonlarına sahip olduklarında sizi arama sıklıklarından, kendi babanızı ne sıklıkta aradığınızı anlarsınız.
Her gün birbirimizin sesini duysak, hayat bayram olsa.
"Hafta sonu ne yapsam?" düşüncesine ufak bir detay eklenir: "Hafta sonu çocuğumla ne yapsam?" Hafta sonunun iple çektiğiniz zaman dilimi Cumartesi gecesinden, Pazar sabahına dönüşüverir!
Ne olduğunu anlamadan korku filmleri izlemeyi bırakır; kendinizi çizgi filmleri defalarca izlerken bulursunuz.
Sabahtan beri dilinize takılan o şarkı, geçen gün birlikte izlediğiniz çizgi filmin müziğiydi, evet!
Yıllaaar öncesinde kalan aktivitelere geri döner, çocukla çocuk olmaktan mutluluk duyarsınız.
Hayat çok eğlenceliymiş ya, unutmuşuz!
Ve belki de ilk defa alışverişe çıkmaktan keyif almaya başlarsınız!
Hanımlarım ne isterse alırım.
O dağınık, pasaklı halinizden eser kalmaz; aksine herkesten titiz kesilirsiniz!
Miniği mikroplardan korumak için her şeyi yaparsınız.
Daha uzun yıllar boyunca sağlıklı bir şekilde onun yanında kalabilmek için kendinize de dikkat etmeye başlarsınız.
Bir gün minik biri hayatınıza girer ve tüm hayatınızı düzene sokarsınız.
Baba olana kadar tasarruf nedir bilmezken; artık onun geleceği için yatırım yapmaya başlarsınız.
En önemli hedefiniz onun geleceğini garanti altına almak oluverir!
Herkesin babalar günü kutlu olsun.
onedio.com

BİZİM NESLİN BABALARINI BİRAZ TANIYALIM
Bir insanın baba olup olmadığını bunlara bakarak anlayabilirsiniz.
Arka cepte taşınan cüzdan
Kemere takılan telefon kılıfı
Derin anlamı olan tespih
Bir hafta sonu kombosu: Bulmaca - basmalı tükenmez kalem - çay üçlüsü
Arka cepte taşınan evladiyelik tarak
Yemek sonrası olmazsa olmaz: Soda "Oğlum al şu parayı, bakkaldan iki soda al gel."
Önemli günlerde sıkılan parfüm "Toplantı var toplantı. Uzat bakayım şu parfümü."
Elinde kumandası olmadan asla bir babanın gücü tam değildir "
Olmazsa olmaz: Pantolona takılan anahtar koleksiyonu Buna rağmen eve geldiğinde zili çalar, kapıya vurur.
Uzaktan düğmesine basıp şık-şık yapmaktan acayip zevk aldığı araba anahtarı "Ben balkondan açıyorum arabanın kilidini sen bagajdan poşetleri al gel."
Her şeyden vazgeçer onlardan vazgeçmez:
Baklava desenli çoraplar.
Hanım pikniğe gidiyoruz, sandaletlerim nerede?
Düğmeleri sonuna kadar iliklenmiş, alt kısmı pantolonun içine giren tişört Belki en üstteki açık kalır. O da pazar günleri.
Tüm besin ihtiyacını tek başına sağlayabilen şey: Mangal
İşten eve geldiğinde; zaman kaybetmeden kendini üstüne bıraktığı televizyonun karşısındaki üçlü koltuk
Kolları iki kat sıvanmış çizgili gömlek Mümkünse mavi - beyaz çizgileri olan makbuldür.
Tuzlu fıstığın büyük çoğunlukla egemenliğini sağladığı kuruyemiş tabağı Ama cam olmalı.
Para istediğinizde yatak odasından getirmelik kot pantolon.
-Baba arkadaşlarla dışarıya çıkalım diyoruz, param da yok hiç.
-Getir bakalım yatak odasından pantolonumu.
İçinde ne taşındığı devlet sırrı olan el çantası Araba anahtarı ve diğer anahtarlar falan konulur büyük ihtimalle.
Bu topraklarda yaşayan her babanın hayatının bir döneminde bıraktığı şey: Bıyık
Ve tabii babalığı temsil eden yegane şey:
Beyaz atlet
Pazar sabahlarının vazgeçilmezi: TRT'deki Kovboy filmi.

AlkışlıYorum
Eğer bebeğinizin altını en az annesi kadar değiştiriyorsanız, karnı tok olduğu halde sallanarak uyumak istediğinde onu dizinizde sallıyorsanız, burnundaki minik ve şirin parçaları annesi gibi temizleyip nefesini rahatlatıyorsanız, kakasının kokusu size en güzel parfümden daha bir güzel geliyorsa, ağzında geveleyip geveleyip salya sümük perişan ettiği herhangi bir yiyeceği "Babba al mamma, babba al mamma" diye ısrarla ağzınıza tıkıştırmaya çalışıyorsa ve siz de bu nefis ikramı onu kırmayıp geri çevirmiyorsanız, 5 yaşına kadar tuvalet çıkışında poposunu silip temizliyorsanız; siz baba olmuşsunuz demektir. Yadırgayanlar olacaktır ama ben babayım, ikinci çocuğum olsun aynısını yine yaparım.
BİZE ULAŞIN