GALERİ

Takımdan ayrı düz koşu

Takımdan ayrı düz koşu
Favoriler bir bir elenirken, hiç beklenmedik bir takım kupaya damgasını vurdu. Şampiyonaya, Afrika’nın en güçlü takımı olarak gelmediler. Kamerun ve her ne kadar, son iki şampiyonada ‘ölüm’ gruplarında yer alsa da Fildişi Sahilleri, kıtanın en güçlü iki takımı olarak görünüyordu.
Takımdan ayrı düz koşu
Fakat Afrika’nın beklentisini karşılayan Gana oldu. Muntari dışında, yıldız statüsüne koyulabilecek bir oyuncuları olmamasına rağmen, kendilerini bilerek oynadılar ve yarı finalin kapısından, belki de kupa tarihinin en dramatik sahnelerinden biriyle döndüler. Luis Suarez’in 120. dakikada çizgiden eliyle çıkardığı top, Gana’ya yarı finalin kapısını kapattı ama en sempatik takımı olmasını da sağladı…
Takımdan ayrı düz koşu

Miroslav Klose herkese örnek olsun

İlk profesyonel maçına 21 yaşındayken çıkan Miroslav Klose, sessiz sedasız dünya kupası tarihinin en golcü futbolcusu olma yolunda ilerliyor. Kulüp takımlarındaki performansı her daim tartışılan Klose, iş milli takıma gelince vazgeçilmez oluyor. Klose, değişken dizilişlere uyum sağlayabilen bir futbolcu.

Takımdan ayrı düz koşu
Futbol zekası çok yüksek. Sadece aktif olduğu alanı değil, sahanın tümünü kontrol edebiliyor. Ben onun bu hâlini, efsane tenisçi Pete Sampras’a benzetiyorum. Sampras için, ilkokuldaki hocası şöyle demişti: “O, gördüğüm en zeki sporcu. Tenis değil de basketbol için eğitilseydi, yine dünyanın en iyisi olurdu. Aynı şekilde; golf, futbol veya başka bir spor dalı için de…”. Klose’de bende aynı etkiyi yaratıyor…
Takımdan ayrı düz koşu

Arjantin en büyük hayal kırıklığı ama…
Arjantin-Almanya maçından önce, Maradona’yla ilgili olarak öne sürülen tereddütlerin hepsi gerçekleşti. Üç hücumcuyla oynaması, takımın toplu hâlde pres yapmaması ve orta sahadan forvete top taşıyacak oyuncu olmaması, Arjantin’in en büyük handikapları olarak görülüyordu. Almanya maçında bu defoların hepsi ortaya çıktı.

Takımdan ayrı düz koşu
Özellikle Cambiasso’yu, Güney Afrika’ya getirmemiş olmasının bedelini ödedi Maradona. Mascherano ve Veron, işin defansif yönünü çözdü ama topu oyuna sokmak için Messi’nin zaman zaman orta sahaya kadar gelmesi gerekti. Böyle olunca da maçı, güçlü Alman orta sahasının kucağında oynadı. Maradona taktik olarak yenildi, Arjantin’i kupanın en büyük hayal kırıklıklarından biri yaptı ama yine de bu dünyaya geldiği ilk günden bu yana futbola kazandırdıklarıyla koskocaman bir teşekkürü hak etti.
Takımdan ayrı düz koşu

Arjantin’in Buenos Aires’te şampiyon gibi karşılanmasının sebebidir Maradona…

Brezilya elendi, Dunga gitti. Hatta taraftarlar havaalanını basarak Felipe Melo’ya saldırmak istedi. Arjantin’de çeyrek finalde elendi; üstelik Almanlar karşısında hezimete uğrayarak; ama takım, ülkeye dönüşte şampiyon gibi karşılandı. Bu farkı yaratan, ülkenin Maradona’ya duyduğu saygıdır. Maradona belki yarın istifa eder ama Arjantin’in ona saygısı hiçbir zaman eksilmez.

Takımdan ayrı düz koşu

Müller bir başarı hikâyesidir…


Daha bir sene önce amatör kümede top koşturan birisi için müthiş bir çıkış yaptı Thomas Müller. Bu sezon, Bayern Münich’le Şampiyonlar Ligi finali oynadı, Dünya Kupası’nda da Mesut Özil ile beraber takımın en göze batan oyuncusu oldu. Aslında Müller bu çıkışının sinyalini, sezon içinde vermişti. Bu sezon 52 kez formasını giydiği Bayern Münich’te 19 gol attı. Ballack’ın da Dünya Kupası öncesinde sakatlanması, yolunu açtı ve o da bu yoldan koşar adımlarla ilerliyor. Ama “Müller de nereden çıktı!” diye şaşırmak doğru olmaz çünkü o bunun sinyallerini tüm sezon boyunca vermişti zaten. 

Takımdan ayrı düz koşu

Joachim Löw’ü tartışmayı bırakalım…


Medyamız bu tip hikâyeleri çok seviyor. Joachim Löw başarılı bir futbol adamıdır. Ama işi, bize geldiğinde iyiydi, biz anlamadık; bizden sonra uçtu gitti şeklinde vermek yanlıştır. Joachim Löw, Fenerbahçe sonrasında Karlsruhe macerasında da başarısız olmuştur. Ama adım adım, futbol dünyasında yükselmiştir. Bizim eksikliğimiz, o yükselme dönemine sabredemiyor oluşumuzdur. 12 sene önce harcadığımız Löw’ü bir kenara bırakıp, şu anda kimleri harcıyoruz ona bakmak gerekir… 

Takımdan ayrı düz koşu

Adnan Sezgin, Haldun Üstünel’in izlerini silmeye çalışıyor…


Haldun Üstünel, transferdeki yetkili pozisyonundan ayrılır ayrılmaz, Adnan Sezgin operasyonu başladı. Sezgin, Haldun Üstünel’i taraftarın gözünde“transfer sihirbazı” konumuna yükselten ne varsa, onunla uğraşıyor. Keita’nın gönderilmesinin altında da bu yatıyor. Keita’nın kulübe ne kadar faydalı olduğu veya satılırken ne kadar kar edildiği işin detay boyutu. Operasyonun, Üstünel imzalı diğer transferleri de içine alacağını düşünüyorum… 

BİZE ULAŞIN