Sen yoluna devam et Sezen

27 Ağustos 2009, Perşembe | Güncelleme: 21:12
Meğer ne kadar çok İsmail Türüt varmış memlekette. Geçen Hafta Sezen'in Başbakan'a ettiği o malum telefondan hemen sonra, Türüt'ün "içimizdeki gavurlar" sözcüklerindeki densizliğe değinmiştim. Ertesi gün çıkan yazılara baktığımda gördüm ki, Türüt bunların yanlarında melaike kalmış! Sezen'e ve onun "Barış gelsin" mesajına destek verenlere ettikleri hakaretlerin haddi hesabı yok. Efendice gösterilebilir tepkileri aklı selim yoldan beceremedikleri için işi inanılmaz boyutlara vardırmışlar. Bunlardan biri de Akşam'ın iflah olmaz "sağduyusu" Burhan Ayeri... Beyzademiz, "Pipoda esrar içenler, kokain alemi yapanlar yine sahneye fırladı ve Başbakana 'Yürü kim tutar seni' gibi destek sözcüklerini eksik etmiyorlar." "Marmaraya cacık olur geçmişli bir sürü yağcı" buyurmuşlar. Sormadan edemiyorum, Allahaşkına bu üslubu, yılların gazetecisi olarak kendinize yakıştırdınız mı? Sonra kimmiş pipoda esrar içip kokain alemi yapanlar? Açıklayın da bilelim. "Geçmişleri Marmara'ya cacık olanlar kimmiş" mesela? Sonuçta böyle seviyesiz cümlelerin bu tartışmayla ne alakası var? Ayıp ettiniz Burhan Ayeri... Ayıp. Bir de Fatih Altaylı'nın naklettiği bir olay var. Önemli siyasetçilerimizden biri Sezen Aksu'nun şeceresini araştırmış, babasının Fethullah Gülen cemaatinin okullarıyla ilişkisi olduğuna kanaat getirmiş. Altaylı'nın isyanına katılıyorum. Sezen'in babası 81 yaşında emekli bir eğitimciymiş. "50 kusur yaşındaki bir sanatçının siyasi fikirlerine babası üzerinden anlam yüklemek en basit tabirle ayıp" diyor. Demek ki Sezen Aksu ve onun gibiler fikirlerini söyleyemeyecek, ortalık İsmail Türüt'lere kalacak. Haydi başka kapıya... Sen de yoluna devam et sevgili Sezen. Geçen hafta yazdığım gibi, bilgelikten geçip 'basitliğe' varmak öyle kolay değildir. Oysa sıradan basit olarak kalmak, bu milletin ne yazık ki yazgısı.

Siz ne yediğinizin farkında değilsiniz
Tokadı yiyen, gazeteci. Atan; Şanlıurfa Belediye Başkanı Eşref Fakhıbaba. Başkan, bıçaklı saldırıya uğradıktan sonra kamerasıyla yanına koşan Ömer Pınar'a şamarı basmış. Eh, başkandır, otoritenin gücüdür! Bundan birkaç yıl önce de Bolu eski Valisi Nusret Miroğlu'nun kameralar önünde genç bir kızı tokatladığını hatırlayın. O da validir, yapar! Otoritenin gücü öylesine içimize sinmiş ki, arada bir tartaklanmazsak şaşırıyoruz. Şimdi gelin de rahmetli Öztürk Serengil'i hatırlamayın. Otorite'nin ağababasına öyle bir çalım atmıştı ki, unutulmaz... Yıllar önce Caddebostan Maksim'in açılış gecesiydi. Dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay Paşa konuklar arasında... Fahrettin Aslan, bir aksilik olmasın diye koşuşturup duruyor. Bu arada sahneye çıkmak için hazırlanan Öztürk Serengil'i de, "Cevdet Paşa en ön masada, esprilerine dikkat et" diye uyarıyor. Sen misin bunu söyleyen. Baba çıkıyor sahneye. Başlıyor masadakilere takılmaya. Millet bir yandan yiyip içiyor, bir yandan kahkahadan kırılıyor. Serengil, bir ara salondakilere bakıp "Şimdi gülün bakalım, önünüze hesap geldiğinde ne yediğinizi hatırlayacak mısınız?" diyor. Sonra Cevdet Sunay Paşa'ya dönüp gözlerinin içine bakarak konuşuyor: "Sizin için fark etmez paşam. Siz zaten davetlisiniz, nasıl olsa ne yediğinizin farkında değilsinizdir." Fahrettin Aslan o gece kovdu Öztürk Serengil'i. O da, elinde sahne kıyafetleriyle gazinodan çıkarken kıkırdıyordu; "Kim korkar hain kurttan!" Ah Öztürk ağabey ah... Senin gibiler erken ölmeseydi yer miydik bu tokatları...
BİZE ULAŞIN