Perşembe Pazarı'nda civatalar gevşemiş

Salı 28.10.2009
Haliç'in en güzel yeri burası. Tam karşında Koca Sinan'ın muhteşem eseri Süleymaniye yükseliyor tüm heybetiyle. Denize yüzünü dön, sol yanında Galata Köprüsü, dibinde balıkçı esnaf hemen arkanda meşhur hırdavatçılar var. Böylesi güzel bir kıyı şeridinde ne işi var hırdavatçıların dersiniz belki. Olsun ben doğma büyüme İstanbullu bir yurttaş olarak söyleyeyim ki oranın itiş kakışı, devinimi, hareketi ayrı bir güzellik katıyor kentimize. Malum aksini düşünenler de çok. Bunların başında eski belediye başkanlarından Bedrettin Dalan geliyordu. Erk sahibi olduğu günlerde esnafın gücünün yettiği kadarını PERPA mono blok yapısına taşımıştı.

LİME LİME EDİLDİK

Etinden et kopmuş gibi hala canı yangın bir halde hırdavat esnafı. "Lime lime edildik ve bir bölümümüzü alıp götürdüler buradan. Direndik ve kanun galip geldi. İşte buradayız, tarihi Perşembe Pazarımızdayız ama işlerimiz netameli" diyorlar. Trafik dar şeritlerde zaten tıkanıyor. Mal indirme bindirmesi yapmak zor. Müşteri malzeme almaya gelecek ama arabasını nereye koyacak? Zaten adam malı alsa nereye kadar taşıyıp, yükleme yapacak, aracına nasıl ulaşacak merak edip her şeyi soruyorum.

KIRICILAR KİM
- Peki PERPA mı avantajlı Karaköy mü?
- Bizim PERPA'ya göre çok daha merkezi ve potansiyel kalabalığın içinde olmamızın avantajı büyük...
- Orası işinizi kırmadı mı peki?
- Ona gelmeden önce başka kırıcılar var...
- Nedir onlar?
- Önce Rus, Polonya malları şimdi de Çin'den gelenler.
- Ne yaptı ki bu mallar?
- Bütün bunlar kaliteyi ve fiyatları çok düşürdü. Çiviyi tahtadan çıkarırken eğrilen bir pense olabilir mi hiç ama oluyor.

MANİ OLAMIYORUZ
- Durumlarınız nasıl peki?
- Dükkan kiraları yüksek ama önümüz yanımız tezgahlarla dolu.
- Yani?
- Biz malı 100 liraya satarken içine vergisi, sigortası, maaşı, elektrik, suyu giriyor. Aynı malı 50 liraya satan tezgahçının böyle masrafı yok ve rahat.
- Haksız rekabet var öyle mi?
- Evet, onlar malı yarı fiyatımıza satıyor ve bizden çok kar ediyor.
- Bir şey sorayım dürüst yanıt verin...
- Sor...
- Bu tezgahlarda aslında dükkanların yani sizin malınız satılıyor diye duyum aldım...
- Onu yapanlar da var elbet. Mani olmaya çalışıyoruz ama kriz vakti ne kadar üstlerine gidebiliriz ki?
- Civatalar gevşek diyorsunuz yani?
- (gülerek) Tornavidamız çok abi, gün gelir sıkarız.

PERPA'DAN sözler icraatlar
Şimdi de PERPA'dayız. Yıllar önce kadim Karaköy çarşısından ayrılıp buraya dükkan açanlara da soruyorum...
- Oldukça büyük bir yer burası...
- Savaş Bey, inanın ki bu PERPA aşağı yukarı 40-50 kentin ekonomisine bedel bir iş hacmiyle çalışır.
- Niye ayak direttiniz vaktiyle?
-
Önce karşı çıktık ama şimdi buraya çok alıştık. Yürüyen merdivenlerle, yorulduğunuzda oturup çayınızı, kahvenizi yudumlayabileceğiniz kafeteryalar, karnınızı doyurabileceğiniz büfe ve lokantalarıyla dolu modern bir yer oldu burası.
- Ağırlık yine aynı iş üzerine ama başka sektörler de girmiş...
- Ağırlık dediğiniz gibi hırdavat, makine aksamı, elektrik, civata, rulman üretici ve satıcıları olarak bir kooperatif de kurduk.
- Çok insan ekmek yiyor buradan değil mi?
- Şu an yaklaşık 10 bin kişiye istihdam kaynağı oldu burası.
- Kaç iş yeri var toplam?
- 4 bin 500 işyeri var bunların çoğu dolu.
- Dışarıya baktım da trafik gelen giden gırla...
- Bir zamanlar yerini bile bulamıyorlardı. Şimdi PERPA'ya günlük araç giriş sayısı 15 bini buluyor.
- Büyük rakam değil mi?
- Büyükten de öte bir alışveriş merkezi için rekor sayı bu.
BİZE ULAŞIN