Hayata 'yoğun' çalım!

27 Mayıs 2009, Çarşamba | Güncelleme: 23:50

Bursa Şevket Yılmaz Hastanesi'nde yangın çıktı, 8 kişi yaşamını yitirdi. Ancak katil alevler değil ihmallerdi! Önce kablolar yandı sonra duman binayı sardı. Makineye bağlı yoğun bakım hastaları fişi çekilerek tahliye edilince de hayatta kalmak imkansızlaştı...

Türkiye'de sadece sağlık sisteminin değil, birçok sistemin işlemediğini görmek yine acı bir bedele mal oldu. Bu kez ne bulunamayan bir ilaç, ne de hastane enfeksiyonu sorundu! Asıl problem, olası bir yangında nasıl kaçacağını bilmemek ve tabi ki hastanede olması gerekenleri yerine getirmemekti. İbretlik felaket, önceki gece 02.00 sıralarında Bursa'daki Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'nin zemin katındaki Tomografi Servisi'nde bir elektrik kontağı çıkmasıyla başladı. Küçük kıvılcımlar kısa sürede yangına dönüştü. Alevler zemin katı sararken, dumanlar, havalandırma boşluğundan 5 katlı hastanenin tüm servislerine yayıldı. Doktorlar, hastalar ve yakınları, ne olduğunu anlayamadan kendilerini dışarı atmaya çabaladı.

8 HASTANIN DA DURUMU AĞIR
Kimisi ayağına terliğini bile giymeden, kimisi de yatağı-yorganıyla beraber bahçeye çıkartıldı. Fakat hastanenin bir de "Yoğun Bakım Servisi" vardı. Buradaki hastaların çoğu makinelere bağlı yaşıyordu. Yükselen alevlerle birlikte kendisini gösteren panik, işte bu hastaların hayatına mal oldu. Kesilen elektrikler, içeriyi kaplayan duman ve makinelerin fişten çekilmesi hastalara tuzak kurdu. Yoğun Bakım'daki 16 kişiden 8'i öldü, 8'i ise ağır durumda başka hastaneye sevk edildi

* * *
SAĞLIK BAKANI AKDAĞ: TAHLİYE İŞLEMİ BAŞARILI
Olayı haber alır almaz Bursa'ya giden Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ilk incelemelerinin ardından şu açıklamayı yaptı: Sağlık çalışanları kendilerini de riske atarak büyük çaba gösterdi. Tahliye işlemi başarılıdır. Bu olay, hasıraltı edilmeyecek, üzerine gideceğiz.

* * *
YANMAZ KABLO YOKTU
Hastane yangınında paniğin yarattığı dehşet kadar "malzemeden çalma" adeti de felakete zemin hazırladı. Yoğun Bakım Servisi'nde kullanılması gereken "yanmaz kablolar" yerine sıradan elektrik kabloları döşenmişti. Bu nedenle kablolar küle döndü, makineler çalışmadı. Havalandırma sistemi de ayrı yapılması gerekirken tüm binanınkiyle aynıydı. Bu arada dışarıya çıkarılan hastalardan, 8'i yoğun bakımdakiler olmak üzere 44 hasta ambulanslarla 10 ayrı hastaneye sevk edildi.

* * *
TATBİKATTA PEKİYİ GERÇEKTE SIFIR
Bursa Yıldırım'da bulunan 514 yataklı Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi, kentin en iyi hastaneleri arasında gösteriliyor... Hastanenin internet sitesinde ise geçen 28 Nisan'da "2009 yangın eğitim ve tatbikatı"nda yapılanlar gururla anlatılıyor. İtfaiye Daire Başkanlığı'ndan eğitim amiri Haydar Dikme kontrolünde, doktor ve diğer sağlık personeli ile hastane yöneticilerinin katıldığı tatbikatta, bahçede ve koridorda çıkartılan alevlerin söndürüldüğü görülüyor.

TÜPLER BİTMİŞ MİYDİ?

Tatbikattan pekiyi alan, gerçek yangında ise tam anlamıyla sınıfta kalan hastane ile ilgili, "Tatbikat sırasında yangın söndürme tüplerini bitirdiler. Tüpler boştu" iddiaları da ortada dolaşıyor. Bu arada Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'nde yaklaşık 4 yıl önce de zemin katta, trafonun yanındaki akaryakıt deposunun patlaması sonucu büyük panik yaşanmıştı.

* * *
YANGINDAN KURTARILDI PANİKLE DOĞUM YAPTI
Yangından sonra tek iyi haber, Zübeyde Hanım Doğumevi'nden geldi. Alevlerin binayı sardığı sırada üst katta bulunanlardan biri de Nesrin Arslan (24) adlı kadındı. Doğum sancısı tutan genç kadın, eşiyle birlikte hastaneye gelmiş fakat çıkan yangın üzerine itfaiye tarafından kurtarılarak Zübeyde Hanım Doğumevi'ne sevk edilmişti. Alevlerden yara almadan kurtulan Arslan, kısa süre sonra 2 kilo 920 gram ağırlığında bir kız bebek dünyaya getirdi.

* * *
İŞTE UZMAN GÖRÜŞLERİ:
* Yangında 8 hastanın hayatını kaybetmesi, gözleri hastanelerin güvenlik sistemlerine çevirdi. Bursa Tabibler Odası Başkanı Dr. Bülent Aslanhan hastane yangını ile ilgili şunları söyledi:
Sabah 04.00'te geldik. Ben 3 hastaya müdahale ettim. Ancak birini kaybettim. Organize olmayan kurtarma faaliyeti vardı. Burada havalandırma sistemlerinin farklı olması gerekirdi. Yangının başladığı tomografi merkezini taşeron olarak dışarıya ihale ettiler. Sırf karlılık amacıyla taşerona verildiği için alevlerin yakmadığı ve duman çıkarmayan kablolar kullanılmıyor.

* Türkiye Yangından Korunma Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç ise şunları söyledi:
Devlet yönetmelik çıkartıyor ama devlet hastanelerinde uygulanmasına önem vermiyor. Oysa bina yanarken ameliyat devam etmeli...

* * *
İşte felakette hayatını kaybedenler:
Gülbey Şahin (80)
Fatma Yalçındağ (74)
İnciser Bulut (68)
Hakkı Özdoğan (44)
İsmail Uysal (56)
Muhlis Karaağaç (79)
İbrahim Turgut (64)
Aliye Akok (61)

* * *
AYNI KADERİN FARKLI ÖYKÜLERİ
Yoğun bakım ünitesinde hayatını kaybeden hastalardan kimi 6 aydır, kimi sadece 12 saattir hastanedeydi. Ancak kaderleri aynı oldu

Eski topraktı
* Muhlis Karaağaç (79), 7 çocuk babasıydı. Yakınlarının tabiriyle "eski toprak"tı. Bursa'nın tarihi köyü Cumalıkızık'ta yaşıyordu. Aslen Artvin Şavşatlı'ydı. Bursa'ya yıllar önce göçmüştü. Nefes darlığı çektiği için 20 gündür hastanedeydi.

Destek ünitesine bağlıydı
* Aliye Akok, 61 yaşındaydı. 12 gün önce o da nefes darlığı şikayetiyle hastaneye kaldırıldı. Akok, yoğun bakım servisinde yaşam destek ünitelerine bağlı olarak tutuluyordu. Talihsiz kadının cenazesi, Bursa'da toprağa verildi.

Tedavi olmaya gelmişti
* 33 gündür hastanede yatan Fatma Yalçındağ (74), bronşit hastasıydı. Çorum İskilip'in Karayazı köyünde yaşıyordu. Ancak rahatsızlanınca Bursa'da oturan 2 oğlunun yanına gitmişti. Oğlu İsmail Yalçındağ, annesinin ölümüyle kahroldu.

Torununu evlendirecekti
* İnciser Bulut (68), olay sabahı gırtlağından ameliyat olacaktı. Nefes darlığı şikayeti nedeniyle 15 gündür yoğun bakımdaydı, hayati tehlikesi yoktu. Tek isteği torunlarının evlendiğini görmekti...

Hastalığını yendi ama...
* Yangın başladığında, Hakkı Özdoğan (44) hastaneye getirileli 13 saat olmuştu. Beyin kanaması geçirmiş, "Kurtulma şansı yüzde 5" denmişti. Hastalığını yenmişti ama yangında can verdi.

Araba çarpmıştı!
* Gülbey Şahin (80), 1 ay önce Bursa Yavuzselim'de camiden eve giderken trafik kazası geçirmişti. Erzurumlu olan Şahin, yaşına rağmen hayata tutunmuştu. 9 çocuğu vardı.

6 aydır yoğun bakımdaydı
* İbrahimTurgut (64), 6 ay önce otostopla bindiği TIR'da kaza geçirdi, ağır yaralandı. 6 aydır yoğun bakımda yaşam savaşı veriyordu. Yangın olmasaydı dün sabah uyandırılıp yoğun bakımdan çıkartılacaktı.
* 56 yaşındaki İsmail Uysal ise Bursa'nın Yıldırım ilçesinde ikamet ediyordu.
BİZE ULAŞIN