Ağca'yı Güneş çarptı

Ağca'yı Güneş çarptı
27 Ocak 2010, Çarşamba | Güncelleme: 02:32

Hasan Fehmi Güneş, İpekçi cinayetiyle ilgili çarpıcı ayrıntıları TAKVİM'e anlattı: Ağca'yı yakaladığımızı 15 gün gizledik. Ağca, benim yanımda suçunu itiraf etti. Eğer katili basının önüne çıkartıp suçunu itiraf ettirmeseydim, dosya kesinlikle kapatılacaktı.

Abdi İpekçi cinayetinin katili onun döneminde yakalandı. Sorgulamaya bizzat katıldı. Mehmet Ali Ağca'nın suçunu itiraf ettiğine tanık oldu. O, 12 Eylül öncesi Türkiye'de "karanlık senaryolar"ın sahnelendiği dönemin İçişleri Bakanı. Hasan Fehmi Güneş'le dün uzun bir telefon görüşmesi yaptık. İpekçi cinayetine ilişkin bilinmeyen birçok ayrıntıyı ve kişisel gözlemlerini anlattı. Dönemin Sıkıyönetim Komutanı Necdet Üruğ'un "üstü kapalı" suçlamalarını değerlendirdi. İşte Hasan Fehmi Güneş'e sorularımız ve yanıtları:

* Abdi İpekçi vurulduğunda Sayın Ecevit ne yaptı? Bu olayla kontrgerilla arasında bağlantı kuruyor muydu?
Ecevit'le çok konuştuk. İpekçi ile yakın dostlardı. Vurulduğunda bir araya geldik. "Cenazeye gidiyorum, gelecek misin" dedi bana. "Benim görevimdi onu korumaktı. Koruyamadık. Cenazesine gitmeye yüzüm yok" dedim. O da anlayışla karşıladı. Sık sık "Ne aşamadadır, ne oldu, var mı bir ipucu" diye bana sorardı. Katili yakaladığımızda gizli tuttuk. Ben önce İstanbul'a gittim. Katille ilgili bir çalışmaya katıldım. Kimse bilmiyordu o sırada. 15 gün gizli tutuldu. Bu sürede sorgulamayı genişlettik. Katilin yakalandığı gün Ecevit Antalya'da Bulgaristan Devlet Başkanı Jivkof'la görüşüyordu. İstanbul'dan Antalya'ya geçtim. Jivkof'la görüşmesinin arasında beni kabul etti. Kendisine katilin yakalandığını anlattım. "Katil elimizde" dedim. Buna çok memnun oldu. Rica ettim 'Bunu gizleyelim" diye. Çünkü o memnun olacağı bir haber alınca gizlemez, basınla paylaşırdı. "Söylemeyin lütfen. Gizli bir çalışma yapmamız lazım" dedim. Sonra birkaç kez görüştük. Kontrgerilla ile bağlantısını görüşmedik. Ama ben bir askeri müdahale ortamı yaratılmak için bazı büyük olayların yapıldığına inanıyorum.

* Dönemin Sıkıyönetim Komutanı Necdet Üruğ, "Ağca'nın sorgu süresini 15 gün uzattık. Çözemediler. 20 gün daha uzatsak neyi çözeceklerdi" diyerek sorgulamanın başarısız olduğunu ima etti. Bu eleştiriye ne diyorsunuz?
O, 15 gün boşa geçirilmedi. Bir cinayet itiraf edildi. O cinayetin nasıl işlendiği ortaya çıkarıldı. Birinci derece eylemciler, deliller ortaya çıkarıldı. O kadar yoğun iş yapıldı ki, oradaki bir dedektifin sorgu sırasında "3 gündür ayakkabılarımı çıkarmadım. Ayaklarım şişti. Ayakkabımı çıkarabilir miyim" diye benden izin istediğini biliyorum. Ben de sorgu odasındaydım. Sorgulamaya katıldım. O kadar zamanda her şey toplanamaz. Yasaya ek süre şartını onun için koymuşlar. Ama şanssızlığımız şuydu ki, ek süre verme yetkisi Sıkıyönetim Komutanı'nın elindeydi. Ben Sıkıyönetim Komutanı'nın söylediklerini dinledim. Aslında söyledikleri tutarlı değil. Yani 15 gün tahkikat yapılmasaydı, o haliyle bırakılsaydı, mahkumiyet hükmü kurulamazdı. O soruşturma sırasında elde edilen delillerle mahkumiyet hükmü kuruldu. Ama 15 günden sonra tahkikat hiç derinleştirilmedi. Üzerine ilave hiçbir şey konulmadı.

* İstanbul polisi, Ağca'yı sorguladıktan sonra beklenmedik bir şey yaptı. Basının huzuruna çıkardı. Bunu yapma gereğini neden duydunuz?
Sorgulama için ek süre verilmeyince İstanbul polisi katili basının önüne çıkardı. Sıkıyönetime verileceği gün. Özgür bir şekilde konuştu. Gazeteciler "Sen mi vurdun" diye sordular. O da basının huzurunda suçunu bir kez daha itiraf etti. Öyle bir tabloyu yakalamak için yapılması gerekenler yapıldı. Başka hiçbir soruşturmada böyle bir uygulama yapılamadı. O uygulama yapılmamış olsa, daha sonra önceki itirafların tümü inkar edilecek ve o dosya kapatılacaktı. Dosyayı kapatacaklardı. Basının önüne çıkararak onu engelledik.

* Katille ilgili tereddütler dile getiriliyor. Uğur Mumcu'nun "Katil Mehmet Ali Ağca değil" dediği öne sürülüyor. Bu iddialara ne diyorsunuz?
İpekçi'yi vuran o kişidir. Hiçbir tereddütüm yok. Benim önümde suçunu itiraf etti. Hiçbir baskı olmadan itiraf etti. Hem de birkaç kez.
BİZE ULAŞIN