ABD Türkiye'ye yaptırım uygularken CHP'li Sezgin Tanrıkulu papaz Brunson'a sahip çıktı

ABD Türkiye'ye yaptırım uygularken CHP'li Sezgin Tanrıkulu papaz Brunson'a sahip çıktı
Çarşamba 08.08.2018 11:28

ABD, papaz Andrew Brunson'un tutukluluğu nedeniyle skandal yaptırım kararına imza atmıştı. ABD'den, Türkiye İçişleri ve Adalet Bakanlarına yaptırım uygulanacağı tehdidi geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD yönetiminin yaptırım kararlarına misilleme olarak; "Biz de buna karşı ABD'nin Adalet ve İçişleri bakanlarına ait Türkiye'de mal varlıkları varsa dondurma kararı alacağız." dedi. Tüm bu gelişmeler yaşanırken CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, "Türkiye sahte delil uyduruyor. Papaz Brunson saçma sapan suçlamalarla tutuklandı." diyerek Amerikalıların istediği yönde açıklamalarda bulunup papaza sahip çıktı. SİHA'lar PKK'lı teröristleri vuruyor diye terör örgütünün avukatlığına soyunan, terörist cenazelerinde boy gösteren Sezgin Tanrıkulu'nun "saçma sapan suçlama" sözü de FETÖ'den, PKK'ya terör örgütleriyle derin ilişkiye giren, 15 Temmuz darbesinde rolü deşifre olan Amerikalı papazı korumaya yönelik.

Amerikalı papaz Andrew Brunson'un terör soruşturmasında tutuklanması ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin gerilmesine neden oldu. ABD küstah tehditlerle Türkiye'yi hedef alsa da, papaz Brunson ev hapsinde tutulmaya devam ediyor. FETÖ ve PKK ile sık sık beraber görüntü veren CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, bu kez de papaz Brunson'a sahip çıkarak yeni bir skandala imza attı. Brunson ile ilgili iddianamede yer alan detaylar, Amerikalı papazın terör örgütleriyle nasıl derin bir ilişkiye girdiğinin kanıtlarıyla dolu.

PAPAZA SAHİP ÇIKTI

Papaz Brunson'un bir an önce serbest bırakılmasını isteyen CHP'li vekil Sezgin Tanrıkulu, "Adam 2 yıldır tutuklu. Saçma sapan iddialar var. Avukatlarını tanıyorum, benim arkadaşlarım. Saçma sapan iddialar var.." dedi.

EV HAPSİNDE TUTULMAYA DEVAM EDİYOR

Son olarak İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi, adli kontrol tedbirini gerektirici nedenlerde herhangi bir değişiklik bulunmadığından papaz Brunson'un adli kontrol tedbirinin kaldırılması veya değiştirilmesi talebinin uygun olmadığına, itiraza konu kararın düzeltilmesinin gerekmediğine hükmetti.

İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin son kararını itiraz üzerine değerlendiren İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi ise sanık müdafisinin tüm adli kontrol kararlarının kaldırılmasına ilişkin talebi yerinde görülmediğinden reddine hükmetti. Böylece Rahip Brunson hakkındaki ev hapsi şeklindeki tedbir kararının uygulanmasına devam edilmesi kararlaştırıldı.

Mahkeme, 25 Temmuz'da dosya üzerinde yaptığı incelemede, Brunson'ın tutukluluğunu ev hapsine çevirerek, sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirmişti.

SUÇLAMALAR NELER?

TERÖR ÖRGÜTLERİYLE İŞ BİRLİĞİ YAPMAK

Terör örgütleri FETÖ ve PKK adına 9 Aralık 2016'da suç işlediği iddiasıyla tutuklanan ABD'li papaz Brunson hakkında İzmir Cumhuriyet Savcısı Berkant Karakaya tarafından hazırlanan iddianamede, din adamı görüntüsü altında söz konusu terör örgütleri adına suç işlediği ve genel stratejileri kapsamında eylem birlikteliği içinde olduğu, örgütlerin amaçlarını bilerek ve isteyerek iş birliği yaptığı belirtilmişti.

FETÖ'CÜ BELİR BAZ'LA 293 KEZ GSM SİNYALİ TESPİT EDİLDİ

Brunson'ın FETÖ'nün üst düzey mensupları ile kod isimlerini bilerek görüştüğü, bu kapsamda örgütün sözde eski Ege bölgesi imamı ve firari Bekir Baz ve yardımcısı Murat Safa ile hakkında "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçlamasından dava açılan tutuklu sanık Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Başkanı Taner Kılıç ile görüşmeler yaparak strateji belirlediği iddia edilmişti.

Brunson'ın ABD'li bir askere gönderdiği 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin başarısız olmasından üzüntü duyduğuna ilişkin mesaj içeriklerine yer verilen iddianamede, cep telefonundaki "Türkleri sallayacak bazı olayları bekliyorduk. İsa'ya dönmek için gerekli koşullar oluştu. Darbe teşebbüsü bir şoktu. Birçok Türk geçmişte de olduğu gibi askeriyeye güvendi ancak bu sefer çok geçti. Ve darbe teşebbüsünden sonra bu başka bir sallama. Sanırım olaylar daha da kötüye gidecek. Sonunda biz kazanacağız." mesajı da dosyaya eklenmişti. Teknik incelemede de sanık Brunson'ın, görüşmediğini öne sürdüğü FETÖ'nün sözde Ege bölge imamı firari sanık Bekir Baz ile birbirlerine çok yakın yerde 293 kez GSM sinyali de tespit edilmişti.

HAYALİ HRİSTİYAN KÜRT DEVLETİ

Brunson'un yargılanması esnasında ifade veren Serhat isimli gizli tanık Brunson'un bu gizli planı ile ilgili tüm detayları deşifre etti. Brunson'un görev yaptığı Diriliş Kilisesi ile Yeni Doğuş Kilisesi'ne giden Serhat burada tanıklık ettiği olayları mahkemede anlattı.

Kiliseye gelen ve HDP sempatizanı olan kişilerin davranışlarından rahatsız olduğunu söyleyen gizli tanık, Türkiye'de yeni bir devlet kurulacağının ve savaş hazırlığı yapıldığının İncil'den ayetlerle anlatıldığını söyledi. Gizli tanık mahkemedeki ifadesinde bu amaçtan şu sözlerle ; "Brunson, Hristiyan hareketi başlatıp Hristiyan bir Kürt devleti kurmak istiyordu. Kiliseden insanlar birbirleriyle evlendiriliyordu. Büyük bir yapı kurmayı amaçlıyorlardı. Şanlıurfa'da bir faaliyet yürütüldüğünden bahsediliyordu. Burada bir yardım seferberliği başlatılmıştı. Bunun için dua isteniyordu. Evliliklere büyük önem veriyor ve büyük para harcıyordu. Bunlardan biri Suriyeli mülteci Muhammed Ahmed'ti. Brunson ve eşi, Ahmed'i misyoner Louis ile evlendirdi. Ahmed'in kardeşi Agit de yapıya dahil edilmişti. Evlilikler sırasında farklı oluşumlar başlatılmıştı." bahsetti.

Ahmed'in örgüt içerisinde zamanla önemli bir role sahip olduğuna dikkat çeken gizli tanık, ilk başlarda gariban bir yaşantı süren Ahmed'in zamanla giderek zenginleştiğini ve 81 ildeki Kürtlerin Hristiyanlaştırılması için çalıştığını aktardı.

ABD'DEN SKANDAL YAPTIRIM KARARI

ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin ABD Başkanı Donald Trump'un Türkiye'den Rahip Brunson'ın derhal serbest bırakılmasını beklediğini belirtti. Mnuchin "Rahip Brunson'ın haksız yere ev hapsinde tutulması ve devam eden davası kabul edilemez" diye konuştu.

Hazine Bakanlığı'nın gerekçeli kararında Brunson'ın ev hapsine alınmasında Türk İçişleri Bakanı ve Adalet Bakanı sorumlu tutuluyor. İki Bakan, Türk Hükümeti'nin örgütsel işleyişinde liderler olarak tanımlanıyor. Bu iki bakan insan hakları ihlalleri ile suçlanıyor. Yine her iki bakanın iştiraki olan ticari yapılar ile ilişkide olan şirketlere de yaptırım öngörülüyor.

ABD'NİN KÜSTAH KARARINA ERDOĞAN'DAN MİSİLLEME

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD yönetiminin yaptırım kararlarına misilleme olarak; "Biz de buna karşı ABD'nin Adalet ve İçişleri bakanlarına ait Türkiye'de mal varlıkları varsa dondurma kararı alacağız...Eğer samimi hareket edeceksek, gerçekten stratejik bir ortaksak ortaklığımızın gereğini yapalım. Benim kalkıp İçişleri Bakanımı, Adalet Bakanımı, Brunson ile ilgili olarak, 'onu yakından takip etti, ona şöyle yaptılar, böyle yaptılar' demek suretiyle Amerika'daki mal varlıklarına el koyuyoruz mantığı, mantık değildir." açıklamasında bulunmuştu.

BİZE ULAŞIN