Şımarıklığımın nedeni annem ve babamdır!

Çarşamba 14.10.2009 09:32

Güzel oyuncu Doğa Rutkay şımarık bir kız olduğunu söylüyor ve bundan annesiyle babasını sorumlu tutuyor: Tek çocuk olduğum için şımarıklığımın suçlusu annemle babam. Ben masumum yani!

Küçük yaşta tanıştığı tiyatrodan hiç vazgeçmeyen Doğa Rutkay, şimdi 31 yaşında ve oyunculuğuyla takdir toplamaya devam ediyor. Rutkay, oyunculuk serüvenini, Türk Sineması hakkındaki görüşlerini ve projelerini Sevil dergisine anlattı...

DOĞA RUTKAY FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ


MAGAZİN TURU İÇİN TIKLAYINIZ

Oyunculukla gerçek anlamda ne zaman tanıştınız?
Daha altı yaşındayken Ankara Devlet Tiyatrosu'nda çocuk oyuncuydum. 'Keşanlı Ali Destanı'nda oynadım. Benim dönemimde çocuk oyuncu yoktu. Mutlaka vardır ama ben hatırlamıyorum. Sonra dokuz yaşında Ankara Sanat Tiyatrosu'nda 'Bir Halk Düşmanı' isimli oyunda oynadım. Zaten benim için bu mesleği seçmek kaçınılmazdı. Çünkü en iyi bildiğim şey bu...

Daha o yaşta babanız Rutkay Aziz'le tiyatroda oynamak nasıldı? Kuralcı mıydı mesela babanız?
Çok zevkliydi. Babam çok disiplinli biridir ama bunu yumuşak geçişlerle yapar. İnsanı sıkıntıya sokmaz, germez. Çok sağlıklı baba-kız ilişkisi ve yönetmen- oyuncu ilişkisi kurmuştuk. Sonuçta dokuz yaşında bir çocuktum. Ne kadar sıkabilirsiniz ki bir çocuğu? Hayatımın en güzel yıllarıdır onlar.

SANAT İSTANBUL'DUR
Şımarık mıydınız?
Evet, şımarık bir çocuktum.

Gururla söylüyorsunuz...
Söylerim. Hâlâ da öyleyim. Bir değişiklik olmadı. Tek çocuk olduğum ve Ankara Sanat Tiyatrosu'nun çevresinde büyüdüğüm için ilgi odağı olmaya alışmıştım. Bunun suçlusu annemle babam yani, ben masumum!

Ankara'da yetişmiş olmanızın size kattıkları neler?
Ankara'da yetişme, belli bir terbiyeyle yetişmek demek. Oradaki düzene ayak uydurabilmek için gerekli bu. Disiplinli olmak... Ama sanat İstanbul'dur bence. Bu tartışılmaz.

İstanbul'da ilk projeniz neydi?
İlk projem, TRT'de 'Çiçeği Büyütmek' isimli bir diziydi. Selçuk Yöntem ile oynamıştık. Hatta benim ilk başrolüm, ilk televizyon işimdi. Çok önemli oyuncular vardı. O zamanki çömez halimle onlarla oynamak çok iyiydi.

Oyunculuğunuz nasıldı?
Anlamıyordum ki o yaşlarda. Oyunculuk tamamen tecrübeyle ilgili bir şey. Ne kadar çok yaparsanız o kadar emin oluyorsunuz. Erken yaşta kendini görmen çok zor. Şimdi izleyince kendimi korkunç buluyorum, hiç beğenmiyorum. Kameraya bakmayı, makyajı, saçı, giyinmeyi bilmiyorum... Oyunculuk sadece gösterdiğiniz yetenek değil. Tamamen duruşunuzla da, fiziğinizle de ilgili. Hiç beğenmiyorum o zamanki oyunculuğumu ama kendimi inandırıcı ve samimi bulurum.

Annenizle aranız nasıl?
Çok iyi. Ben ailesine çok düşkün bir çocuğum. Babamla annemi görmeden nefes alamam. O kadar düşkünüm.

MAHSUN ŞAŞIRTTI!
Yeni bir proje var mı?
Kasım ayında bir dizim var. Çok duygusal bir iş. Oyuncular ve kanal belli ama imza atmadan söylemek uğurunu kaçırıyor. Onun dışında zaten TRT1'de Metin Şentürk ile 'Eğlence Pazarı' andında bir programım var. 'Eğitim Her Engeli Aşar' projesiyle bağlantılı bir program. Türkiye'deki engellilerin başarı hikayelerini anlatıyoruz.

Son dönem Türk Sineması ile ilgili neler düşünüyorsunuz?
Son zamanlardaki gelişme beni çok mutlu ediyor. Bir kere Mahsun Kırmızıgül şaşırtıcı bir insan çıktı!

Başarılı buluyor musunuz?
Tabii ki başarılı buluyorum. Her şeyden önce bu sektöre para harcıyor. Bir sürü oyuncuya ekmek ve şans veriyor. Ata Demirer , Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, Çağan Irmak da öyle...

BU HAYATTA EN ÇOK KENDİMİ SEVERİM!
Paylaşımcı bir insansınız. Verici olmak hayal kırıklığı yaşatabilecek bir durum değil mi?
31 yaşındayım ve kapı gibi duruyorum. Hiç hayal kırıklığı yaşayacağımı sanmıyorum çünkü çok realist bir insanım. Hayallerinin peşinde koşanlar daha çabuk kırılırlar. Ben yaşadığım anı hissedip yaşadığım için fazlasıyla güçlü bir karaktere sahibim.

Nereden güç alıyorsunuz?
Kendimden. Kendimle barışık bir tipim. Kendimle çok iyi geçinirim. En çok kendimle anlaşırım. Çocukluğumdan beri bu böyle. Ben en çok kendimi severim ve en çok kendimden korkarım. Herkes böyle yapmalı. Çünkü yalnızız.

En sevmediğiniz özelliğiniz ne?
Eskiden agresif bir yanım vardı. Onu sevmezdim ama onun yok olduğunu görüyorum ve çok mutluyum. Daha fevri, aceleci, sabırsız bir tiptim. İlla her şey o an istediğim gibi olmalıydı. Olmadığı zaman B planı üzerine yoğunlaşırdım. Ama son iki üç senedir çok sakin, kendini zaman zaman rölantiye alabilen, istediği şeylerin olmamasının başka sebeplerinin olabileceğinin farkında olan biri oldum.
BİZE ULAŞIN