Neşeli günler

04 Ağustos 2009, Salı | Güncelleme: 22:26
Türk adetleri
Serçe parmağını kulağına sokup iyice sallayarak karıştırır.
Trafikte ambulansın peşine takılarak uyanıklık yaptığını zanneder.
Taksi tuttuğunda taksicinin yanına oturur. Eğer 3-4 kişi taksi tutuyorsa parayı mutlaka önde oturan verir.
Kürdanla dişini karıştırıp önce çıkarıp bakar, sonra tekrar ağzına koyar.
Çorabının kirlenip kirlenmediğini burnuna sürüp koklayarak anlayan kişi temizliğine düşkün bir Türktür.
Tüp kaçırıyor mu, diye kibrit yakıp kontrol eder.
Otoyolda, otomobilin gaz pedalına tuğla koyup, yorulmadan kullanma fikri bir Türk'ündür.
Arabasına öküz, köpek, horoz sesli korna taktırma fikrinin patenti bir Türk'e aittir.
Dişlerini gazoz açacağı, fındık ve ceviz kıracağı olarak kullanır.
Çiğnediği sakızı daha sonra çiğnemek üzere kafasındaki tülbende yapıştıran sadece bir Türk kadınıdır.

BUNALIMLAR DERTLER YUMUŞAKLAR SERTLER
Soru: 17 yaşında overlokçu bir kızım Haydari Bey! İş çıkışında erkek arkadaşımla gece yarılarına kadar parkta dolaşıyoruz. Artık alışkanlık oldu, bunu hemen her gün tekrarlıyoruz. Sizden ricam, Osman'la parkta dolaşmamın bir mahsuru var mı? Yoksa her gece mesaiye kalıp, para mı kazanayım? Beni bi aydınlatır mısınız?..
Cevap: A benim saftorik kızım! Osman'la parkta devamlı yürüyecek olursan, bence bi mahsuru yok! Ama durur, hata bi ağaç altına oturursan, yandı gülüm keten helva! Sen sen ol parkta devamlı dolaş. Baktın yoruldun, hemen oradan uzaklaş! E mi benim overlok kızım!..

FIKRA
İyi Doktor
Kadının 5. kocası ağır hastalanmış. Adam korkunç ağrılar içinde kıvranırken kadın telaşla söylenmiş : - Gidip bir doktor çağırayım! Kocası: Bari doğru dürüst bir doktor çağır. İyi bir doktor olduğundan emin misin? Kadın: Emin olmaz olur muyum. Ölen kocamı da aynı doktor tedavi etmişti!...

Üşütmüş
Doktor, bir ressam olan arkadaşını ziyarete gitti. Ünlü ressam, son olarak yaptığı hasta bir adam tablosunu doktor arkadaşına gösterip: - Eee, söyle bakalım fikrin ne? diye sordu: Doktor tabloya tekrar bakıp cevap verdi: - Merak edilecek bir şey yok. Sadece üşütmüş, o kadar.

İTİRAF EDİYORUM
KEDİ OLAMADIM
Annem odamın dağınıklığından o kadar bıkmış ki, kendime gelmeme yetecek o söz dökülüverdi dudaklarından. "Kedin bile bahçede s.çtığı yeri temizliyor. Gelme 2 gün eve, onunla bahçede yat da temizlik öğren azıcık!" RUMUZ: pasaklı

KADININ YERİ

Lise ve üniversitede okurken kadınların muhakkak çalışması gerektiğini savunurdum. İş hayatıma atıldıktan sonra, çalışsa da olur çalışmasa da diyebiliyordum. Ancak son üst kurul toplantılarının "Altın Günü" tadında geçmesinden dolayı "kesinlikle" çalışmamaları gerektiğini düşünüyorum... RUMUZ: Gözsahibi

GÜLME KOMŞUNA

Yorucu ve bunaltıcı bir deneyimle "Gülme komşuna, gelir başına" atasözünün doğruluğunu; dört yılda beş defa ev değiştiren arkadaşıma gülmemin akabinde, sadece üç yılda altı defa ev değiştirdikten sonra anladım! RUMUZ: Nakliyat

AH SELVİ BOYLUM!

Her zaman güzelliğimle ve karizmamla ilgi çeken biriydim. Bakan, bir daha döner bakardı. Geçmiş zaman kullanıyorum çünkü bu ilgi evlenene kadar sürdü. Artık insanların ilgisini ceken tek şey, kocamla aramızdaki boy farkı. Kocam 1.90 boyunda ve oldukça yakışıklı, ben ise 1.63'üm. Adam resmen güzelliğimi gölgeledi. O eski, beğeni dolu bakışları geri istiyorum. RUMUZ: Çikiçikilop

KARIM SAYESİNDE

Karım o kadar kıskanç ki; o beni kıskandıkça, ben kıskanılacak bir erkek olduğum için kendimle gurur duyuyorum. RUMUZ: Polyanna

BOZUK TELEVİZYON

Evimize ilk renkli televizyon geldiğinde, uzun zamandır seyrettiğim Şirinler'' n mavi olduklarını görünce şoka girmiş hatta inanmayıp alınan televizyonun bozuk olduğunu iddia edip, eski renksiz televizyonumuz için ağlamıştım. RUMUZ: Ballılokmatatlı

EVLİLİK KORKUSU

Evlenmekten o kadar korkuyorum ki, birisi evlendiği zaman onlara bakıp canımın acıdığını hissediyorum. Sanki evlenince hayat berbat bir hale gelecekmiş, mutluluğa değil de mutsuzluğa atılan ilk adımmış gibi geliyor. Neden böyle düşünüyorum bilmiyorum ama tek bildiğim şey yakın bir zamanda cesaret edemeyeceğim. RUMUZ: Cadı

BÜYÜDÜM ARTIK!

Dün gece rüyamda Cameron Diaz'ı gördüm ve seviş(e)medik, kahvaltı ettik. Sanırım artık büyüyorum. RUMUZ: Yıllar yordu

HIZ REKORU
"
Beyefendi 160 km. hızla radara yakalandınız" diyen polise "Rekor kaç ki?" diye sevimlilik yapmaya çalışıp rekor ceza yiyen benim. RUMUZ: Bonkör

GİZLİ AŞK

Lisedeyken bir öğretmeninize aşık olmanız veya ona şiirler yazmanız, bu şiirleri bir fırsatını bulup ona okutabilmeniz ayıp ya da utanılacak bir şey değildir. Lakin aradan 6 yıl geçtikten sonra ziyaretine gittiğinizde "Gel bakalım, benim budala aşığım" diyerek sizi karşılaması ve vakti zamanında ona yazdığınız şiirleri önünüze bir bir koyup sizinle gizli aşkınız(!) hakkında şakalaşması, yüzünüzün kızarmasına yeterince kafidir. Eh be hocam, madem her şeyi anlıyordun... RUMUZ: Budala

YUTUP GÜNLÜĞÜ
Malum yazın en sıcak günleri gelip çattı! Güneş altında saatlerce deve güreşi oynamak ya da uyumak gibi alışkanlıkları olan biz Türkler için de "yanık" vakaları arttı. Youtube'a "güneş yanığı" yazarak karşınıza çıkan ilk videoyu tıklayın. Bu görüntüleri seyrettikten sonra eminiz bir daha değil saatlerce güneş altında yatmak 1 dakika bile güneşlenmeyeceksiniz.
BİZE ULAŞIN