Başbakan Erdoğan'dan kritik açıklamalar

Başbakan Erdoğan'dan kritik açıklamalar
17 Nisan 2012, Salı | Güncelleme: 13:04

Partisinin grup toplantısında konuşan Başbakan Tayyip Erdoğan gündemdeki konularla ilgili çok kritik mesajlar verdi.

Başbakan Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında iç ve dış gelişmeleri değerlendirdi. Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, 1920 yılında, TBMM'nin açılışından hemen önce tüm illere ve bağımsız sancaklara gönderdiği telgraftan alıntılar yaptı, burada geçen bir cümleyi konuşmasında 3 kere tekrar etti. Anamuhalefete de yüklenen Başbakan Erdoğan özetle şunları söyledi;

GAZİ'NİN ANLAMLI TELGRAFI

"Bildiğiniz gibi önümüzdeki hafta pazartesi günü ülkemiz ve milletimiz adına son derece önemli bir yıl dönümünü icra edeceğiz. Burada Gazi Mustafa Kemal'in 22 Nisan 1920 tarihli bir telgrafını okumak istiyorum; Bütün illerle bağımsız sancaklara. Allahın inayeti ile 23 Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisi'nin açılışını yapacağız. Bütün sivil ve askeri makamların ve bütün milletin başvuracağı en yüksek mevki Büyük Millet Meclisi olacaktır. Değerli arkadaşlarım TBMM 23 Nisan 1920'de böyle bir heyecan ve böyle bir iman üzerine kurulmuştur. Geçmişte bize yaşatılan darbelerle, Türkiye her bir ferdiyle ağır faturalar ödemiştir. Her müdahalede Türkiye ekonomisi ağır yara almış, malesef bunun faturasını da yoksul Türk vatandaşı ödemiştir. Şunu artık herkes anlamalıdır. Artık bu ülkede hiçkimsenin yaptığı yanlış yanına kar kalmayacak. 12 Eylül müdahalesi bugün sanık sandalyesindedir.Herşey çok açık net ortada. Talim Terbiye Kurulu'nun onay verdiği bir şiir nedeniyle bir belediye başkanı hapse atılır mı? Bunu yaptılar. Unutmayın Türkiye'de hukuk ve demokrasi güç kazanmıştır. 92 yıl önce, 22 Nisan'da Gazi'nin telgrafta yazdığı o anlamlı sözler, 92 yıl sonra Ak Parti iktidarında güç kazanmıştır. 28 Şubat'ın en sisli günlerinde arkadaşlarımızla defalarca yumruklarımızı sıktık. Allah mazlumun yanına olur dedik. Biliyorduk ki Türkiye genelinde niceleri dişlerini sıktı. Kamudaki memurlar, belediye başkanları, başörtülü kızlarımız, anadolulu işadamlarımız da sabrettiler. Emirle manşet atan, emirle yazı yazanlara metanetle sabrettik. Brifinglerde ayakta 10 dakika alkış tutan o yargı sistemine sabrettik. Sivil toplum örgütü adı altında topuk selamı verenler karşısında da sabrettik. İşte bugün mazlumun ahının aheste aheste çıktığı gündür. Bugün, demokrasinin de milli iradenin de TBMM'nin anlam kazandığı, güç kazandığı gündür. Buradan gençlerimize sesleniyorum; Biz, demokrasiye, milli iradeye nasıl sahip çıktıysak, sizler de aynı şekilde onlara sahip çıkacaksınız. Siz darbeye alkış tutanları, şapkasını alıp gidenleri değil, her ne pahasına olursa olsun demokrasiyi savunanları örnek alacaksınız .Türkiye bundan sonra karanlık dönemler yaşamyacaktır. Biz intikam duygusu içinde değiliz."

"ALLAH CHP'YE SABIR VERSİN"

"CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu aynen şu ifadeyi kullandı. MGK kararlarına imza atanlar içinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de var. Çamur siyaseti görmek isteyenler varsa bu ifadelere baksın. Sayın Cumhurbaşkanı dün açıkladı. Kararlarda imzam yok dedi. Bu Kılıçdaroğlu bunu da bilmez. MGK karar almaz, tavsiye kararı alır. Bu tavsiye kararı Bakanlar Kurulu'ndan geçmeden karar olarak uygulamaya geçmez. Sayın Kılıçdaroğlu'nun SSK'yi nasıl batırdığı buradan belli. Sen 28 Şubatçılar tarafından yeniden göreve atanan bir bürokratsın. İşte siz busunuz. İşte ben CHP'nin geçmişini hatırlatınca küplere biniyorlar. Genel başkan yeni ama zihniyet eski. Kılıçdaroğlu'nun daha fazla terletmeyeyim, o bize lazım diyorum ama, malesef kendisi öyle ifadeler kullanıyor ki es geçmek mümkün değil. Ben ona söylemiştim bu sular derin, senin boyunu aşar. Ama malesef öğüdümüze kulak asmıyor.Sayın Kılıçdaroğlu son dönemde dini konulara merak sardı, doğrusu şevkini kırmak istemiyoruz. Tekrar tavsiye ediyorum. Bilginiz olayan bu sularda dolaşmayın. Sayın Kılıçdaroğlu tarihinle gurur duy ama fazla araştırma, altında ezilirsin. Böyle bir genel başkanla allah CHP'ye sabır versin diyorum. Böyle bir CHP geçmişiyle yüzleşemez. Darbecilere avukatlık yapmaya devam ederler. Biz bunlara aldırmayacağız. TBMM'de kurduğumuz darbeleri araştırma komisyonu ile tarihin karanlık sayfalarını aydınlatacağız."

"YÜKSEK HIZLI TRENE BİN RAHAT EDERSİN"

"Tekirdağ'da Ak Parti'nin il kongresine katıldık. Kongrelerimize makam hırsı, öfke ce çatışma değil, havalardas uçuşan sandalyeler değil, hamdolsun kardeşlik, birliktelik, uhuvet, tevazu, samimiyet damga vuruyor. Birileri için siyaset en başından itibaren kendisine, belli çevrelere rant sağlama aracı olmuş ve siyaset kurumu yıllarca bu nedenle örselenmiş. Biz ancak daha fazla hizmet etmek için birbirimizle rekabet içine gireriz. Genel başkanları bize yolsuzluk çamuru atarken kendi partilerinde olup bitenleri görmezden geliyorlar. İşte Kayseri ile anamuhalefet genel başkanının verdiği mücadele sonunda mahkemenin kararı hepsi ortada. Biz, Fatih Projesi'ne baktığımız zaman orada kaliteli bir eğitim görüyoruz. Akıllı tahta, bilgisayar görüyoruz. Projeye baktığımızda Türkiye'nin aydınlık istikbalini görüyoruz. Ama onlar baktıklarında sadece ve sadece ihale ve rant görüyor. Bize her fırsatta yolsuzluk iftiraları atan CHP'li yöneticilere aynaya bakmalarını tavsiye ediyorum. Değerli kardeşlerim yolsuzlukların egemen olduğu bir Ak Parti iktidarı olsaydı 175 bin yeni dersliği yapmam mümkün olur muydu? Okullarda 1 milyona yakın bilgisayar olur muydu? Göreve geldiğimizde üniversite sayısı 75 idi. Şu anda 165'e ulaştı. Milli bütçesinin yarısını eğitime ayıran bir iktidarız. Sağlıkta devrim niteliğinde gelişmeler yaşandı.Herşeyimiz yüzde 100'lük iddiasında değilim. Bu eksikleri süratle gidermek gerektiğini düşünüyoruz. Mezralarda hastaların şehre getirilirken hastaların malesef nasıl öldüğünü biliyorduk. Bakın göreve geldik, paletleri ambulanslardan tutun, jet ambulansa varıncaya kadar hepsini hayata geçirdik. İnsan diye yola çıktık ya, işte bunun en büyük ispatı sağlıkta hayata geçirdiğimiz projeler bunun ispatıdır. Şu anda 81 ilimizin hepsinde, hastanelerimizi her geçen gün daha idaal hale getiriyoruz. Tıpta rekabet alanı da oluşacak. Geleceğe yönelik de bu hastanelerimizin ihtiyacı batı dünyasıyla daha ileri noktada yarış eder hale geleceğiz."

"Adalette şu anda çok önemli adımlar attık. Adalet sarayları herkese dudak uçurdu. Peki insan etmeli. Bir insan bakar bunları görmüyor musun? CHP'nin kenarından köşesinden ortak olduğu iktidarlarda ne yaptınız bunu söyleyin. Sadece ulaşımda 9 buçuk yıl içine 15 bin kilometre yolu sığdıran bir iktidar var. Sen hayatında hiç yüksek hızlı trene bindin mi? Tavsiye ederim YHT iler rahat edersin. Şimdi bütün bunları yok mu farz edeceksin? Boğazın altında yeni sistemm yapılıyor, girme boğulursun. Bunlar yolsuzkların olduğu bir iktidarla olabilir miydi?Hiçbir öneri üretemeyenler işte böyle ucuz siyasete başvurur. Tarımda, hayvancılıkta verdiğimiz destekler ortada. Bu güçlü olan bir işidir. Bizden önceki iktidarın hali ortada. Kendi esintilerinden kalma partinin ne yaptığı ortada. Bize atmak istedikleri çamur kendilerine bulaşacak. Bize yolsuzluk yaklaşmadı, böyle bir durumda da kim olursa olsun onu hemen yanımızdan atarız, onu uzaklaştırırız."

SURİYE'DEKİ GELİŞMELER

"Suriye'nin Annan Planı'na göre mekun yerlerdeki askerini geri çekmesi, saldırıları durdurması gerekiyordu, ancak Şam yönetimi bunu yerine getirmedi. Yine karar kapsamında özel denetçilerin Suriye'de planın uygulanıp uygulanmadığını yerinde tespit etme maddesi var. Türkiye olarak bu denetçilerin görevlerine bir an önce başlamasını talep ediyoruz. Bakınız iki Türk gazeteci halen Suriye yönetiminin elinde. Bir defa Suriye yönetiminin herşeyden önce bunun cevabını vermelidir. Suriye yönetimi şu anda zaman oynamaktadır.İran ile P5 arasındaki kritik toplantılar geçtiğimiz hafta sonu İstanbul'da gerçekleşti. Türkiye olarak yoğun çabalarımız sayesinde taraflar meseleyi etraflıca ele aldılar ve görüşmeler ilerisi için umut vaad etti. "


BİZE ULAŞIN