Kılavuzunu değiştir

Kılavuzunu değiştir
25 Nisan 2012, Çarşamba | Güncelleme: 01:54

Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel üzerinden yüklendi: Kılıçdaroğlu'nun bir yol arkadaşı var. 28 Şubat'ın özenle dışında tutulmasını istediğin bu zata git sor. Belki 'Dün dündür, bugün bugündür' demez, her şeyi sana anlatır."

Başbakan Tayyip Erdoğan AK Parti Grup toplantısında konuştu. Erdoğan, "CHP camileri kapattı" ifadesi üzerine Kılıçdaroğlu'nun Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'e "onurluysan o camileri açıkla" şeklinde çağrıda bulunmasına sert çıktı. Belgelerle CHP'nin kapattığı yüzlerce camileri anlatan Erdoğan, ayrıca Kılıçdaroğlu'na 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i kastederek, "Kılavuzunu değiştir" dedi. İşte Erdoğan'ınr açıklamaları: Şu anda Sayın Kılıçdaroğlu'nun yol arkadaşlığı yaptığı bir zat var. Eski Başbakan, eski Cumhurbaşkanı. Şimdi, Kılıçdaroğlu'nun savunduğu, sahip çıktığı, yol arkadaşlığı yaptığı, 28 Şubat'ın özenle dışında tutulmasını istediği bu zat, 1966'da Başbakan iken, CHP'nin camileri kapattığını ifade ediyor. Kılıçdaroğlu, bizden dinlemene, sen o yol arkadaşına git, eğer, 'dün dündür, bugün bugündür' demezse, CHP zulmünü anlatır.

DARBESEVER CHP
CHP, 27 Mayıs'ın öncesinde müdahaleye su taşımış, alkış tutmuş, hata silahlı güçlere 'emrinizdeyim' diyerek, müdahale karşısında el pençe divan durmuştur. Kaset komplolarının ardından sizi oraya kim getirdi, siz önce bununla yüzleşin. Bu ülkede darbelerin küvezinde sadece CHP yetişmiştir, üremiştir. CHP'den başka hiç kimse darbelerden nemalanmamıştır. 'Darbelere karşıyım ama...' diye başlayan her ifade, doğrudan doğruya darbeleri meşrulaştırmaktır ve hastalıklı bir ruh halinden başka bir şey değildir. 28 Şubat tartışmalarında 'ama o günkü hükümet de çok hata yaptı' diyerek, meselenin özünü konuşmak yerine meseleyi meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Siyasiler hangi hatayı yaparsa yapsın, bu darbenin gerekçesi olamaz. 28 Şubat'la ilgili yargı sürecinin başlamasının hemen ardından 'intikam' kelimesini telaffuz etmek, CHP'nin genlerine işlemiş darbeseverliğin tezahüründen başka bir şey değildir. Diyanet İşleri Başkanımıza da nezaketi aşan ifadelerle, son derece münasebetsiz bir üslupla, edep dışı bir uslupla dil uzattı. Sayın Kılıçdaroğlu, önce Diyanet İşleri Başkanımızdan, o makamdan özür dile. Bakın senin, sana değer vererek, Kutlu Doğum haftalarına çağıran bir Diyanet İşleri Başkanı'na, 'Edebe, adaba, mugayir bir şekilde onurun varsa bunları
açıkla' diyorsun.

SEN BAASÇISIN
Suriye'deki Baas rejimiyle benzer zihniyeti taşıyan biri bize dış politikada tavsiyede bulunamaz. Kılıçdaroğlu sen Baasçısın. Önce kendisi, Ömer Seyfettin'in 'Diyet' adlı hikayesini bir okusun. O hikayeyi okursa, bizzat görecek. Hikayede, diyetini ödemeyen bir insanın, özgür olamayacağını görecektir. Geçmişiyle yüzleşmediği, geçmişin diyetini ödemediği, koltuğa oturmasını isteyenlere diyet borcunu ödeyemediği sürece Sayın Kılıçdaroğlu darbelere karşı çıkamaz."

513 CAMİ SATILIK
İşte Erdoğan'ın gösterdiği belge ve açıklaması: Nerede ne kadar caminin kapatıldığı, satıldığı, farklı amaçlar için kullanıldığını gösteren bir cetvel. 1926-1950 arasında 513 cami satılıyor. 327 cami arsası ki bunların çoğunun üzerinde cami var, hepsi satılıyor. Bin 70 mescit satılıyor. Bunlarla birlikte, kilise, manastır, türbe, mezarlık, imaret, darüşşifa ve benzeri çok sayıda tarihi eserin satışı yapılıyor. Toplamda 3 bin 411 adet hayrat vakıf taşınmazının satışı gerçekleştiriliyor."



BİZE ULAŞIN