Kadıköy'den çıkış yok

Pazartesi 20.10.2009

Yula : G.Saray'ın bu defansıyla F.Bahçe önünde fazla şansı yok. Kadıköy'de 10 yıllık gelenek bozulmaz Günen: Bu oyun anlayışıyla G.Saray büyük maçlarda sorun yaşar. F.Bahçe derbide ağır basan taraftır

Selçuk Yula
G.Antep yenilgisinin iki önemli maç öncesi olmas F.Bahçe için şanst r. Hatalar daha iyi anlaşılmıştır

İskender Günen
Trabzon bu kadar büyük defans hatalar yapt ğ sürece büyük maçlarda iyi sonuçlar alamaz

- Fenerbahçe, 8 haftadan sonra Gaziantep deplasmanında kaybetti. Bunu neye bağlayabiliriz...
S.Y- Zaten, bunun böyle devam edecek hali yoktu. Aslında, iki önemli maçın öncesinde olması Fenerbahçe'nin şansıdır. Çünkü hem Avrupa'daki Bükreş maçı hem de Kadıköy'deki Galatasaray maçında alınacak önlemler daha belirgin halde ortaya çıkmıştır. Daum'un bunları değerlendirmesi gerekir. Mağlubiyetin hayırlısı olur mu derseniz olur derim. Ama gereken derslerin iyi alınması şartıyla. Şu bir gerçek ki Fenerbahçe'de Alex çok şey ifade ediyor. Onun yaptığı işi yapmak kolay değil. Takım 1-0 öndeyken G.Antep savunmasının verdiği açıklara atacağı ince paslarla değerlendirecek bir Alex olsaydı Fenerbahçe en az 4-5 tane daha net pozisyon yakalardı. Ama bu pozisyonları yakalamakta sıkıntı çekildi. Güiza, çok tartışılıyor. Yine gördük ki onun yaptığı boş koşuları ve sürati Antep'te arandı. Güiza'nın özellikle deplasmanlardaki karnesi çok başarılı, Ya atmış ya da attırmış. Semih de elbette çok kaliteli bir santrfor. Kaleye arkası dönük oynayan sayılı forvetlerden biri ama o da eminim ki Alex'i aramıştır. Bütün bu eksiklere rağmen Fenerbahçe bence Antep'ten rahat bir galibiyetle dönebilirdi. Herşey yolunda giderken hala anlamakta güçlük çektiğim iki adam değiştirme yanlışı Antep'teki sonu hazırladı. Kanatlarda değişiklik yapılması gerekiyordu. Ama bu değişiklikler ikinci devre sahada resmen idare etmeye çalışan Kazım ve Carlos üzerinde olmalıydı. Sahanın en çok koşan ismi olan Vederson'un çıkartılmasına anlam veremedim. Fenerbahçe'de sağ kanat üzerinde en az 7-8 alternatif sayabilirim ama inanın ki Bekir-Kazım ikilisi bu alternatiflerin hiçbirinde yok. Nereden çıktığını da anlayamadım. Mağlubiyetin en büyük demiyorum bence tek nedeni bu yapılan yanlış değişikliklerdir.

-Hafta sonu Fenerbahçe ile Galatasaray arasında önemli bir derbi oynanacak... Nasıl değerlendiriyorsunuz...
S.Y-
Derbi, zevkli, çekişmeli ve tansiyonu yüksek geçecektir. Fenerbahçe-Galatasaray maçları öncesinde konuşmanın bir yararı yok. Bu maçlarda defalarca görev almış, kaptanlık yapmış ve defalarca seyretmiş birisi olarak daha, zevksiz geçen bir Fenerbahçe-Galatasaray maçı görmedim. Futbol olarak doyurucu olmasa bile o maçın heyecanı bile yeter. O yüzden tadını çıkarmaya bakalım. İşin teknik değerlendirmesine gelirsek Galatasaray'ın bu savunmayla işinin çok zor olduğunu söyleyebiliriz. Sarı-Kırmızılılar, ilk 15 dakikada yaptığı şok presle sonuca gitmeye çalışan bir takım. Sonuca gitti gitti, gidemediği zaman da neler olduğunu Eskişehirspor ve Ankaragücü maçlarında gördük. Fenerbahçe belki göze hoş gelen bir futbol oynamıyor ama benim futbol gözümle baktığım zaman Kadıköy'de Galatasaray'ın şansını çok az görüyorum. Fenerbahçe savunması Galatasaray forvetlerine fazla şans vermeyecektir. Burada Fenerbahçe açısından en önemli konu Alex'in derbide oynayıp oynamayacağıdır. Tam kadro sahaya çıkacak bir Fenerbahçe olursa Kadıköy'deki 10 yıllık gelenek bozulmaz diye düşünüyorum. Bir sözüm de Fenerbahçe'nin yenilgisiyle takıma çok fazla yüklenmeye çalışanlara... Hiç kimse şunu unutmasın ki Fenerbahçe 10'da 10 yapsaydı lig o anda bitecekti. Şimdi bu türlü konuşanlar sezon sonuna kadar ne yapacaklardı. Ne televizyon kanallarındaki spor programları izlenirdi ne de gazetelerin spor sayfaları okunurdu. Burada hepimiz aynı gemideyiz. Yatsınlar kalksınlar Fenerbahçe'ye dua etsinler. Mesleklerini icra etme şansını verdiği unutmasınlar.
İ.G- Galatasaray'ın bu oyun anlayışıyla büyük maçlarda çok önemli sorunlar yaşayacağı gerçeğini kimse göz ardı edemez. Belki hücumda sonucu değiştirebilen, yetenekli oyuncuları fazla. Yalnız, top rakibe geçtiğinde takım savunmasında büyük sorunlar var. Fenerbahçe ise kendi sahasında Galatasaray maçlarında büyük üstünlüğü olan bir takım. Taraftarıyla bütünleştiğinde Galatasaray maçında daha avantajlı olarak görünen takım.

- Milli Takım'da yaşanan gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
S.Y-
Her şeyden once teknik direktör Fatih Terim'e haksızlık yapıldığını düşünmüyorum. Federasyonumuz şu anda Avrupa'da bütçe olarak 5. sırada. Bizden çok çok aşağıda olan ülkelerin 2010'da Afrika'da düzenlenecek dünya kupasına gideceğini düşünürsek yaşadığımız başarısızlıktır. Elbette Terim, bu başarısızlığı üstlenecekti ve üstlendi de. Bu ülke ne Fatih Terim'e ne de Denizli'ye haksızlık yapmadı. Bence en büyük haksızlık dünya üçüncüsü olduğunda gönderilen Şenol Güneş'e ve grupta namağlup ikinci sıradayken Hakan Şükür yüzünden Fenerbahçeli damgası vurularak gönderilen Ersun Yanal'a yapılmıştır. Bu iki isim tartışılmadan antrenör yerli mi yabancı mı olsun muhabbetleri yapmanın gereği yoktur. Kimse hiçbir şey olmamış gibi davranıyor. Ersun Yanal'ı medyamızın büyük bir bölümü kovdurmuştur demiyorum, kovmuştur. Bu ayıp temizlenlenmeden kim gelirse gelsin kellelerinin üstünde Terim'in ve Denizli'nin kılıcı sallanacaktır. Medyamız öz eleştirisini yapmalı. Gelecek insana da Galatasaraylı olmadığı halde bile milli takım antrenörü sıfatıyla yer açmalıdır. Ama bunun böyle olacağına inananlardan değilim. Ersun Yanal'a yaptıkları yüzünden Terim de rahat çalışamadı. Çünkü, medyanın o kısmına inat Türkiye'nin yarısı Terim'i severken yarısı hiç sevmedi. Bu şartlar altında çalışmak çok zordur. "Objektif gazeteciyim" diye ortalarada dolaşan anlı şanlı isimler hiç olmazsa milli takım konusunda fanatikliği bir kenara bırakıp formalarını çıkarmalılar. Sonra isim bulmak çok kolaydır. Milli takım antrenörlüğü atla deve değil, aslında kolay bir iştir.
İ.G- Fatih Terim bu ülke futboluna gerek oyuncu gerek teknik adam olarak büyük hizmetleri olan bir insan. Fakat, grupta hiç değilse play-off maçlarına kalamamız sonucunda istifa kararı vermesini de doğal karşılamak gerekiyor. Fatih Terim'den sonra şu an milli takımı çalıştırabilecek en az kendisi kadar marka olan yerli bir teknik adamımız yok. Ben, şu aşamada yabancı hocayla çalışılmasını daha sağlıklı olduğu kanısındayım.

- Trabzonspor'un Galatasaray deplasmanında kaybetmesinin ana nedenleri sizce nelerdi?
İ.G-
Son yıllarda Trabzonspor, böylesi maçlarda kendi tarihine yakışmayan sonuçlar almaya devam ediyor. Her ne kadar önceki gün oynanan maçta 2-0'dan sonra 2-2 yakalayarak bunun sonrasında ise Serkan'la üçüncü gole yaklaşsa da ya da Serkan'a yapılan hareket penaltı olarak değerlendirilse daha farklı bir sonuç ortaya çıkabilirdi diye düşünüyorum. Ama, maçın 90 dakikasını göz önüne getirdiğimizde savunmada çok büyük hatalar yapan bir takımın üst düzey karşılaşmalarda sonucu lehine çevirmesi de hiç de olanaklı gözükmüyor. Gelinen nokta da liderle puan farkı 12. Her ne kadar 3 puanlı sistemde her an herşeyin değişebileceğini düşünsek de Trabzonspor'un bu kadro yapısı ve oyun anlayışıyla çok büyük hedeflere ulaşabilmesini gerçekçi görmüyorum. Her yıl şampiyonluk parolasıyla lige başlayan ve son 25 yıldır bu özlemini gerçekleştiremeyen Trabzonspor artık radikal bir karar almak zorunda. Kendi tarihine dönerek, fakat orada kalmayarak kendine özgü değerleriyle bütünleşerek yeniden bir yapılanma konusunda somut adımla atılmanın zamanı geldi diye düşünüyorum. Yoksa, bugünkü yapı sürdükçe her geçen gün diğerini aratacaktır. Eğer, günü kurtarma adına bu yapıyla devam edildiği süreçte Trabzonspor "Bir zamanlar Trabzonspor" olarak kalır.
BİZE ULAŞIN