Hıncal Uluç: 8'de 8 palavra

21 Ekim 2009, Çarşamba | Güncelleme: 11:24

Usta kalem Hıncal Uluç, bugünkü yazısında Fenerbahçe'yi değerlendirdi. Uluç " Yenmek için oynayan her takım Fener'i yener. Üstüne kimse gitmiyor. Kazandığı 8 maçın 4'ünü rakipleri armağan etti" dedi.

Hıncal Uluç, Fotomaç Gazetesi'nde Bülent Can ile yaptığı söyleşide şunları dile getirdi;

_Üst üste 8 maçını kazanan Fenerbahçe, Gaziantep'te ligdeki ilk mağlubiyetini aldı. Daha önce de arzulanan futbolu sergileyemiyor ama kazanmasını biliyordu. Bu defa ne eksikti?

SPOR TURU İÇİN TIKLAYINIZ...

"Fenerbahçe'nin 8'de 8 yaptığına inanma, o 8'de 8 palavra, her an maç kaybedebilir" dedim, ondan sonraki hafta milli maç vardı ve ilk maçında Fenerbahçe, Gaziantep'e yenildi. Yenmek için oynayan her takım Fenerbahçe'yi yenebilir. Gaziantep maçı da Daumcuların iflası. Hatta Daum'u milli takıma önerenlerin, her ne olursa 'Daum ve Lucescu' diyerek iki isim söyleyenlerin iflası. İşte buyur. Daum'un Fenerbahçe'si, Daum'un oyuna müdahalesi ortada. Ben hayatımda bu kadar kötü bir Gaziantep gördüğümü hatırlamıyorum. Mahalle takımı gibiydi. Pardon, mahalleli gibiydi, takımı değil! Ortada takım yoktu. Futbolun ilk icat edildiği yıllarda, kale de yokmuş, takımların formaları da yokmuş, oyuncu sayısı da yokmuş. Öyle anlatır futbol tarihi sayfaları. O zaman araba yok tabii sokaklar boş. Bin 800'lü yıllar. Sokaktan geçen, canı isteyen bir tarafa doğru vururmuş topa, herkes kendi başına. Böyle bir Gaziantep vardı. Bu kadar takım oyunundan uzaktılar. Bu takıma Fenerbahçe yenilebiliyor.

_Daum, daha önce 'Fenerbahçe kötü oynuyor' eleştirilerine 'Güzellik yarışmasına mı katılıyoruz!' şeklinde yanıt vermişti. Kötü oynayıp kazanmıyor
Fenerbahçe, karşısındaki kazanmak istemiyor da ondan kazanıyor. Fenerbahçe karşısında korkar, kendi sahanda oynarsan her zaman kaybedersin.
Fenerbahçe hiç top oynamasa da duran toptan gol bulabiliyor. O zaman topu kalenden uzak tutacaksın. Fenerbahçe'nin sıkıntılı olduğu yer savunması, maçı orada oynayacaksın. Benim sol kolun sakat, sağ kolum demir yumrukken, sen benim habire sağımdan oynarsan habire nakavt olursun. Olmayan soluma yüklendiğin zaman sen beni nakavt edersin. Fenerbahçe'nin üstüne kimse gitmiyor. Fenerbahçe'nin kazandığı 8 maçın, en az 4'ünü rakipleri armağan etti. Bu defa Antep değildi ama biraz talih de olunca işin içinde mağlubiyet geldi. Ama kader işte bu. Daum iki değişiklik yaptı, Fener'i mağlup eden 2 gol, Daum'un bozduğu yerlerden geldi. Çok açık veriyordu Roberto Carlos ve Vederson açıkları tıkıyordu. Tıpa Vederson'du. O tıpayı çıkarınca soldan ilk gol geldi. Durup dururken, sarı kartı bulunan Gökhan'ı kurtarmak için Bekir'i oyuna soktu, Bekir'in lüzumsuz faulünden gol geldi.

CARLOS GİTMELİ

_Gaziantep'te Cesar'ı ayırmak gerekiyor. Düzene itirazı var gibiydi. Birçok gol pozisyonuna girdi, şut attı ve nihayetinde iki gol buldu.
Adamın kafası doğru bir kere. Futbol şut oyunu. Spikerden dinliyorum; ligin en çok şut atan adamıymış. Kaleyi gördüğü yerden vuruyor. Keşke böyle bir adam Galatasaray'da olsa, Fenerbahçe'de olsa. 31 tane şut atmış Fenerbahçe maçına gelene kadar.

_Carlos ocakta ayrılmak istiyor. Transfer olduğu dönemde Türkiye'ye gelmesine sevindiğinizi, hatta tribünde izlemek istediğinizi söylemiştiniz. Bu vakitten sonra nasıl bir yol izlenmeli?
Bence gönderilmeli. Kafasında Fenerbahçe'yi bitirmiş. Kötü niyetli biri olsam şöyle de diyebilirim; 'Kesin gitmek istiyor. Göndersinler diye de bilerek kötü oynuyor.'

_Wolfsburg-Beşiktaş, S. Bükreş-Fenerbahçe, Galatasaray-D. Bükreş maçlarının ardından sonunda da Fenerbahçe- Galatasaray derbisi var. Ne tür sonuçlar bekliyorsunuz? Avrupa maçları derbiyi nasıl etkiler?
Hiçbirisi futbolu doğru dürüst oynamadıkları için her maç her türlü sonuçla bitebilir. Fenerbahçe de Galatasaray da rakiplerini hezimete de uğratabilir, hezimete de uğrayabilirler. Çünkü kötü oynuyorlar. Savunmaları felaket, her an gol yiyebilirler. Bu kadar kötü savunmalarla maç sonucu tamamen fırsatların değerlendirilmesine bakar. Bir de çok çabuk sinirleniyorlar. Mağlup durumda oynamaya tahammülleri yok. Sahada çok çabuk eksilebilirler.

_Özellikle de Kadıköy'de Galatasaray!..

Evet...

_Fenerbahçe'nin seyirci avantajının verdiği bir rahatlık da olacak. Bu hafta bu kadar rahat olacağını sanmıyorum. _Alex'in olması veya olmaması derbinin sonucunu nasıl etkiler?
Futbol oynanmayan maçlarda Alex'in önemi çok büyük. Çünkü Alex, futbolun olmadığı maçlarda bireysel olarak gol yaratan adam. Futbol oynasa Fenerbahçe, Alex'in yerine Mehmet Topuz ya da Özer'in oynaması o kadar fark etmiyor. Futbol oynanmadığı zaman Alex gibi bir adam, duran toplarda ya da şut pozisyonunda, gol pozisyonunda çok önem kazanıyor. Alex hepsini çok iyi değerlendiriyor. Gerek asist, gerekse bitirici olarak.

_Avrasya Maratonu'nda yine başta Etiyopyalılar olmak üzere yabancı atletlerin üstünlüğü vardı. Ne zaman Türkiye'de düzenlenen bir organizasyonda yerli bir atleti kürsüde göreceğiz?
Hangi atletler kazandı?

_Etiyopyalı!..
Ben Dünya Maratonu'nda böyle atletler bilmiyorum. 3. sınıf atletler. Avrasya Maratonu bir maraton olmaktan çıkmış. Böyle bir maraton yok. Trafiği kapayıp insanların Boğaz Köprüsü'nden geçmesine, intihar etmek isteyenlere imkân tanımak. Ben 'Avrasya Maratonu' diye bir maraton kaldığına inanmıyorum artık. Bunun günahı da rahmetli Cüneyt ağabeye aittir. Cüneyt ağabey sponsor bulamayınca gitti belediyeye teslim etti maratonu. O günden itibaren siyasallaştı iş. Önce CHP'liler, ardından AKP'li belediyelerin siyasi şovlarına alet eder hale geldi.
BİZE ULAŞIN