TV'de şiddeti sevmiyoruz

TV'de şiddeti sevmiyoruz
Çarşamba 25.04.2012 13:10

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nca 12 bin aile üzerinde yaptığı ''Türkiye'de Aile Yapısı Araştırması''na göre, aileler televizyonda en çok sırasıyla cinsellik, kötü, kaba ve küfürlü söz içerikli yayınlar, taraflı haber ve yorumlar ile reklamlar rahatsız edici buluyor. Aileler, rahatsız edici sahnelerde tepkilerini en çok kanal değiştirerek gösteriyor.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın yürüttüğü ''Türkiye'de Aile Yapısı Araştırması''nda Türkiye genelinde toplam 12 bin 56 hane ile anket çalışması yapıldı.

18 yaş üstü 10 bin 362 erkek, 13 bin 17 kadın olmak üzere toplam 23 bin 379 kişi ile görüşme gerçekleştirildi. Araştırmada 18 yaş altı 9 bin 356 erkek, 6 bin 703 kadın olmak üzere toplam 16 bin 59 kişinin demografik bilgisi alındı.

Araştırmaya katılan ailelerin yüzde 9,6'sı tek kişilik aile, yüzde 75,3'ü çekirdek aile, yüzde 14,4'ü de geniş ailelerden oluşurken, öğrencilerden ve işçilerden oluşan aile oranı binde 7 olarak belirlendi.
Araştırmada, televizyon izleme alışkanlıkları da belirlendi.

Araştırmaya katılanlardan ''hiç televizyon izlemediğini'' belirtenlerin oranı yüzde 8,1 olurken, televizyon izlediğini bildirenlerin oranı yüzde 91,9 olarak tespit edildi.

-Televizyon izleme süresi arttı-

Televizyon izleme sürelerinde ise 2006'daki araştırmaya göre artış gözlendi. Katılımcıların yüzde 18,6'sı 0-1 saat, 55,9'u 1-3 saat, yüzde 22,1'i 4-6 saat yüzde 3,4'ü ise 7 saat üzeri televizyon izlediklerini belirtti.

Televizyon yayınlarında rahatsız olunan içerikleri ise katılımcıların yüzde 46,9 ile cinsel içerikli yayınlar olduğunu belirtirken, yüzde 15,5 şiddet, yüzde 14,1 kötü, kaba ve küfürlü söz, yüzde 9,9 taraflı haber ve yorumlar, yüzde 9,6 da reklamlar olduğunu ifade etti.
Cinsellik ve şiddet konusunda kadınlar erkeklere oranla daha fazla rahatsız olduklarını belirtirken taraflı haber ve yorumlar ile reklamlardan erkekler kadınlara göre daha fazla rahatsızlıklarını ifade etti.

Cinsellik ve şiddet içeren sahnelere televizyon izleyicileri tepkilerini kanal değiştirerek gösterdikleri de belirlendi.

-Tiyatro ve sinemaya gitme oranları-

Kitap okuma alışkanlıklarında ise katılımcıların yüzde 44'ünün hiç kitap okumadıkları belirlendi. Ara sıra okuyanlar yüzde 43,2, sık kitap okuyanların oranı ise yüzde 12,8 oldu.

Sinema ve tiyatroya gitme oranlarına yönelik soruya ise yüzde 74,7'si ''hiç'', yüzde 22'si ''ara sıra'', yüzde 3,3'ü ''sık sık'' yanıtını verdi. Geçmiş yıllara oranla sinema ve tiyatroya gitmede artış yaşanırken kenttekilerin kırdakilere, erkeklerin kadınlara, üst sosyoekonomik statüdekilerin alt statüdekilere göre daha sık sinema ve tiyatroya gittikleri tespit edildi.

Spor yapma alışkanlıklarına bakıldığında ise 18 yaş üzeri nüfusun yüzde 68,4'ünün spor yapma alışkanlığı bulunmuyor. Araştırmada yüzde 68,4'ü hiç spor yapmadığını belirtirken yüzde 26,2'si ara sıra, yüzde 5,4'ü ise sık sık spor yaptıklarını söyledi. Kenttekilerin kırdakilere, erkeklerin kadınlara, üst sosyoekonomik statüdekilerin alt statüdekilere göre daha sık spor yapmaları dikkati çekti.

-Alkol ve sigara kullanma alışkanlığı-

Katılımcıların yüzde 93,8'i bar, gece kulübü gibi yerlere gitme alışkanlıklarının bulunmadığını bildirdi. Ara sıra gidenler yüzde 5,2, sık sık gidenlerin oranı yüzde 1 oldu. Bu tür yerlere sık sık gidenlerin çoğunluğunu erkekler oluşturdu.

Alkol kullanma alışkanlıklarına bakıldığında ise katılımcıların yüzde 82,5'i hiç alkol kullanmadığını belirtti. Her gün kullananların oranı binde 6, haftada 1-2 gün kullananların oranı yüzde 2, ayda birkaç kez kullananların oranı yüzde 3,5, sadece özel günlerde alkollü içki kullananların oranı yüzde 7,4, ''kullanıyordum, bıraktım'' diyenlerin oranı ise yüzde 4 olarak tespit edildi.

Sigara kullanımına yönelik de katılımcıların yüzde 26,3'ünün her gün içtiği, yüzde 5,3'ünün ara sıra içtiği, yüzde 57'si kullanmadığını, yüzde 11,3'ünün de ''İçiyorum, bıraktım'' cevabını verdiği belirlendi.
Araştırmaya göre, 18 yaş üstü nüfusun yüzde 26,3'ü her gün sigara içtiğini ifade ediyor. Bu oran kadınlarda yüzde 12,4 iken, erkeklerde yüzde 40 oranında oldu.

BİZE ULAŞIN