26 Ocak 2010, Salı

Şakir ağabey...

Daha iki hafta önce bu sütunlarda onun nasıl bir kültür savaşçısı olduğunu yazmıştım. İş adamı kimliği taşımasına rağmen, uluslararası bir fotoğraf sanatçısıydı. Yetmişli yıllarda bizi Sinematek ile tanıştırmış, kurucusu olduğu bu dernekte dünya sinemalarının en seçkin örneklerini izlememizi sağlamıştı. Hatta Bulgaristan'dan araba bagajında film kaçırmak pahasına... Sonra İstanbul Sanat Vakfı'nı kurdu ve bugün gururla izlediğimiz İstanbul Festivalleri'nin temelini attı.
Onunla Çiçek Bar'ın mütevazı masalarından birinde tanışmış, sohbetine doyamamıştım. Birkaç hafta içinde bir söyleşi yapmayı planlamıştım. Ama geçen gün ne yazık ki geç kaldığımı öğrendim. Şakir Ezacıbaşı, o değerli yaşamını yitirmişti.
Türkiye ona çok şeyler borçlu. Nur içinde yat Şakir ağabey. Keşke senin gibi birisi daha gelse şu kısır ülkeye...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN