28 Ekim 2012, Pazar

Niye yaşlandık ki bu kadar?

Dün bu köşeden bayramda dinlemeniz için bir şarkı önerdim, sabahtan beri telefonum susmuyor, "Bu gün ne dinleyelim abi" diye soruyorlar.
Şu an Vedat Sakman söylüyor bilgisayarımda hemen onu tavsiye edebilirim. Ama yaşınız benim gibi biraz geçkinse dikkatli olun, o ince ince kalp sızlatan sözler ve nameler bize iyi gelmez malum. Bunları göze alıyorsanız peşine takılıp gençliğinize ve yaşadığınız aşklara doğru gidebilirsiniz.
Şarkını adı; "Ayrılık sevdaya dahil..." 'Aman Tanrım'ız, sevdalarımız da, ayrılıklarımız da ne kadar da güzel ve ne kadar da mazide kalmış? Ama neden hala bu kadar taze? Cevabı yine sevgili Sakman veriyor; "Çünkü ayrılanlar hala sevgili..."
Gördünüz mü işte, bir şeyler tıkandınız boğazımıza.... Ama biliyorum nedenini çoğu 'şu dünyadan yok olup gitmelere dair...' de ondan.
Not; "Elimde kala kala bu kaldı" dediğim karım içeriden sesleniyor, malum olmuş gibi; "Suna Pekuysal'dan niye hiç söz etmez bu insanlar acaba?" Dün de Kaynana Semra düşmüştü aklına, 'Bayram sabahı nerededir, ne yapıyordur acaba, oğulsuz, can'sız...' diye.

* * *
BİR ÇİFT BACAK VE TİYATRO!
İrem Sak kızımızın adı... Onu 'Yalan Dünya' dizisinden, 'Pavyon kızı Tülay' olarak tanıyoruz.
Diziden önce yaptığı gibi şimdi yine tiyatro sahnelerinde görev alıyor. Ama yine birileri bunu 'Yalan Dünya' sonrasında yakaladığı şöhrete bağlıyor. Oysa İrem çok başarılı. Ayrıca öyle olsaydı da ne olurdu?
Bu bizim klasik hasetliğimiz.
Tiyatro tarihinde, tepeden inme gelen her genç ve güzel oyuncu için 'Güzel bacak oyunu kurtarmaz' denmiş ve biraz burun kıvrılmıştır.
Ama bazı durumlarda kurtardığı da görülmüştür. En azından gişe geliri açısından.
Bir zamanlar aynı lafı Gülriz Sururi ustamız da Deniz Akkaya için söylemişti; "Güzel bacak oyun kurtarmaz!" Meğer benzer eleştiriyi kendisi de yıllar önce bizzat şair Orhan Veli Kanık'dan almışmış!
Kanık, 'Deli Dolu' operetini izlediği gün, sevgili Gülriz için, "Güzelliği bir sahneyi kurtarmaya yetmiyor" demiş!
Rahmetli şairimizin tezine bir başka ünlünün bu konudaki görüşü ile cevap verelim; Bernard Shaw'un kim bilir kaçıncı kez tekrarladığım sözleriyle; "Tiyatrolarda iki dekor ve bir çift yatak Shakespeare'den bir kuruş daha fazla para getirirse, Shakespeare gider dekor kalır. Komik bir adamla güzel ve beyinsiz bir kız sürüsü Mozart'tan daha çok para getiriyorsa, Mozart da gider." Aslında konu uzun, yer kısa.
Devamı başka yazıya... Kekeme yazar, taksit taksit yazar ayrıca...

* * *
SON DEPREMCİKLERİN NEDENİ!
Farkındaysanız ülke toprakları bir haftadır, bir o yandan bir bu yandan sallanıp duruyor. Depremlerin Kentsel Dönüşüm Projesiyle birlikte başlaması size de ilginç gelmiyor mu? Mesela ekranlardan beyanat veren mülk sahibi vatandaşları hatırlıyorum; "Evimi hiç bir kuvvet yıkamaz, buna devlet de dahil" diyorlardı. Yüce Allah- u Tala dedi ki; "Alın size 'kuvvet!"
Şimdi korkum bazı fesat kalplilerin, bu zelzele işini de Hükümet'in yaptırdığı yönünde bir komplo teorisine dönüştürmeleri...

* * *
YİNE ANTİBİYOTİK, YİNE ÖLÜM!
16 yaşındaki Melike Sakin dişi ağrıyınca doktor antibiyotik verdi ama kızcağız öldü. Bu sadece benim duyduğum kimbilir kaçıncı vaka... Hatırlarsanız. Turgut Özal'ın doktoru Cengiz Aslan'ın da 29 yaşındaki oğlu Alp bu yüzden hayatını kaybetmişti. Bizzat Cengiz Aslan, zatürree tedavisi gören oğlunun kullandığı ilaçtan zehirlendiğini söylemişti. İşte o ilaç, hepimizin avuç avuç yuttuğu antibiyotikti... Son olayla ilgili bir uzman çıkmış ekranlara diyor ki, "İlacı almadan önce mutlaka vücut tetkikleri yapılmalıdır!" Oldu doktorum ben acıdan kıvranırken hastane kuyruğuna gireyim, 10 gün sonraya gün alayım, gidip kan vs vereyim ve sonuçlarını bekleyeyim... O arada diş ağrısından kafayı bir yerlere vurup kırmamışsam, bilahare görüşürüz.








BİZE ULAŞIN