25 Ekim 2012, Perşembe

Kazanan yine seyirci

WTA Championship'te ilk gün sonunda kazanan geçen yılki gibi seyirci oldu. İlk yazımda konu ettiğim gibi "O ölüyü dirilten seyirci" yine başroldeydi. Serena'yı adeta mest ettiler… O da oynadığı tenis ile onlara karşılığını verdi. Kerber çok iyi niyetli. Elinden geleni yapmaya çalıştı ama karşısında tüm standartları zorlayan bir rakip vardı. Farklı galipken kısa-toplara bile var gücüyle koştu. Kerber maçtan sonra herhalde "Bana tank mı çarptı" demiştir.
Böyle giderse Serena Williams'ı durduracak kimse göremiyorum. En iyi olasılık Azarenka. Serena dün de Li Na karşısında pek zorlanmadı.
Zaten Çinli raket son derece alçakgönüllü bir şekilde rakibinin bir başka gezegenden geldiğini kabul ediyor.
Serena Williams üstelik baldırından sorunu varken böyle. İyileştiğinde ne olacak! Ama tenis bu son puan bitene kadar köprülerin altından çok sular akar. Li Na'nın bence yegane avantajı maçın kapalı-kortta oynanmasıdır. Zira o kapalı da daha iyi oynarken Ameikalı bu tür kortları pek sevmiyor. Dikkat edin Williams geriye düşmesini de sevmiyor çünkü panikliyor. Hele kendine rakip gördüklerinde bu daha belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor. Öne geçince ise onu durdurmak çok zor. Dolayısıyla Li Na buna dikkat ederek ilk başlara asılacaktır.

AZARENKA AKILLI OYNADI
Bir İtalyan'ın yıldızlar arasında olması bana hoş geliyor. Errani bence aralarındaki en zayıf halka. Sharapova en ufak bir şekilde zorlanmadı.
Radwanska ise geçen yılın şampiyonunu tahmin edilenden kolay geçti.
Tabi bunda rakibinin hastalığının epey rolü var. Ancak bugünkü Sharapova maçı için kendisine iyi bir antrenman oldu. Radwanska dün voleye en fazla gelen tenisciydi. En fazla diyorum birini kaçırmış olabilirim diye. Yoksa diğerlerinin arasından voleye geleni pek göremedim açıkcası! Radwanska üstelik bunu bilinçli yapıyor. Geriye kalan kadınların çoğu ya kaza topuyla ya da mecburiyetten volede buluyor kendini.
Bu formuyla ve de Kvitova'yı geçmiş olmanın verdiği gazla Sharapova'yı zorlayacağını ve sürprizi gerçekleştireceğini tahmin ediyorum.
İlk maçın sonucu beklediğimiz gibi oldu. İkinci maçta ise Azarenka, rakibinin servis zaafını ve kendi fiziki üstünlüğünü çok iyi kullandı. Hele maç, tehlikeye girdiğinde bu üstünlüğünü bariz bir şekilde gösterdi. Ama yine de ne bir voleye gelindi, atılan kısa toplar ise bir üstünlük sağlamak için değil adeta rakibine 'Gel bu puanı al benden götür' gibiydi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN