21 Ocak 2010, Perşembe

Neden ağladım...

Çankaya Köşkü'nde şehit ve malul gaziler için düzenlenen "hüzünlü" madalya töreninde Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek de gözyaşlarını tutamamıştı.
Peki "serinkanlılığı" ile bilinen Hükümet Sözcüsü Çiçek'i ağlatan ne oldu?
Şehit Yüzbaşı Tekin Işık'ın babası sahnede bayıldığı için mi, annesi ayağa fırlayıp çığlık attığı için mi, yoksa salondan yükselen hıçkırıkların etkisiyle mi gözleri yaş doldu?
Bu soruları kendisine yönelttik.
"Hepsi" diye yanıtladı:
"Daha kapıdan girerken duygulandık. Zaten yanımda 2 gazi oturuyordu. Bacakları yoktu.
Sonra arka sıralardan benim bir hemşehrim geldi. Onun durumunu gördüm. Oradaki her an, her dakika bütünüyle insanın duygularını alt-üst ediyordu..."

İki şehit vermiş bir aile
Aslında o gün tören salonunda bulunanların çoğu ağladı. Ama Cemil Çiçek'in duygularını tetikleyen unsurlar içerisinde, "ailesinde 2 şehit bulunması" da vardı.
Kendi kuzeni ASALA militanları tarafından, eşinin kuzeni ise PKK tarafından şehit düşürülmüştü.
"Yani iki taraftan da yaralı bir aileyiz" dedi Cemil Çiçek ve Çankaya Köşkü'nde yaşadığı duyguları şöyle dile getirdi:
"O gün, o manzara karşısında her insan neyi hissettiyse, ben de onu hissettim. Bu ülkenin ne büyük bedeller karşılığında vatan olduğunu görüyoruz. Yaşadığımız coğrafyayı vatan yapan insanları, kahramanları orada gördük. Onlardan her biri bizim çocuğumuz da olabilirdi. Nasıl bir coğrafyada yaşadığımızın farkında değiliz. O insanları görünce, bu coğrafyayı vatan yapabilmek için ne kadar ağır bedeller ödediğimizi bir kez daha anladık. O şehitler ve gazilerimiz sayesinde yaşadığımız coğrafya vatan'a dönüştü."

Farkında mıyız?

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, sözlerinin sonunda, toplumun şehit yakınları ve gazilere daha fazla önem vermesini isteyerek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Onlara layık olduğumuzu pek söyleyemem. Çoğu zaman onların farkında bile değiliz..."
BİZE ULAŞIN