26 Ocak 2010, Salı

Kazım Karabekir neden anıldı?

Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkınca, İstanbul'dan bir telgraf aldı.
"Resmi memuriyet görevinin sona erdiği" bildiriliyordu.
Harbiye Nezaretinin bu telgrafına hemen cevap verdi: "İstifa ediyorum. "
***

Telgrafında sadece istifasını değil, "vatanın kurtuluşu için mücadeleye sonuna kadar devam edeceğini" de bildiriyordu.
İstanbul'u kızdırmıştı.
Harbiye Nezareti, yaklaşık 2 ay sonra bu kez Erzurum'a, Kazım Karabekir Paşa'ya telgraf çekti.
Erzurum'da bulunan Mustafa Kemal'in yakalanarak İstanbul'a gönderilmesi isteniyordu.
***

Sonrasını Kazım Karabekir'in küçük kızı Timsal Karabekir Yıldıran anlatıyor:
"Amasya Genelgesindeki 'Vatan bir bütündür bölünemez. Millet bir bütündür bölünemez" mesajı İstanbul'da İngilizleri rahatsız eder. Aciz olan padişaha baskı yaparak Mustafa Kemal'in derhal tevkif edilmesini isterler. Erzurum'da bir konakta Rauf Bey'le bir masa başında oturan Mustafa Kemal sivildir. Yaveri gelip 'Paşam Kazım Karabekir geliyor. Yanında askerler var' der. Atatürk'ün yüzü sapsarı kesilir. Kazım Karabekir içeri girer. Sivil olan Mustafa Kemal Paşa'nın karşısında bir asker selamı çakar ve 'Dün olduğu gibi bugün de bütün kolordumla emrinizdeyim paşam' der. İki dava arkadaşı yaşlı gözlerle sarılırlar. İşte o gün konakta Türk'ün kurtuluş yıldızı parlamış, Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli atılmıştır..."
***

Kazım Karabekir, daha sonra Kurtuluş Savaşı'nın efsane komutanı olarak büyük zaferlere imza atmış, özellikle Türkiye'nin Kuzeydoğu sınırlarının belirlenmesini sağlamıştır.
Ancak, normal siyasi döneme geçildiğinde, Atatürk'e bu kadar yakın bir isim olmasına rağmen, "muhalif" düşünceleri nedeniyle yıllarca büyük sıkıntılar yaşamıştır.
Hatta, Haziran 1926'da İzmir'de Mustafa Kemal'e suikast düzenlemekle suçlanmış, ancak "idam"la yargılandığı İstiklal Mahkemesi'nde beraat etmiştir.
Daha sonra 2 kez milletvekili seçilen Kazım Karabekir, 1946 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına kadar yükselmiş, ama 2 yıl sonra kalp krizi sonucu yaşamını yitirmiştir.
***

"Kahraman komutan" öldüğünde sadece 66 yaşındaydı.
Ama belli ki, yaşadığı sıkıntılara, yanlış anlamalara, açık sözlü olması nedeniyle ödetilmek istenen bedellere kalbi daha fazla dayanamamıştı.
Muhalif görüşleri nedeniyle yaklaşık 10 yıl "yakın takip" altında tutulan kahraman bir komutan dün ilk kez Genelkurmay Başkanlığı tarafından ölümünün 62. yıldönümünde anıldı.
Bundan sonra da her yıl anılmaya devam edecek.
Bu bir anlamda Kazım Karabekir Paşa'ya uğradığı haksızlıkların karşılığında bir "iade-i itibar" olarak değerlendirilebilir.
***

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un dün yaptığı şu saptama onun tarihteki rolünü özetlemeye yetiyor:
"Kazım Karabekir, daha Atatürk Samsun'a çıkmadan, İstiklal Mücadelesine başlamadan önce 5 Nisan 1919'da 'Behemhal Anadolu'ya ordunun başına geliniz' demiştir."
Yani Atatürk'e Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak için destek veren, güç veren bir komutandır Kazım Karabekir.
Gümrü, Kars, Moskova Anlaşmalarının yapılmasını sağlayan kişidir. Gümrü Anlaşmasının imzalanması ile Ermenileri Sevr'deki iddialarından vazgeçirmiştir.
Kars'ı kurtarıp, kaleye çektiği bayrak, 26 Ocak 1948 tarihinde son yolculuğuna uğurlanırken tabutunu süslemiştir.
Hiç olmazsa ölüm yıldönümünde anılmayı fazlasıyla hak etmiş bir komutandır Kazım Karabekir Paşa...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN