28 Ocak 2010, Perşembe

İki eski bakan, Mumcu cinayetini anlattı

Dün Uğur Mumcu'nun oğlu Özgür, NTV yayınına çıktı.
Galatasaray Hukuk Fakültesini bitirip, Fransa'da doktora yapmış.
Mantık örgüsü sağlam, lüzumsuz konuşmayan, karizmatik bir delikanlı olmuş.
Sorulara kısa ama yerinde yanıtlar verdi. ...Ve son günlerde sık sık dile getirilen "Keşke şimdi Uğur Mumcu yaşasaydı. Tam onun dönemiydi" gibi bir yaklaşımın ne kadar yanlış olduğunu söyledi. "Türkiye bugüne kadar çok sayıda Uğur Mumcu çıkarmalıydı" anlamına gelecek bir değerlendirme yaptı.
Sözlerinden açıkça anlaşıldı ki, babasına yönelik suikastin hala tam olarak aydınlatılamadığına inanıyor.
***

Aslında TBMM'de kurulan Uğur Mumcu Araştırma Komisyonu'nun çalışmalarını yakından izlemiş bir gazeteci olarak, komisyona çelişkili bilgiler aktarıldığına ben de şahit olmuştum. İlgili kurum ve kuruluşların bilgileri birbirini tutmuyordu.
Tanıkların ve devlet görevlilerinin açıklamaları, Mumcu cinayetini aydınlatmak değil, adeta karanlıkta bırakmak ister gibiydi.
Sonuçta Meclis Araştırma Komisyonu'nun raporuna, cinayetle ilgili 7-8 ayrı senaryo girdi.
Buna göre cinayeti herkes işlemiş olabilirdi.
Çünkü Mumcu, yaptığı araştırmalar, yazılar ve kitaplarıyla birçok kesimi rahatsız etmişti. İran'ın işi de olabilirdi, PKK'nın işi de.
Türk mafyası da öldürmüş olabilirdi, Bulgar mafyası da.
Silah kaçakçıları önemli zanlılar arasındaydı.
Ayrıca Ağca olayını araştırıp, kitap haline getirmesi suikast sebepleri arasında sayılabilirdi...
***

Peki Uğur Mumcu'yu kim, neden öldürdü?
Özgür Mumcu, dün Mehmet Ağar'ın cinayetten hemen sonra "bir tuğla çekersek duvar yıkılır" dediğini söyledi.
Dün, emniyette tüm kademeleri geçip İçişleri Bakanlığı, hatta parti Genel Başkanlığı'na kadar yükselen Mehmet Ağar'ı arayıp bu konuyu sorduk. "Öyle bir lafım yok. Kaç defa açıkladım ama maalesef hala söylemişim gibi dile getiriliyor" dedi.
Sonra devam etti: "O dönemde ben Erzurum Valisiydim.
Olaydan 6-7 ay sonra Emniyet Genel Müdürü oldum. Bir şey bilsem tabi ki söylerdim. Kim istemez böyle bir olayı çözmeyi. Zaten olay daha sonra, Sadettin Tantan zamanında çözüldü..."
***

Bu değerlendirme üzerine Sadettin Tantan'ı aradık.
Acaba Uğur Mumcu suikastinin tam olarak çözüldüğü söylenebilir miydi?
Çünkü suikastin yapıldığı gün "cinayeti çözmek bizim namus borcumuzdur" diyen eski İçişleri Bakanı İsmet Sezgin bile, yıllar sonra cinayetin hala karanlıkta olduğunu vurgulayan bir değerlendirme yapmıştı: "Namus borcumuzu ödeyemedik..."
***

Ama İçişleri eski Bakanı Tantan aynı görüşte değil: "Mumcu cinayeti tamamen çözülmüştür.
Suçlular yakalanmış, yargılanmış ve 3 kişi ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilmiştir. Diğer sanıklar ise 1 yıl ile 15 yıl arasında cezalar almıştır. Tüm deliller sanıkların sadece Mumcu cinayetini değil, aynı zamanda Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı cinayetlerinin de failleri olduğunu gösteriyor. Bu kişiler; poliste, savcılıkta, mahkemede suçlarını itiraf ettiler. Maddi deliller de var. Karanlıkta en ufak bir şey yok. Örgüt elemanları eğitimlerini İran'da almışlar. Sadece Oğuz Demir isimli kişi firarda. Bir de o zaman kordiplomat olan bazı ülke mensupları var. Ama Mumcu olayında karanlıkta kalmış en ufak bir şey yoktur. Bunu ailesi de biliyor. Herkes dedikodu yapıyor. Failler yakalanmadıysa, mahkum olanlar uzaydan mı geldi?"
***

Sadettin Tantan, Meclis Araştırma Komisyonu çalışmalarının da kasıtlı olarak engellendiğine dikkat çekiyor. "Ama" diyor "Biz birebir takiple bu cinayeti işleyenleri tek tek yakaladık. Bence üzerinde durulması gereken soru şu:
Mumcu'nun öldürülmesinden kim istifade etti? Herkes buna kafa yorsun..."
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN