12 Ağustos 2009, Çarşamba

Gülmeyin uşaklar

Büyükbabam önemli mevzulara girip de bizdeki mütebessüm ifadeyi görünce kızardı hafif yollu; 'Gülmeyin uşaklar!'
NTV'deki Spor programını izlerken büyükbabam geldi aklıma. Benim kadim dostum Fuat Akdağ Mehmet Demirkol'la topu çevirirken muzipçe uyarıyordu program arkadaşını; 'Gülmeee!' Galatasaraylı bir taraftar e-mailden Galatasaray'la ilgili yorumlarda program yorumcularını gülümsedikleri- dalga geçer gibi- için samimiyetsiz bulduğunu ifade edip bozulduğunu bildirmiş. Eee futbolu arena bu işle nemalananları savaşçı ilan ederseniz ciddiyetle mizah arasına kalın bir duvar örersiniz.
En acı durumlarda bile güldüğünü hatırlıyorum Fuat Akdağ'ın. Bu hayatın boşunalığını anlamış nadir fanilerdendir kendisi ve bir Galatasaraylıdır da..
Evinde kendi ellerimle çizdiğim bir Metin Oktay tablosu çalışma bölümünün en iyi yerinde asılı durur. O resme bakarak neler düşündüğünü sormadım. Neler düşündüğünü bildiğimden bu.
Yerinmeyi de sevinmeyi de mizahı da acılanmayı da bilmiyoruz biz. Ya da yerli yerine oturtamıyoruz bir türlü. Hayatı dudağımızın kenarında alaycı bir gülümsemeyle karşılamaya kalktınız mı yandınız; ciddiyetsiz yaftası yapışıyor yakanıza. Oysa her şey çok ciddi ama her şey bir o kadar komik aslında.
Tıpkı her şeyin hepten trajik olduğu gibi. O emaili atan Galatasaraylı-samimiyetinden zerre kadar şüphe etmiyorum-taraftar aynı şeyi kulüp yöneticilerine yapmış mıdır acaba? Karşılaştırmıyorum. Yapmıştır büyük olasılıkla. Şunu demiş midir mesela?; 'Bütün geleceğini bu muhteşem stadyumun yapımına bağlamış bir kulüp için sizi patlayan Seytrantepe projesi yüzünden kınıyorum. Bir de televizyonlara çıkıp demeç vermeyin!' Öyle olmuyor işte. Hayat böyle bir şey. Başarılarınız başarısızlıkllarınızla, doğrularınız yanlışlarınızla, uzaklılarınız yakınlıklarınızla, sevginiz sevgisizliğinizle, beğenileriniz hoşnutsuzluklarınızla yanyana yürüyecek. Ne ki hepsini yerli yerine koymaya özen gösterin...
Mizah futbolun içinde saklı duruyor bence. Çelişik durumlara güleriz. Gülümseyerek izledim insanlığın bu alandaki kifayetsizliğini ve şirasesizliğini. Tanıdığım en iyi teknik adamlşardan bişri ülkemizde görev yaparken şöyle demişti takımının menejeri için;'Adam sabahtan akşama kadar Fashion TV izliyor!' Bunun üzerine ciddi ciddi düşündük mü acaba? Bunun üzerine ciddi ciddi düşünmek konusunda dünyanın en geç kalmış milletiyiz biz. Onun için ancak gülümsetebiliyoruz bu duruma...
E ama Mehmet Demirkol siz de yorum yaparken dalga geçmeyin güzel kardeşim...
BİZE ULAŞIN