12 Temmuz 2018, Perşembe

Ehliyet, liyakat, dürüstlük…

Demokrasi tarihimiz, dinlerken gülümsetse de sonrasında derin derin düşündüren 'bakan' hikayeleriyle doludur.

Kendisine bağlı bazı kurumların ismini bile telaffuz edemeyeninden, bakanlığının alanıyla ilgili bir şeyler yapmak yerine yapmamaya gayret edenler, işleri bürokratlara havale ederek bulunduğu makamı daha çok gezmek-tozmak için kullananlar, Yüce Divanlık olanlar…

Birilerince yönetim sistemlerinin en iyisi olarak lanse edilmeye çalışılan Parlamenter Sistem'in kendisine has birçok gariplikleri vardı şüphesiz. Ancak bakanlıkların ehil olmayanlarca işgal edilebilmesi, belki de en vahim yanıydı.

Özellikle koalisyon dönemlerinde devletin işleyişi açısından oldukça önemli olan bu makamların liyakat, ehliyet ve hatta dürüstlük açısından uygun olmayan isimler tarafından işgallerinin adeta alışılmış hale gelmesi de, çok daha vahim bir durumdu şüphesiz.

İktidara hazırlıklı gelen ve hizmeti esas alan kadrolar döneminde ülkenin adeta sıçramalarla ilerlemesi, belki de bu yüzdendi. Bakanlıkların olabildiği kadar ehil ellere teslimi, kaçınılmaz olarak hizmeti ve bu da gelişmeyi getiriyordu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki 16 yıllık AK Parti döneminin en bariz vasıflarından birisi de, diğer bütün makamlar gibi bakanlıkların da ehil isimlerden oluşmasıydı şüphesiz. Dahası, durmadan çalışan bir Başbakan'ın ekibi olmaları sebebiyle, herkes ve bu arada bakanlar da hiç durmadan çalışıyor ve üretiyorlardı.

Bu hal, 'koşan, terleyen bir Cumhurbaşkanı olacağım' diyerek doğrudan doğruya halkın oylarıyla işbaşına gelen Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığında da devam etti. Partisiyle ilişkisini kesmeyen Cumhurbaşkanımızla birlikte bütün yönetim mekanizması, 'Halka hizmet, Hakk'a hizmettir' düsturu ile dur durak bilmeden çalışmalarını sürdürdü…

Nerden nereye…

Parlamenter Sistem'de en başarılı hizmetlerin verildiği tek parti dönemlerinin en uzun soluklusu olan AK Parti iktidarlarında, Türkiye 16 senede 3.5 kat büyüdü ve gelişti. Hem de 2013'ten beri karşı karşıya kaldığımız ülkemizi teslim almayı ya da zayıflatmayı hedefleyen alçakça saldırılara rağmen...

Türkiye şimdi Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi ile yeni bir aşamaya geçmiş durumda. Halkın oylarıyla seçilen ve doğrudan Yürütmenin başı olan Cumhurbaşkanı yani Başkan, sadece Meclis'ten ve kendi partisi içindeki milletvekillerinden değil, en önemli özellikleri konularını çok iyi bilmek olan binlerce kişi arasından seçti bakanlarını.

Cumhurbaşkanımızın Azerbaycan dönüşü uçakta yaptığı değerlendirmede, bakanların hepsinin konularını iyi bilen ve sahalarında en iyi şekilde hizmet edecek kişilerden seçildiğinin altını özellikle çizdi.

Cumhurbaşkanımızın yeni kabinesini oluşturan isimlerle ilgili değerlendirmelerini gazetenizden okuyabilirsiniz. Ama temel vurgusu şu idi: "Bu arkadaşlarımız dünyayı iyi tanıyorlar, dünya ile entegre olmakta bir sıkıntıları yok. En büyük özellikleri dürüstlükleridir, ehliyet ve liyakatleridir."

Kısa süre içerisinde oluşturulacak Bakan yardımcılıkları da dahil diğer kadrolar için belirlenecek isimler de belli ki aynı özelliklerde olacak...

Önündeki bütün engeller kaldırılmış olan Yürütme'nin, bağlı kurum ve kuruluşları ile, bütün mesaisini önümüzdeki 5 yıl için kendisine emanet edilen sahada en iyi gelişmeleri sağlamaya yönelmesi, bundan sonra işlerin çok daha güzel olacağının müjdesi.

Öyle gözüküyor ki, Eski Türkiye ile Yeni Türkiye arasındaki farklara işaret eden 'nerden nereye' sözünü bundan sonra daha sık kullanacağız, inşallah…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN