10 Ağustos 2018, Cuma

Farkında olmak…

Hayat, neşeli şarkılarda olduğu gibi olsaydı, her günümüz adeta bayram gibi olurdu herhalde. ama değil…

Hayat, kalın ansiklopediler ya da onların internet versiyonlarında yazıldığı gibi olsaydı, dünyadaki bütün ülkeler barış içerisinde yaşarlar, savaşlar olmadığı gibi açlık ve kıtlıktan da bahsedilmezdi…

Özellikle de uluslararası kuruluşların vizyon ve misyonlarının gerçek hayatta herhangi bir karşılığının olmaması, oldukça vahim bir durum.

21. Yüzyıl, bu hususta müspet bazı değişiklikler getireceğine, işleri daha da zorlaştırdı dense, yeri.

ABD'yi yönetenlerin son zamanlardaki açıklamaları, dünyanın nasıl döndüğü konusunda ciddi fikirler veriyor.

Birtakım uluslararası kuruluşların, anlaşmaların ötesinde, temelini güce bağlı dayatmaların oluşturduğu bir düzen hakim dünyada.

Bu duruma rıza göstermek ya da mümkün olduğunca karşı çıkmak tercihlerle alakalı. Esas mesele ise dünyanın mevcut yapının sürdürülebilir olup olmadığı.

ABD, petrol ya da doğalgazını hoşlanmadığı bir ülkeden alanlara 'almayın' diyor… İlgili devletlerin söz konusu ihtiyaçlarını nereden ve nasıl karşılayacağı konusuyla da, ilgilenmiyor.

Nükleer silahların yayılmasını önleme adı altında, yeni bazı ülkelerin bu silahlara ulaşmasını önlemek için çalışmalar var.

Haklı olan mı, güçlü olan mı…

Birileri sahipken, diğer ülkelerin neden sahip olamayacakları, önemli bir soru. Esas mesele ise, bu bahanenin bazı ülkelerin barışçıl nükleer enerjiye sahip olmalarını önlemek için mi kullanıldığı…

İran'la ilgili gelişmeler, bu konudaki şüpheleri doğruluyor.

Barışçıl nükleer enerjiye sahip olma çabasına mani olma girişimiyle yarın başkalarının ve bu arada Türkiye'nin de karşılaşıp karşılaşmayacağı, meçhul…

Hayatın özellikle de neşeli şarkılardaki gibi olmasını sağlayabilme şansımız yok, tamam.

Ancak kalın kalın kitaplarda yazan hususların tatbikinin sağlanması gerektiği çok açık. Çünkü metinlerde yazanların tatbiki konusundaki vurdumduymazlığın biraz sonrası, fiili olanların metinlere geçmesi.

Şimdilik metinlerde olsun haklı olanın güçlü olduğu yazarken, bu gidişle 'güçlü olanın haklı da olduğunu' birileri uluslararası metinlere de yerleştirmeye çalışabilirler yani..

Neler olup bittiğinin farkında olmak ve bu arada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki ülkemizin 'dikleşmeden dik durma' kararlılığını anlamak ve desteklemek, önemli…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN