08 Nisan 2020, Çarşamba

Dualı Millet…

Kelimenin tam manasıyla zor zamanlardayız ve olağanüstü günler yaşıyoruz. Sadece bizim için değil, istisnalar hariç hemen bütün dünya ülkeleri için geçerli bir durum bu.

Sıradan insanlar olarak alıştıklarımızdan geri kalmamız başlıca zorluğumuz. Tabii karşı karşıya olduğumuz çeşitli riskler ve en önemlisi de gidişatın seyri konusundaki belirsizlik gibi durumu daha da zorlaştıran unsurlar mevcut.

Normal halde evlerimizde geçireceğimiz bir ya da birkaç günü hepimiz çok istiyor olsak da, bu sürenin uzun ve belirsiz olması yanında hele mecburiyetten kaynaklanması, işin rengini değiştiriyor.

Sadece kendimiz, yakınlarımız, sevdiklerimiz için değil, ülke genelinde hayatını kaybeden, hastalanan ve hastalanma riski taşıyanlar ve dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşanan manzaralar da kaygılarımızı artıran hususlardan.

Yaşanan sürecin nasıl devam edeceği, ne gibi gelişmeler olacağı, normalleşme emarelerinin ne zaman belireceği ve nihayet normal hayatımıza ne zaman döneceğimiz, cevabının hepimizin merak ettiği sorular.

Ancak, gelişmeleri gün gün, hatta saat saat izleyip şartların gerektirdiği şekilde tedbirler alması gereken yöneticilerimizin işlerinin çok daha zor olduğunu da biliyoruz. Ülke genelinde cansiperane hizmet veren sağlık çalışanlarımızın karşı karşıya oldukları zorluklar belki bunun da ötesinde.

Bu süreci inşallah büyük sıkıntılarla karşılaşmak mecburiyetinde kalmadan atlattıktan sonra olup bitecekler belki daha da önemli. Bazılarının ait oldukları birtakım mihraklara hizmetin gereği olarak ve bazılarının da kötümserlikleri gereği alabildiğine olumsuz tablolar çizdikleri bir vasattayız.

ALÇAKLARA ALDIRMAYALIM!..
Öncelikle gelişmeleri mutlaka eleştirebilecek ve kötüye yorabilecek malzeme aramak niyetiyle ellerinde cımbız ve mercekle arayıp duranlara kulaklarımızı ve gözlerimizi kapatmamız çok önemli. Çünkü her şart altında bağlı oldukları mihrakların verdikleri emirlerin gereğini yerine getiren bir sürü alçak var. Bunların bütün niyetleri de insanımızın kafasını karıştırmak suretiyle paniğe sevk edebilmek…

Yeni tip korona virüse karşı hükümetimizin aldığı tedbirlerin dünya çapında takdir edildiğini biliyoruz…

Milletimizin tarih boyunca sıkıntılı dönemlerde gösterdiği mukavemet örnekleri de, geleceğe yönelik kaygılara kapılmaya gerek olmadığı konusunda rahatlatıcı bir husus. Son senelerde bizi yıkabilmek için ellerinden geleni yapan birtakım dış mihrakların korona sonrası günlerde daha çok kendi dertleri ile uğraşacakları gerçeğini de unutmamak gerekiyor tabii.

İşin hikmet babından söylenebilecek olan ise, birilerinin pek hoşlanmadıkları milletçe yardımsever oluşumuzun da korona günlerinde olduğu gibi sonrasında da bereket vesilesi olacağı gerçeği. Yıllardır dünya genelinde yaptığı ve yapmaya çalıştığı yardımlar sebebiyle sadece Müslümanlardan değil bütün mazlumlardan dua alan bir ülke Türkiye. Dualı bir milletiz yani…

Biraz özel bir bakış açısı olsa da, ülke olarak birçok sıkıntıdan başarı ile sıyrılışımızda mazlumlardan alınan bu duaların büyük payı olduğunu söylemek hiç de mübalağa değil.

Türkiye'de yaşayanlar olarak, bizleri yönetenlerin süreci takip ederek erkenden tedbirler almış olmaları yanında, gereken yenilerini de anında devreye almaları, şükretmemiz gereken hususlardan.

Yeni tip korona virüs salgını tehdidi sürecini başarı ile yürüten yöneticilerimizin tehlike sona erdikten sonra da gerekenleri yapacaklarına inanarak, bugünleri mümkün olan en az sıkıntı ile atlatabilmek için bize düşeni yapmaya devam…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA