Sesli dinlemek için tıklayınız.
14 Mayıs 2022, Cumartesi

Fatura!..

Birileri kanun/nizam tanımadan ne isterlerse yapabilmeleri ve söyleyebilmeleri, mevzuat gerektirse bile takibata uğramamaları gerektiği kanaatinde. Soruşturma filan başlatılırsa da netice olarak ceza almamaları gerek, onlara göre.

Ülkemizde demokrasi, hukuk, ifade ve basın özürlüğünün eksik olduğu hatta hiç olmadığına dair iddialarını, birkaç örneğe dayandırmaktan bıkmayan bir kesim var.

Bir dönem, adı artık ihanetle anılan Can Dündar'la ilgili gelişmeler üzerinden ahkam kesiyordu bu güruh ve açık ihanetini basın ve ifade hürriyeti kapsamında yorumluyorlardı. Dündar'ın yaptığının, şu anda sığındığı ülke de dahil olmak üzere batılı ülkelerde affedilmez bir suç olduğunu bilerek hem de…

BBC'de ihaneti savunmaya kalktığında, program sunucusunun Can Dündar'a söylediği, 'bunu burada ya da başka batılı ülkelerde yapsaydınız başınıza çok daha ağır şeyler gelirdi' sözlerini ve dahasını merak eden, arşivlere bakabilir.

Yakın zamanda vatandaşı bulunduğu devlet aleyhine bazı dış mihraklarla ve CİA ajanı olduğu açıkça bilinen isimlerle netameli ilişkilere girmekten çekinmeyen Osman Kavala'yı diline pelesenk etti bu güruh. Belli ki bundan böyle de Canan Kaftancıoğlu ile ilgilenecekler.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'na mahkemece verilen cezanın Yargıtay'da onanması ile alakalı olarak haksız, hukuksuz, kanunsuz gibi birtakım nitelemelerde bulunanlar, bütün bunların teknik olarak herhangi bir anlamı olmadığını biliyorlar tabii olarak.

Yerel mahkeme ve ardından Yargıtay aşamasından geçmiş bir kararla alakalı olarak yapılacak ne varsa tabii ki yapacaklardır. Ancak gönderilen mesajların tarihi ve benzeri teknik konuların zaman aşımı kapsamında olup olmadığının, yerel mahkeme ve Yargıtay'da zaten dikkate alındığını unutmamaları iyi olur.

Kaftancıoğlu'nun mesajlarının hedefi oldukları halde bugünlerde kendisini destekleyenler de, ilgilinin vaktiyle gönderdiği mesajlar konusunda herhangi bir pişmanlık göstermediğini, bilakis aynı şeyleri halen savunduğunu unutmamalı…

Bu ülkenin bir vatandaşı olarak, soykırım iddiaları ile ilgili olarak Ermenileri bile geride bırakan fütursuz mesajlar gönderen birisinden bahsettiğimizi ve konunun tarihle ilgisini anlamak için, Avrupa ülkelerinin bazılarının soykırımı yalanlamayı suç saydıklarını hatırlatmak gerek…

Kimsenin aldığı cezaya sevinecek halimiz yok tabii olarak. Ancak, şımarık çocuklar gibi davranarak hemen her değeri alaşağı etmek için uğraşıp duranlara dur denilmesi gereken noktalar olduğunu da unutmamalıyız herhalde.

'Hepimiz eşitiz ama bazıları çok daha eşit olup, canlarının her istediğini yapmak ve söylemek özgürlüklerine sahiptirler' diye düşünen ve bunu savunanlar, olabilir.

Ancak milletimizin milli ve manevi değerleri yanında devleti de hedef alan pervasız mesajların bir faturası olduğu da unutulmamalı…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA