16 Temmuz 2009, Perşembe

Rehber rüyalar 1

Sevgili Rüya Dostları... Bana sıklıkla sorduğunuz sorulara genel olarak cevap veriyorum. Faydalı olmasını umarım...
Rehber rüyaların bildiğimiz rüya türlerinden farkı nedir?
Bu fark rüyaların kendisinden kaynaklanmıyor. Rüyaların tümünün aslında yol gösterici işaretler olduğuna inanmamdan kaynaklanıyor. Bizim tekamülümüz için bilinçaltımızın ve evrensel bilincin bize ulaştırmaya çalıştığı işaretler rüyalarımız.
Bu konularda nereden bilgi alabiliriz?
Bu konuda bir üniversite yok tabii ki. Ancak sezgileri açık insanlar kendi rüyalarına derinden ilgi duyuyorlar. Ben de bunlardan biriyim. Daha da ötesi rüyaların dili ile ilgili giderek gelişen bir yeteneğe sahip olduğumu fark ettim. Buna rüyayı yorumlamak değil de rüyanın içine girip onu okumak diyebiliriz belki de. Bazen rüyayı yorumlarken rüyayı görenin anlatmayı unuttuğu detayları ona hatırlattığım oluyor mesela. Bu durumda hem ben hem de o kişi şaşırıyoruz.
Rüya yorumlamak öğrenilebilir bir şey değil mi yani?
Tabii ki sezgiler de öğrenilebilir yeteneklerdir. Ben hiçbir şeyin hak edilmeden elde edilmeyeceğine inanıyorum. Bu konu da bir eğitim ve süreç işidir. Ben de bu konuda eğitimler yapıyorum zaten. Semboller ve onların nasıl yorumlanacağıyla ilgili bir model var tabii ki.
Yani şu rüya kitaplarındaki klasik semboller işe yarıyor yani?
Rüyalar tamamen kişiye özeldir. Tıpkı parmak izi gibi. Ben rüyamda at gördüğümde farklı bir yorum yapılır, siz gördüğünüzde farklı. Hatta rüya bir bütündür. Gördüğünüz diğer şeylerle birlikte bir anlam ifade eder. Hatta gördüğünüz diğer rüyalarla birlikte düşünülerek yorumlanmalıdır.
Peki ya kabuslar?
Her rüya anlamlıdır ve bize yol gösterir. Kabus dediğiniz rüyalara dönüp incelediğinizde onların da çok faydalı mesajlar taşıdığını görürüsünüz. Genç bir adam rüyasında sürekli bir köpeğin onu rahatsız ettiğini görüyordu. Köpek ona saldırıyor, o da panik içinde kaçıyordu. Tam bir kabustu onun için. Giderek rüyalarındaki köpek daha da irileşmeye başlamıştı. Ona köpekten kaçmamasını söyledim. Dönüp köpeğe ne istediğini sormasını tavsiye ettim. Bir sonraki rüyada köpek babası oluvermişti. Daha sonra bu genç adamın uzun süre babasıyla küs olduğunu ve ailesinden ayrı yaşadığını öğrendim. Bu rüyadan sonra o başka bir şehirde yaşayan babasını görmeye gitmiş ve onunla barışmıştı. Böylece kabus, bir rehber rüyaya dönüşmüştü.
Kendi duygularımıza ne kadar yabancılaşırsak rüyamız o kadar ürkütücü olur. Tıpkı uyanık yaşamda olduğu gibi. Kendimize ne kadar yabancılaşırsak hayatımız sorunlarla dolar. Bilinçaltı süreçlerimizden koptuğumuz oranda sorunlar içinden çıkılmaz bir hale gelir.
Yani rüyalar bize yapmamız gereken şeyleri mi söylüyorlar?
Bir anlamda bizim kör noktamızı çok sanatlı bir biçimde bize gösteririler. Bir ressam rüyasını anlatmıştı bana. "Yedi katlı bir binayı aynı anda görüyorum. Orada kendimi oradan oraya koşturarak çalışırken görüyorum. Her kattaki ben ayrı bir proje peşinde. Ve bir adam elinde kamçı onları çalıştırıyor. Tabii ki o kamçılı adam da benim" Ona aynı anda bir çok işe kalkıştığını fakat bunları yaparken sürekli kendini insafsızca eleştirdiğini söyledim. Bu yüzden de o kadar çeşitli işlere kalkıştığı, çok da başarılı olduğu halde maddi ve manevi olarak istediği noktaya gelememiş olduğunu söyledim. Gerçekten bu onun bütün hayatı boyunca yaşadığı bir kısır döngüydü ve büyük bir ihtimalle kafasının içinde onu sürekli eleştiren bir ebeveynin sesine göre davranıyordu. Kamçılı adam bu tarafıydı onun.
BİZE ULAŞIN