25 Temmuz 2009, Cumartesi

Gece karanlığında tek başınayım

* Işık Hanım, rüyamda bilmediğim bir köydeyim. Bir dere kenarında yüzlerce insanla beraber esir kampında tutuluyoruz. Etrafımız çitlerle örülü. Tutsak olan insanların hepsinin çok iyi insanlar olduğunu hissediyorum. Beş erkek koruma var. Görünümleri hoş değil, ürkütücüler. Bir süre sonra toplu katliam yapmaya başlıyor. Çoğu insan yakılarak ve kılıçtan geçirilerek öldürülüyor. Rüyada olduğumu ve bunun geçmiş yaşantılarıma ait bir bilgi olduğunu hissediyorum. Rüyamı ve kendimi uzaktan izliyorum. İçlerinden bir tek ben suyu geçerek tepelere doğru kaçabiliyorum. Arkamdan av köpekleri geliyor. O sırada o beş erkekten uzun saçlı olan kahkahalarla bana hiçbir yere kaçamayacağımı, bunu denememin bile manasız olduğunu söylüyor. Buna karşın arkamdan gelen köpekleri taşlarla korkutarak kaçırmayı başarıyorum. Gece karanlığında tek başıma bir süre kalıyorum. Tek düşündüğüm şey eşimin esir kampında kaldığı. Benim kaçıp kurtulmamın hiçbir anlamı olmadığına karar vererek geri dönüyorum. O sırada kendimi esir tutulduğum kişilerin evinde buluyorum. Koltuğun arkasına saklanıyorum. Evde dolaşan beş kişinin ancak Tanrı'nın bir mucizesi olursa beni görmeyeceğine inanıyorum. Nitekim bir süre görmüyorlar da. Daha sonra içlerinden biri gözüne bağladığı bir kurdele ile beni görmeyi başarıyor. Benim tek korkum o erkeklerden birinin beni taciz etmesi. Ama daha sonra görüyorum ki, o kişiler salonda eşime tacizde bulunuyor ama eşim bu durumdan çok memnun. Rüyadan uyanıyorum, korku ve dehşet içindeyim. Saatin 5 olduğunu fark ediyor ve rüya günlüğüme rüyamı yazıyorum. Rüyamın henüz bitmediğini ve devamını görmeyi seçiyorum. Bu kez yüzlerce insanla beraber yemyeşil bir alandayız. Ve yine o beş kişi orada. Etrafta oradan kaçmak için hiçbir engel olmadığı halde kaçmanın olanaksız olduğunu hissediyorum. Sabah saat 7'de ikinci kez uyanıyorum. Rüyanın sonunu görebilmek için son bir kez niyet ederek uykuya dalıyorum. Bu kez eşimle birlikte o alandan çıkıp, denize atlayarak beyaz bir tekneye çıkıyoruz. Eşim masmavi bir kıyafet giyiyor ve bir dalgıç gözlüğü takıyor. Bana "Beni kurtarmaktan vazgeç. Çünkü ben senin bilmediğin varlıklar tarafından yönetiliyorum, bu bir teslimiyet" diyor. (Adı saklı)

Sevgili Rüya Dostu, ilk rüyanız bizim geçmiş yaşam rüyası dediğimiz türden. Genelde bu rüyalardan sonra uyanık yaşamımızda inanılmaz bir huzur duygusu olur. Geçmiş yaşamımızdan getirdiğimiz olumsuz inançlardan arınmış, yüklerimizi bırakmış oluruz. Bu rüyalar şimdiki yaşamımıza ışık tutarlar. Rüyanın devamı ise hayata geçirmeniz gereken kararları, eylemleri gösteriyor. Her varlığın kendine göre bir tekamül yolu vardır. Değiştirmeye çalışmak daha çok karşı tarafın bize tepki vermesine sebep olur. Yapmanız gerken ilk şey, çevrenizdeki insanların seçimlerine karışmamak. İkincisi, değişmeyen insanları anlayış ve sevgiyle kucaklamak. Eğer herhangi bir sorunuzun ya da rahatsızlığınızın geçmiş yaşamdan kaynaklanıp kaynaklanmadığını bilmek isterseniz yatmadan önce birkaç kez aşağıdaki metni okuyun. Rüya adımlarını uygulayın. Niyetinizi açıkça ifade edin. "Rüyalarımda zamanda geri giderek bütün geçmiş yaşamlarımın kayıtlarının bulunduğu dev bir kütüphaneye gideceğim. Orada bütün anıların saklı olduğu bir üzerinde adım yazılı olan bir merkez var ve ben kolaylıkla oraya ulaşacağım. Rüyalarımda bu yolculuk ve bilgilenme süreci çok kolay olacak. Niyetimi ve sorumu hep aklımda tutarak uyuyorum. Geçmişin ışıklı anılarında yer etmiş olan her detayı ihtiyacım olduğunda olduğunda öğrenmek için rüyalarımdan yararlanıyorum. Bu anın keyfini çıkarıyorum. Gördüğüm her detayı rahatlıkla hatırlayacağımı biliyorum. Orada yolculuk sırasında ben hep gözlemci durumunda kalacağım. Üzüntü, keder ya da sevinç her neyse bütün bunların gerisindeki anlamı çözmek için. Hayatımın döngülerinin nedenini anlamış olarak. Her defasında adım adım... Keyifli bir tanışma yolculuğu... Ben ve geçmiş hayatlarım orada... Şimdi kendimi uykunun güvenli ellerline teslim ediyorum ve soruma cevap alacağım döneme gidiyorum."
BİZE ULAŞIN