27 Ocak 2010, Çarşamba

Çanak tutanlar çok mu masum?

Türkiye'deki darbe tartışmalarının geldiği nokta, oldukça sevindirici. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, yakıştırmalardan "hicap duyduğuna" göre, "darbeci" ifadesi için şu tespiti yapmak mümkün:
- Darbecilik artık Türkiye'de son derece ayıp, çirkin ve utanılması gereken bir durum!
Meydanlarında zaman zaman pankartlar açılarak "darbe çağrıları" yapılan bir ülke için önemli bir aşama!
Tartışmalar ise faklı bir boyutta sürüyor...
Genelkurmay, belli çevrelerin Ordu'yu yıpratmaya çalıştığı görüşünde. Genelkurmay Başkanı soruyor:
- Bizim askerimiz Allah, Allah diye taarruz ediyor. Allah, Allah diyen asker cami mi bombalar?
Bazı yazarlar da cevap veriyor: "Hücumda Allah, Allah. Yüksek Askeri Şura'da ise yallah." Çekişme devam edip gidiyor...
***

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un sorduğu soru doğru. Türk askerinin cami bombalamayı düşüneceğine inanmak oldukça zor. Bizim askerimiz cami bombalamaz.
Bombalamaz, ama büyük çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede, "cami bombalanması" senaryolaştırılmaz, oyun da olsa kağıt üzerine yazılmaz!
Yazılırsa da...
Sonuç bu noktaya kadar gelir!
Genelkurmay Başkanı, askerin camiye bomba atacağını düşünenleri "vicdansızlıkla" suçlarken, olayın bu yönünü de değerlendirmek durumunda.
Sözün özü:
Siviller içinde "vicdansızlık yapanlar" varsa, askerin içinde de buna "zemin hazırlayanlar" var!
***

Şimdi, eğri oturup doğru konuşalım...
Bu ülkede bazı paşalar çıkıp, irticanın arttığına dair örnekler verirken, toplu halde namaz kılan insanları göstermediler mi?
Başörtüsüne karşı en sert tepki askeri cenahtan gelmedi mi?
28 Şubat sürecinde Genelkurmay Genel Sekreterliği'nce, başlangıçta bizim de içinde bulunduğumuz gazetecilere yemekler verilip, bazı çevrelerin "kafalarının kırılması gerektiğinden" söz edilmedi mi? O günlerde bütün Müslüman insanlar aynı kefeye konulup, tartılmadı mı?
Bundan birkaç sene öncesine kadar cami avlularında toplanan rütbeliler, şehitlerin cenaze namazlarında saf tutmaktan kaçınmıyorlar mıydı? "İrticacı" diye mütedeyyin insanları son derece rahatsız eden açıklamalar yapılmadı mı?
Ordunun içinden bir generalimiz çıkıp, İstiklal Marşımızın yazarı Mehmet Akif Ersoy'u yerden yere vurmadı mı? Akif tarafından yazılan ve başka bir ismin aynı ruhla kaleme alması imkanı bulunmayan "Çanakkale Şehitleri" ayaklar altına alınmadı mı? O generalimiz, "Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi / Bedr'in arslanları ancak bu kadar şanlı idi" mısralarına saldırmadı mı:
- Çanakkale Savaşı ile Bedr Savaşı nasıl bir tutulabilir? Çanakkale ile Bedr'i ancak Mehmet Akif gibi İslamcı kafalar karşılaştırabilir.
Daha onlarca benzer örnek vermek mümkün...
***

Genelkurmay Başkanı, herkesin geçmişte yaşanan olaylardan gerekli dersleri çıkardığından bahsetmişti...
Bence, biraz daha düşünülmeli, yeni dersler de çıkarılmalı!
Eğer bugün Silahlı Kuvvetler düşmanlarının menfi propagandası etkili oluyorsa... Eğer bugün, askerin cami bombalayacağı ileri sürülüp, buna inananlar çıkabiliyorsa... TSK sıkıntı içine düşüyorsa...
Bunda, bazı üst rütbelilerimizin verdikleri görüntünün hiç mi etkisi yok? Bu düşüncelerin yayılmasına TSK içinde çanak tutanlar çok mu masum?


BİZE ULAŞIN