27 Ocak 2010, Çarşamba

İstemezük familyası

Başbakan Erdoğan'ın, AK Parti grubunda iki kez "Çok kritik bir süreçten geçiyoruz" uyarısı yapması üzerinde dikkatle durmak ve bazı çevrelerin oynamaya başladığı yeni oyunları iyi değerlendirmek gerekiyor.
Erdoğan'ın anayasa değişikliği için referandum düğmesine basması bazı kesimlerde büyük panik yarattı. Anayasa değişikliği için referandum, iç çekişmelerden biran evvel kurtulup ülkenin acil çözüm bekleyen sorunları üzerinde yoğunlaşmayı sağlayacaktır.
Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, 367 krizini bir açıklama ile başlatmıştı. 2007 yılında Cumhurbaşkanlığı seçim turları '367 krizi' ile başladı. CHP sorunu Anayasa Mahkemesi'ne götürdü. Mahkeme, 'Oylamada 367 aranır' şeklinde bir karar üretti, ortalık toz duman oldu.
Bu kriz nasıl aşıldı?
Türk milleti, 367 krizini bir referandumla aştı.
Türkiye yeni referanduma hazırlanırken,367 krizinin mimarı Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun Balıkesir'de yaptığı tuhaf açıklama bir yeni krizin işaret fişeklerini attı.
Kanadoğlu, "Hükümet bir Anayasa değişikliğine girişirse, önceki deneyimlerde de olduğu gibi zaten Anayasa Mahkemesi değişikliği iptal edecektir. Anayasa Mahkemesi halk oylamasına gitmeden bitirir bunu. Onun için yapamaz diyorum" iddiasında bulundu.

Yeni krizin kodları

Başbakan hazırlanmakta olan yeni krizin kodlarını ortaya koyarak, milli irade çıkışını yaptı: ''Daha Anayasa söylemi gündeme gelir gelmez malum çevreler bir anda ayağa fırlıyor. Çünkü bunlar istemezük familyasının mensupları. Akıl daneleri de kuyruklarına takılıyor ve kervanda yer alıyor. 367 garabetinin mimarları yeni senaryosunun peşinde'' CHP genel Başkanı Baykal bir gazeteye verdiği demeçte, "Gözü kara giderlerse görevimizi yaparız" diyor.
Baykal: "Referandum yasasının çıkışına bakarsanız bu konuda ciddi hazırlık içinde oldukları anlaşılıyor, ama ben onların düşündükleri anayasa değişikliğinin iç yüzünün Türkiye'de hızla anlaşılacağını ve Türkiye'nin buna ciddi bir tepki göstereceğini düşünüyorum.
Umarım sağduyu hâkim olur, AKP'nin içinden aklı başında milletvekilleri çıkar da 'Türkiye'yi germeyelim, gereği yok' derler.'' Baykal'ın, "Ne tür bir gerilim öngörüyorsunuz?" sorusuna, "Bunlar gözü kara giderse hepimiz görevimizi yapacağız, ona da hiç şüphe yok. AKP, o noktada evdeki bulgurdan olur mu, olmaz mı göreceğiz. Böyle bir referandum her sonuca açık bir olasılıktır" demesi ne manaya geliyor? Halka gitmek, ne zamandan beri gerilim?

Demokrasi için kritik süreç

Türkiye, muhtemelen Mayıs ayında anayasa değişiklikleri için referanduma gidiyor.
Başbakan kararlı olduğunu gösteriyor: "Biz Türkiye'nin selameti için demokratik hukuk sistemimiz için risk alıyoruz. Milli iradeyi alan herkes aynı sorumluluk duygusu ile hareket etmeli. Demokrasiye sahip çıkılmalı. Türkiye'nin hukukunu koruyamayanlar kendi hukuklarını koruyamazlar."

Statüko bitecek

Başbakan dikkati çekiyor: "Demokrasimiz adına çok kritik bir süreçten geçiyor. Türkiye değişecek mi, yoksa böyle gelmiş böyle gider diyerek statükonun esiri mi olacağız? Biz değişimden, statükonun değişmesinden, gelişmiş bir hukuk sisteminden daha çok demokrasi ve özgürlükten yanayız. Türkiye'nin elbisesinin dar olduğunu görüyoruz. Bu ülkenin ufkunu açmaktan yanayız. Türkiye kazanacaksa biz kaybetmeye hazırız. Önemli olan bizim alacağımız oy değil, bu ülkenin kazanacaklarıdır."
Tarihi bir dönemece gidiyoruz. Türk milleti tarihi kararlarından birisini daha verecek, "Türkiye değişsin'' diyerek, sürece el koyacaktır.
BİZE ULAŞIN