31 Ocak 2010, Pazar

Türkiye'nin değişim mühendisleri

Yurtta önüne geçilmesi mümkün olmayan değişimin yönünü önceden hissedip, toplumun önündeki engelleri kaldıran ve hem mesleklerine hem de ülkeye "vizyon" açan kişilere zamanımızda "değişim mühendisi" deniliyor. Değişim mühendisliği, performansta büyük bir atılım sağlamak ve büyük çıkışlar yapmak demektir. Değişim mühendisliği, eskimiş kuralları ve temel varsayımları saptama ve bir yana atma, var olan güzelleri koruma, işe beyaz bir sayfayla başlayıp iş yapma şeklini yeniden icat etmektir.
1946 yılında, çok partili demokratik hayata girdikten sonra, üç köklü değişim dönemi yaşadık ve yaşıyoruz. Adnan Menderes, Turgut Özal, Tayyip Erdoğan dönemlerinde yaşanan radikal gelişmeler tarih sayfalarında yerini aldı.
Türkiye'de toplumsal değişim sürecinin yönü ve hızı, toplumla siyasi liderin kurmuş olduğu ilişkiye göre ortaya çıkmaktadır. Modernleşme sürecinde toplumun aldığı tavır, liderle kurduğu ilişkiye göre biçimlenmektedir.
Toplum, liderle bu ilişkiyi kurduktan sonra değişimin taşıyıcısı olan liderin sınıfsal kökenlerine bakmaksızın gösterdiği istikametten gidebilmektedir. Türkiye'nin yakın siyasi tarihine bakıldığında modernleşme sürecinde büyük bir atılımın gerçekleştiği dönemlerin, bu liderlerin iktidar yılları, toplumun da değişim sürecine katkı sunarak modernleşme skalasında sıçrama yapıldığı yıllar olarak görülmektedir.

MENDERES-ÖZAL

Demokrat Parti döneminde Menderes'le yakın ilişki kuran toplum, yapılan yenilikleri kabullenerek değişime kapalı bir toplum olmadığını gösterir. Yenileşme ve modernleşme toplum tarafından büyük bir katılımla karşılanır. Özal dönemi, yeni bir kentleşme ve iletişim sürecinin başlangıcı olarak görülmektedir.
Erdoğan'la yaşanan radikal bir zihniyet değişimidir. Türkiye, tarihinin en hızlı siyasal, ekonomik, toplumsal gelişim dönemlerinden birini yaşıyor. 2007 seçimlerinde Erdoğan'ın yüzde 47 oyla tekrar iktidar olması, Çankaya'ya Abdullah Gül'ün çıkması, siyasetteki köklü değişikliğin sinyallerini vermişti. Artık oyun daha farklı oynanmaya başladı. İktidar muktedir olduğunu gösteriyor, temel meselelerde son sözü söylüyor.

SİYASİ AKTÖRLER

Devletçi, otorite yanlısı yapıdan uzaklaşıyor, çağdaş demokrat, liberal, ülkenin menfaatlerine uygun, çok yönlü, halkın yanında halkla beraber bir dönüşümden geçiyoruz. Bu değişim 'Yeni Türkiye' olarak adlandırılıyor. Zamanın ruhu bu. Günlük politikayı ve gündemdeki siyasi aktörleri değerlendirirken, işte bu kriterlere bakmak gerekiyor... Türkiye'de kimler değişimi doğru okumaktadır? Eski söylemlerle karşımıza çıkanlar kimdir? Eski egemenler sinirleniyorlar, kolay kabul etmeyecekler ama eski dünya geri gelmeyecek. Zamanın değişim ruhunu iyi okuyanlar kazanacak.
BİZE ULAŞIN