19 Nisan 2012, Perşembe

Erbakan'a söyledim

"28 Şubat post modern darbesinin arkasında, Amerikaİsrail nasıl yer aldı? tartışması yeni boyutlar kazanıyor. "Hudson darbe toplantıları" ile tanıdığımız Prof. Henry Barkey'in bir açıklaması, 28 Şubat'ın derinliklerine inmemizi sağlayacak özellikler gösteriyor.
Derin Amerika'lı Prof. Barkey diyor ki, "28 Şubat'tan sonra Amerika'da Pentagon'un yedinci katında toplantı yaptık.
Toplantı, ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright'ı bilgilendirme amacıyla yapıldı.
Amerika darbe yapacaksa bu şekilde yapmaz. Yani oturup böyle dışarıdan gelen insanlarla 'aman, darbe planlayacağız', şaka mı bu? Koskoca Amerikan devleti bu...'' Prof. Barkey, koskoca Amerikan devletinin nasıl darbe yapacağını biliyor. Herhalde bir gün, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül darbelerinin nasıl planlandığını anlatır.
28 Şubat darbesinin arkasında Derin Amerika ve İsrail'in olduğunu gösteren o kadar açık işaretler var ki.
Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı darbeden önce üç gün önce İsrail'de ne yapıyordu? Çevik Bir, 28 Şubat sonrası, Nisan ayında İsrail'de ne yapıyordu?
Mit eski Daire Başkanı Prof. Dr. Mahir Kaynak
, 28 Şubat'ın arkasındaki Amerika ve İsrail'i aylar önce bize anlattı, yazdık.
Uluslararası stratejist Prof. Dr. Mahir Kaynak, 28 Şubat'ın arka planını tekrar anlattı: Rahmetli Erbakan Hoca, Amerika ve İsrail'e karşıydı. Hatta Amerika ile mücadele edeceğini söylüyor ve bu mücadelede İslam alemini birleştirmek istiyordu. Bunu söylerseniz tabii öbür taraf da size karşı bir tavır alır. Hatta o tarihlerde şunu söyledim, Sayın Erbakan dedim gücün yetecek mi?
Erbakan Almanya ile işbirliği içerisindeydi. Onlar da Avrupa'yı temsil ediyordu. ABD ve İsrail de bu iktidarı devirmek istedi.
Hatta o dönemde Refah Partisi'nin yanına Doğru Yol'un katılması aslında bu hareketi kontrol etmek amacına yöneliktir. Yoksa bu bir ortaklık değildir. Doğru Yol Partisi olmadan önce Refah Partisi ve Anavatan Partisi kurmak üzere kararlaştırdılar. Son anda birileri müdahale etti.

28 ŞUBAT VE GÜNEYDOĞU
"28 Şubat'ın bir başka görevi Kürt sorununun barışçı yolla çözülmesini engellemekti"
diyen Prof. Dr.
Kaynak, günümüzde de devam eden olayların perde arkasını yorumladı: "Bu konuda iki farklı proje vardı. AB, Türkiye'nin Güneydoğusu'nu kaybetmesini istiyordu. Böylece Türkiye homojen, gelir düzeyi daha yüksek, iç sorunu olmayan hale gelecek ve AB içine alındığında ağırlığı da azalmış olacaktı. Kürtler Kuzey Irak'la birleşecek ve o zaman hayatta olan Saddam aracılığı ile AB'nin kontrolüne girecekti. ABD bu projeye karşıydı ve Irak'ın işgali bu projeyi bozdu.
Bazıları ABD'nin Irak'ta başarısızlığa uğradığını düşünüyor. Başarı hedefe ulaşılıp ulaşmamakla çözülür. ABD'nin hedefi Irak'a demokrasi getirmek değildi ve tam bir başarıya ulaştı. O da Kürt kimliğinin tanınmasını ve bu yapının Türkiye ile birlikte hareket etmesini planlıyordu.
Bu, Türkiye'ye olan sempatisinden değil, kendisi ile rekabet edebilecek bir güç odağı olmak isteyen AB'nin enerji kaynaklarını kontrol etmek istemesindendi. Bazıları ABD'nin Kürt sorununda tutarsız davrandığını düşünüyor. Oysa bu konuda da hedefine ulaşıyor.
Yani Kürt kimliğinin kabulünü sağlıyor ama bağımsız olmalarını istemiyor."

BARZANİ'NİN GELİŞİ

Mahir Hocam, Kürt lider Barzani geliyor, neler oluyor? sorumu, "Irak Cumhurbaşkanı yardımcısı Haşimi geldi, Barzani geliyor. Sünni ve Kürt kesim, Türkiye ile beraber.
Türkiye'nin hinterlandı planlanıyor.
Söylediklerim tek tek oluyor.
Türkiye, Ortadoğu'ya odaklanıyor.
Bu entegrasyon ile etkinlik alanlarımız, yeni sınırlara açılıyor'' diyerek cevapladı.

SONUÇ:

Mahir Kaynak hocama göre, "Tek bir ABD yok. İki farklı güç bir yapı içinde yer alıyor. Bu iki güç bazen beraber oluyor, bazen birbiriyle rekabet içinde bulunuyor. Bu iki gücün birisi Küresel Sermaye ve bunlar Avrupa ile birlikte hareket ediyor, diğeri ulus devlet, STRATEJİK işbirliği içinde adımlarını geliştiriyor.''
Yeniden tarih yazılıyor. Türkiye, 100 yıl önce kaybettiği coğrafyaya barikatları adım adım aşarak giriyor.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN