27 Nisan 2012, Cuma

Silahsız kuvvetler

28 Şubat sürecinde, seçimle iktidara gelen merhum Erbakan Hükümetini çekilmeye zorlamak için askerlerin pilotluğunda, medyanın öncülüğünde dernek ve sendikalar harekete geçirilmiş, TÜSİAD, Yargı ve üniversitelerin bazı kanatları ağırlıklı rol almıştı. Asker dışında kalanlar 'silahsız kuvvetler' olarak adlandırılıyordu.
Silahsız Kuvvetler, Askerî müdahalenin aktif isimlerinden Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya'nın literatüre kazandırdığı bir ifade. Bu ifade, 28 Şubat döneminin Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ün köşesinden duyurulmuştu.
Türkiye İşverenler Sendikası Konfederasyonu (TİSK), Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK- İŞ) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) 28 Şubat sürecinin silahsız kuvvetlerinin 5'li Çete'si olarak biliniyor. 28 Şubat post modern darbe soruşturmaları nereye kadar gidecekse gidecek.
Ve bu bağlamda, sürecin aktörleri arasında yer alan, silahsız kuvvetlerden 5'li Çete'nin de neler yaptığı da gözler önüne serilecek.
Hatırlayalım... "Sivil toplum kuruluşu" denilen bu önemli kuruluşların 28 Şubat sürecindeki Başkanları Refik Baydur, Derviş Günday, Fuat Miras, Bayram Meral ve Rıdvan Budak,sivil siyasete karşı yapılan darbenin 'sivil' ayağını oluşturmuştu. İşin püf noktalarından birisi de bu noktada görünüyor.
Daha sonra, beşli çete'nin üç başkanı Bayram Meral ve Derviş Günday, CHP'den, Rıdvan Budak DSP'den milletvekili oldu.
Bir darbenin arkasında yer alan, silahsız kuvvetlerin üç başkanının demokrat sol-sosyal demokrat parti olduklarını söyleyen, CHP ve DSP'den milletvekili olmaları demokrasi ile ne kadar bağdaşır? tekrar düşünmekte yarar var.
Bu, CHP'nin darbeler karşısında nerede durduğunu daha net göstermiyor mu?
Darbeye götürülen Türkiye'de 1997 yılı içinde beşli çete ne yapmış? 5 Ocak:
Türk-İş Başkanı Bayram Meral. Hükümete uyarı mitingi düzenledi. 26 Şubat: Bayram Meral, Rıdvan Budak, Derviş Günday, rejime yönelik tehditlere karşı güç birliği kararı aldı.
Bu tarihleri çoğaltmak mümkün.
Süreçte, TÜSİAD'ın etkili faaliyetleri de bir başka yazı konusudur.
SONUÇ:
28 Şubat soruşturmasında, adaletin yerini bulması, kimlerin etkili olduğunun ortaya çıkması halkımız tarafından isteniyor. Bu soruşturmanın, demokrasinin ilerlemesine, militarizmle mücadele kültürünün öğrenilmesine ve örgütlenmesine vesile olmasını temenni ediyoruz.


BİZE ULAŞIN