26 Ekim 2012, Cuma

Galataport'ta yedi yıl kaybetmeye değer miydi?

Türk toplumuna yakışmayan huylar son yıllarda daha göze batar hale geldi. İyi olana karşı çıkmak, engellemek, yapıcı değil yıkıcı olmak, başarıya gidenin önünü kesmek gibi, bize yakışmayan tutum ve davranışlar, bazı örgütlerin, derneklerin, kişilerin enstrümanı haline döndü.
Etrafımızda o kadar çok böyle her şeye karşı olan insanlar var ki her yerde yaşamın her alanında, işyerinde, gazete köşelerinde, televizyon yorumlarında, arkadaş çevresinde, kısaca yaşamın her kenarında bakın etrafınıza muhakkak "Yapıcı değil yıkıcı'' diyebileceğiniz çok insan var.
Muhalefete bakıyorsunuz, yapıcılıktan çok yıkıcılık ağırlıkta. Yapılan iyi işlere (evet) demekten kaçınıyorlar.
Bazı kuruluşlarımız da engel olanlara adeta davet çıkarıyor.
İhaleyi durdurma, işi geciktirme peşinde koşanlara yeşil ışık yakıyor.
Bu girişi neden yaptım?
2005 yılında hazırlanan Galataport, Haydarpaşa Port, Alsancakport gibi İstanbul ve İzmir'e büyük değer kazandıracak projeleri yıllar geçti, hala devreye sokamadık.
İhaleleri iptal ettirmek sanki bazı grup ve kişilerin silahı.
Hükümet, ancak önceki gün, Türkiye'nin en önemli, İstanbul'un tek kurvaziyer limanı olan ve Galataport olarak bilinen İstanbul Salıpazarı Limanı yeni imar planını onaylandı ve kararı Resmi Gazete'de yayımlayabildi.
Aradan 7 yıl geçti. Kim verecek bu geçen yıllarda kaybettiğimiz değerlerin hesabını? Karşı çıkanlara, engelleyenlere sesleniyorum. Ne geçti elinize?
Kaybeden Türkiye oldu. Büyük projelerin önünü kesmenin kime faydası oldu?
Binlerce insan, dev gemiler İstanbul'a geliyor. Yanaşacak yer bulamıyor. Her seferinde binlerce yolcu getiren dev gemileri yan yana dizecek, ağırlayacak bir liman kompleksimiz yok.
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Başaran Ulusoy, aylardır didiniyor, konuşuyor: "İstanbul bir markadır. Şehrin daha fazla otele ve dördüncü havalimanına da ihtiyacı var. Yılda 1 milyon zengin turist İstanbul'a deniz yoluyla geliyor. Karaköy'e 3 tane gemi yanaşamıyor. Daha fazla limana ihtiyacımız var. Ataköy, Zeytinburnu, Haydarpaşa ve Galata'da liman hemen yapılmalıdır."
Hükümet, 7 yıl önce denizdeki gelişmeleri görmüş, projeleri hazırlamış, ne yazık ki yıkıcılar, engelciler işin durmasını sağlamışlardır.

GERÇEKLER

Günümüzde artan turizm talebi içerisinde özellikle kurvaziyer gemilerle yapılan turizm, giderek artan ölçüde talep görmektedir.
Kurvaziyer turizminin dünyadaki geçmişi aslında 1800'lü yılların ortalarına kadar uzanır. Bu tarihlerde ABD ile Avrupa arasında seyahat edecek zengin kişileri taşıma amaçlı yolcu gemileri çalışmaya başlamıştı.
Daha sonra 1900'lü yıllardan itibaren 2. Dünya Savaşı'na değin İngiliz, Alman, Amerikan ve Fransız şirketleri Avrupa ile Amerika kıtası arasında lüks yolcu gemileriyle en hızlı ulaşımı sağlama yarışına giriştiler. 14 Nisan 1912'de Titanic adlı dev transatlantiğin buzdağına çarpıp batması bu hızı kesmedi.
2. Dünya Savaşı'nın hemen sonrasında yolcu gemileri yeniden eski popülaritesini yakaladı. Bu dönemde ABD'nin United States transatlantiği 1952 yılında hizmete girdi ve İngilizler'in 1967 yılında çalışmaya başlayan ünlü Queen Elizabeth II transatlantiği en ünlü transatlantikler oldular. "Kurvaziyer Turizmi", dünyada 1960'lı yıllardan itibaren başladı.
1990'lı yıllarda kurvaziyer gemiler artık yüzen dev eğlence merkezleri haline geldiler.
Kurvaziyer turizmi açısından Türkiye'nin şansı: Üç yanı denizlerle çevrili ülkemizin kurvaziyer gemilerin uğrak limanı olarak pastadan büyük pay alması gündemdedir. Akdeniz çanağında ören yerlerine yakın Antalya gibi, Kuşadası gibi, İstanbul gibi limanları ile denizlerinin temizliği ile ülkemizin önemli bir potansiyeli olduğunu görürüz.
Kurvaziyer turizmi açısından ülkemize gelen turist sayısı giderek artmaktadır.

GALATAPORT

7 yıl hükümeti durdurdular. Şimdi yeniden başladı iş.
112 bin 147 metrekare yüzölçümlü Salıpazarı kurvaziyer liman alanında, konaklama ve dinlenme tesislerini kapsayan turizm merkezi de yer alacak. Ticaret alanındaysa alışveriş merkezleri ve restoranların inşası planlanıyor.
Projede rıhtım, yeşil alan, kültürel tesis ve taşıt yolu içinde yerler ayrıldı.

HAYDARPAŞAPORT
İstanbul' un en önemli prestij projelerinden biri olan Haydarpaşa Garı ve Liman Dönüşüm Projesi için nihai düzenleme kararı, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nden geçti. 2007 yılında yılında yapılan protokolle ilk adımı atılan "Haydarpaşa Port" projesinin önü ancak 2012 yılında açılabilmiş oldu.
Yeniden ihale yapılacak. Bakalım kaybedilen yılların hesabını yıkıcılarengelleyiciler verecek mi?

ALSANCAKPORT

2006 yılında hazırlanan proje ancak 6 yıl sonra devreye sokulabilecek.
İzmir yıllardır, kurvaziyer turizminde talebi karşılamakta zorluk çekiyordu.
Limanın iki yıl içerisinde bitirilmesinin hedeflendi. Yeni iskelelerin tamamlandığında aynı anda 5 büyük kurvaziyer gemisine hizmet verilecek. Günde 20 bin yolcuya hizmet edilecek. Yaklaşık 22 bin metrekare deniz dolgusu yapılacak. Helikopter pisti ve alışveriş merkezlerinin de yer alması planlanıyor. Proje tamamlandığında İzmir kurvaziyer turizminde sınıf atlayacak.

SONUÇ:
Ülkemiz, kurvaziyer turizmini çekecek tarihsel, coğrafi ve iklimsel her türlü özelliğe sahiptir. İstanbul ve İzmir'in en kısa zamanda, yeni liman komplekslerine sahip olması gerekmektedir. Türkiye, yıkıcıları, iyi işlere engel olanları iyice tanımalıdır. 75 milyonluk genç nüfusu ile uçmaya hazırlanan Türkiye'nin önünü kesmeye hiç ama hiç kimsenin hakkı yoktur.




Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN