04 Ağustos 2020, Salı

Meis’i nasıl kaybettik!

MEİS'E baktıkça içimiz sızlıyor.
Tarihi gerçekleri okudukça kanımız donuyor. Bu adanın Yunanistan'ın eline geçmesi vicdanları sızlatıyor.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, önceki hafta, Meis açıklarında doğal gaz araması için, Türk donanması eşliğinde Oruç Reis'i görevlendirdi. Bir anda, Avrupa panikledi. Sömürgeciler ağlayıp sızlanmaya başladı. Türkiye, Akdeniz'de en uzun kara sınırı olan ülke. Ne zaman Erdoğan çıktı, MAVİ VATAN MOTTOSUYLA, AKDENİZ-EGE-KARADENİZ'İ, Türk Donanması'nın bayrakları altına aldı. Artık, bu denizlerde söz sahibiyiz.
Burnumuzun dibinde, Antalya'ya bir kilometre mesafede Meis adası var.
Ada, ON YILLARDIR yabancıların oyun sahası konumunda bulunuyordu.
Başkan Erdoğan'a kadar sesimiz gür çıkmıyordu. Mavi Vatan paradigmasını gündeme sokan Erdoğan'a minnettarız.
Haritada görülemeyecek kadar küçük bu ada, Akdeniz ile aramızdaki zincir...
Tarihi gerçeklere bakarak, Akdeniz'de ve Ege'de Haklarımıza artık yüksek sesle sahip çıkıyoruz. Dün oynanan oyunları iyi okursak, gelecekte oynanacak oyunları çok daha başarı ile bertaraf etmemiz söz konusu olur.
EVET, burnumuzun dibindeki Meis'in Yunanistan'a verilmesinde CHP'nin merhum Genel Başkanı İsmet Paşa'nın tarihi sorumluluğunu masaya yatıralım.
CHP'lilerin çok sevdiği, tarihi yazılar yazan Sinan Meydan, Meis'in nasıl elden çıktığını net biçimde birkaç kez yazdı.
Meis'in Yunanistan'a verilmesinde İsmet Paşa'nın rolünü anlatan yazısını aynen buraya alıyorum...
Lozan Antlaşması (24 Temmuz 1923): "Lozan görüşmelerinde "adalar" konusu 25 Kasım'da "Toprak ve Asker Komisyonu"nun 6. oturumunda gündeme geldi. İsmet Paşa, kendisine verilen talimat gereği öncelikle Çanakkale Boğazı girişinde Türkiye'ye yakın adaları istedi, diğer adaların ise askerden arındırılmasını talep etti.
Venizolos, bu adalarda yoğun bir Rum nüfus yaşadığını belirtip bu isteğe karşı çıktı. Onu Lord Curzon destekledi.
Meis için alt komisyonda Montagna ile Rıza Nur arasında şiddetli tartışmalar oldu. Ancak Müttefikler bir blok halinde İtalya'ya destek oldu. Bunun üzerine İSMET PAŞA, 4 Haziran 1923 tarihli toplantıda Meis'in aslında Türkiye'nin olması gerektiğini anlattıktan sonra SIRF DÜNYA BARIŞI İÇİN ÇOK AĞIR FEDAKARLIĞA RAZI OLARAK MEİS KONUSUNDAKİ İSTEĞİNDEN VAZGEÇTİ. Türkiye Lozan'da adalar konusunda yüzde elli civarında başarılıdır". SONUÇ OLARAK; İSMET PAŞA, ELİMİZDEKİ MEİS'TEN DÜNYA BARIŞI İÇİN FEDEKARLIK YAPMIŞ! MEİS'İN YUNANİSTAN'A VERİLMESINDE İSMET PAŞA FEDAKARKLIK YAPARKEN, İNGİLTERE MUSUL'U GÖZ GÖRE MİSAKI MİLLİ'DEN KOPARDI. PEKİ EMPERYALİST İNGİLTERE, MEİS İÇİN NEDEN FEDAKARLIK YAPMADI?
CHP-İsmet Paşa'nın, dünya barışı için fedakarlık yaparak Meis'in Yunanistan'a verilmesini kabul etmesi, bakınız 98 yıl sonra Türkiye aleyhine kullanılıyor.
TÜRK ORDUSU MİSAKI MİLLİ'DE GÖREV YAPIYOR. Türk Ordusu Suriye'ye gidiyor, İsmet Paşa'nın CHP'lileri ortaya çıkıyor. "Ne işimiz var orada" diyor. Doğu Akdeniz'e donanma gidiyor... Libya'ya gidiyor... İsmet Paşa'nın CHP'si çıkıyor, "Orada ne işimiz var?" diyor. Düşmanları yuvalarında ezmek için gidiyoruz. Akdeniz'de, Ege'de, Karadeniz'de Aziz Milletimizin haklarını korumak için bulunuyoruz.
SONUÇ: Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan diyor ki, "Suriye ve Irak'ta olanları yaşarken, yeni nesil bir şeyi çok iyi bilmeli. Acaba Misak-ı Milli nedir? Bunu çok iyi bilmemiz lazım. Eğer Misak-ı Milli'yi kavrarsak, anlarsak Suriye'deki sorumluluğumuzun, Irak'taki sorumluluğumuzun ne olduğunu anlarız. Eğer bugün 'Musul üzerinde bizim sorumluluğumuz var, onun için hem masada hem arazide olacağız' diyorsak bunun bir sebebi var" ifadelerini kullanmıştı. NOKTA: CHP Kemal Kılıçdaroğlu, neden rahatsız bu durumdan?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA