18 Nisan 2012, Çarşamba

Bir numara

Gariptir dün sabah ilk kez trafiğe takılmadan kendimi ofise attım. Gazeteleri açıp okumaya başladığım sırada uzun zamandır görmediğim çok değerli bir arkadaşım "Günaydın" diyerek içeri süzüldü. Bence Türkiye'nin en iyi araştırmacısıydı.
Aniden karşımda görünce heyecanlandım.
Ne diyeceğimi bilemedim. Büyük bir sürprizdi benim için. "Nereden çıktın BAY FIRTINA" dedim..
Gülümseyerek "Bak arkadaş! Şu BİR NUMARAYI anlatmazsan bir dakika durmam" diye karşılık verdi. Şaka yaptığını zannettim. Ama bu uzun sürmedi. Ne kadar kararlı olduğunu cebinden çıkardığı uçak biletini gösterince anladım. Sadece "BİR NUMARA KİM?" sorusunun cevabını almak için İzmir'den gelmiş...
Ne kadar İNATÇI olduğunu bildiğim için sakinleştirmeye çalıştım. Direncini kırmak için elimden geleni yaptım.
Neticede karşımda 7.5 yılda kitap yazan biri vardı. SIFIR hatayla çalışan örnek bir araştırmacı...
Aklıma bir şey takıldığında ilk onu arar sorardım. Bu kez roller değişmişti.
Hiç vakit kaybetmeden heyecanlı bir tonda sordu:
* Bir numara asker değilse kim?
*
1948 yılında İsrail devletiyle birlikte TÜRK BASINI kuruldu.
Amiral gemisi Hürriyet'ti... Diğer iki gazete de akrabaydı! O dönem KAĞIT işi BURLA biraderlerin elindeydi. Basın Yayın Genel Müdürlüğü de işin içindeydi. Yani kağıt tahsis işlerini yürütüyorlardı.
Senden öğrendiğim kadarıyla bu koltukta hep BELLİ AİLELERİN çocukları oturdu. Yani parası olanın GAZETE çıkarma şansı yoktu.
* 1977 Taksim katliamını önceden bilen ve "İZRAEL" diye konuşan gazeteciyi ve DERİN ilişkilerini biliyorum.
İsrail edebiyatını Türkiye'ye kimin taşıdığını biliyorum.
Ama BİR NUMARA'yı bilmiyorum. Delirtme beni!
*
Türkiye'de İSRAİL'in çıkarlarını Türkiye'nin çıkarlarından çok daha fazla önemseyen bir gazeteci grubu var.
* Ne grubu ya! Tamamına yakını neredeyse!
*
Neyse.. 1944'ten sonra mesela şu an petrol zengini bazı ülkelerde olduğu gibi ABD tarafından bir 'vali' atandı. Bu ABD'li valiyi sadece DEVLETİN üst kısmı bildi.
Halk ise hiç duymadı, görmedi...
* Bir numara ABD'li mi yani?
*
Aslında bir numara ABD'li...
2006'ya kadar Türkiye'deydi. Eski yapı yıkılınca güç TÜRKLER'in eline geçti. Bu ABD'li arkadaşın en yakını önemli bir TÜRK'tü... TC Vatandaşı olduğu için TÜRK diyorum. Köken itibariyle İSRAİL'e yakın... Belki bu yüzden çok iyi anlaşıyorlardı!
* Eee..
*
İsrail devleti Beyoğlu'ndaki MISIR APARTMANI'nda kuruldu. Bu arkadaşlar, kurucu isim olan BEN GURION'a çok destek verdi. İsrail'in temeli atılırken hem MOSSAD hem de Türkiye'den oraya akan EKONOMİK HORTUM kuruldu! 12 Eylül ve 28 Şubat işte bu hortumun canlandırılmasıydı.
* Tamam, 28 Şubat PARA operasyonuydu. Hüsamettin Özkan'ın kayınvalidesi Hatice Behlül Özbay'ın Egebank'tan paravan şirket GOLDBIS'e nasıl para aktardığını biliyorum.
Gazeteci Rauf Tamer'in Egebank'ın sahibi MURAT DEMİREL'den aldığı ÇANTAYI METE HAS'a götürdüğü ortaya çıkınca çalıştığı kurumdan istifa ettiğini biliyorum.
Ama fotoğrafın en tepesindeki ismi bilmiyorum!
*
Hatırlarsan MAHİR ÇAYAN ve arkadaşları 1971'de Mete Has ve akrabaları Talip Aksoy'u kaçırmıştı.
Kadir Has kayınbiraderi Ali GERMİRLİ vasıtasıyla 400.000 TL fidye vermişti. Merkez medya sansür uyguladığı için bilinmez ama Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan'lar içerideki GİZLİ İKTİDARI HİSSETMİŞTİ!
* Tabii... Bu kesin. Ama hiç sözü edilmedi. Tatlı su solcuları DOLARLA maaş aldıkları gazetelerinde hiç yer vermediler ÖLÜME KOŞAN BU ÇOCUKLARIN sözlerine... "OLİGARŞİ" deyip geçildi.
*
Haklısın... Aile planlaması, doğum kontrolü, laiklik, yabancı şirketlerden rüşvet hep BİR NUMARA'nın iznine bağlı oldu.
Sektörde öne çıkan bir TAVUK MARKASI bile onun emriyle yerle bir edildi. Şirketin sahibi intihardan döndü.
ANADOLU'dan hiç ÖNEMLİ bir isim çıkamazdı! Ayrıca MİT'e devredilen Gölbaşı'ndaki dinleme tesisinden elde edilen raporlar BEYEFENDİ'ye iletilirdi.
* Tabi canım. Bütün YETENEKLİ ÇOCUKLAR onlardan çıkıyordu. Köylü çocukları tırmanamazdı. İlerleyemezdi. Oturacak bir masa buldu mu şükrederdi! 28 Şubat zaten BAŞKALDIRAN YERLİ sermayeye yapıldı. Bizim ninelerimiz, dedelerimiz okuma-yazma bilmezken adamlar öğle yemeğinde ŞARAP içiyordu. Bunu AYIRIM için söylemiyorum. Sadece KÜLTÜREL bir tespit. Onlar okurken bizimkiler IRGATLIK yapıyordu...
* İşte böyle.. Devam et...
* Gaz verme...
*
Anlattığın gibi zamanla ABD-İsrail ekseninde GİZLİ devlet kuruldu. Ve sahibi biz değildik.
100 yıl önce İSLAM ANADOLU'da bitecek diye gizli anlaşma imzalayanlar Allah'ın tokadını yiyordu. Tam 100 yıl sonra, 2006'da ise kurdukları gizli devlet yıkılıyordu!
* Kur'an dersi konulmasını böyle mi okumalıyız?
Ya da Fazıl Say'ın inaçlı insanlara hakaretini!
*
Kur'an dersleri bir RÖVANŞ.
Hem de 100 yıl sonra gelen rövanş. İsrail'le birlikte kurulan gazete ve akrabaları hep DİNE mesafe koydu. Bütün değerler zamanla aşındırıldı. Dine küfredemedikleri için dindarlara saldırdılar.
* Hatırla, İzmir'de aşıklar birbirine MEKTUP gönderirdi.
Şimdi ayakta kalan evlilik yok!
*
Aynen... Zaten DİN diye başladın mı birileri çıkıp LAİKLİK ne olacak diye yaygara yapıyor. Ulan bizden LAİK'i mi var! Dertleri başka.
Ülkenin dinle, dolayısıyla hem tarih hem de bölgeyle bağını koparmak istiyorlar. İşte MİLLİ ve emperyalizme karşı duran ERBAKAN'ı silen BİR NUMARA bu fotoğrafın unsuruydu.
Bu memleketin zengin ettiği, ayrıcalık kattığı bir isimdi...
* Malki olayı?
Malki'nin kullandığı para MOSSAD'a aitti. Belki de zamanla buradan giden paraydı. Birileri ÖDEYEMEDİ. Büyük gruplar yani.
Ama alacaklı kapıya dayanmıştı.
Bütün bankalara girildi. HORTUM canlandı. O kadar zengin YAHUDİ varken ne hikmetse bu toprağın çocuklarına ait olan paralar oraya akıyordu. Bunu kim tesis etmişti!
Neden bu hortumu kimse kesememişti...
* Kesmeyi aklından geçireni götürdüler de ondan! Neden arkadaş YAKIN TARİHE DAMGA VURAN her olayın ardında Şişli Terakki Lisesi mezunları yatıyor? Kimin kimle nasıl bir ilişkisi var. Birileri AKRABALIK bağlarını yüzyıllarca korurken biz dedemizi dahi bilemiyoruz ya!
Bilemem. Ama bizim YAZI kültürümüz çok yeni.
* Bu kadar konuştuk. Yine BİR NUMARA'yı söylemedin!
Sistem önemli dostum. Bizi bizden çalmışlar. Önemli olan bu. Şimdi doğrulmaya başlayan bir millet ve devlet var. Bunun keyfini çıkar.
* Benim hızlı bir SOLCU olduğumu biliyorsun. İzmir'de eşe dosta anlatıyorum bu harekete en çok bizim sahip çıkmamız gerektiğini. Ama algı kolay değişmiyor. Bu toprakların çocukları bir şeylerle savaşırken destek vermeliyiz.
Kolay değil. Bir anda değişmez bunlar. Laiklikle, gericilikle, yobazlıkla, sanat düşmanlığıyla daha doğrusu ellerine geçirdikleri her şeyle suçluyorlar. İletişim onların elinde
* Yine de ilk İzmir'in uyanacağını düşünüyorum.
İlk kurşun gibi.
İnşallah... Unutma, içeride verilen savaş daha çetin. Ya biz yöneteceğiz ya onlar...
Aksi, İŞGAL demektir...



BİZE ULAŞIN