27 Nisan 2012, Cuma

Medya dalgası!

Fötr şapkalı dostum "Ankara'ya dönüyorum.
Burada işim bitti. İstersen gel, son bir kez görüşelim" deyince atlayıp gittim. Her zamanki yerde beni bekliyordu. Yine çok şıktı.
O yaşta bir insanın cesaret edemeyeceği kadar ilgi çekici renkler kullanıyordu. Biraz yorgundu.
Dayanamayıp sordum:
* İşler iyi gitmiyor mu?
Tam tersine. Çok yoğunuz. Ama bu yaşta eskisi kadar çalışılmıyor.
Uykusuzluk bitiriyor.
* Nelerle uğraşıyorsunuz?
Ülke kabuk değiştiriyor. Yeni bir DEVLET geliyor. Kolay değil.
İstersen bugün sizi konuşalım.
* Beni mi?
Yok canım. Sizin sektörü demek istedim.
* Ne var konuşulacak?
Oooo... Çok şey... Okumuyor musun, AMERİKAN MUHİPLERİ ayağa kalktı.
* Nasıl yani?
O dönem Erhan Göksel ve Bülent Ali Rıza ile birlikte PAUL WOLFOWITZ'in evinde konuk olan gazeteci, "28 Şubat'ın arkasında ABD vardı" diye konuşunca mahalle karıştı.
* Adam bildiğini söyledi.
Albright'ın çağrısıyla Bernard Lewis, Paul Wolfowitz ve Richard Perle'nin katıldığı 'ERBAKAN GİTSİN' toplantısını deşifre etti.
* Güzel değil mi işte?
Değil tabi. Bunu yaparken kullandığı ARGÜMANLARIN kolayca çürütülmesi yolunu seçti. 'ABD YAPMADI' tezini güçlendirmek için ters çaktı!
* Nasıl ya?
HİLTON'da ABD Büyükelçisi Ricciardone ile yapılan toplantıya katılan arkadaş "Çandar, darbeyi ABD yaptı demedi" demiş...
Zaten Henri Barkey de "Koskoca Amerika davetiyeli toplantıyla darbe yapar mı?" diye kendilerini aklamaya çalışmıştı. Herkes BARKEY'in altını çizdiği noktada buluştu. Zaten tersi olsa şaşardım.
* Ee başka ne var?
MUHİPLERDEN biri de "Tuncer Kılınç Paşa 10 yıl önce Türkiye'nin Rusya ve İran'a yakın olması gerektiğini söyledi. Bu yüzden Ergenekon'da gitti" demiş...
* Bunları söyledi ama!
Söyledi ama ABD ile arayı fazla açmayalım vurgusu yaparak. Paşa dün "Erbakan milli bir adamdı. Yanlış anladık" diyor.
Arkasından bir kanalda 28 Şubat'ı sonuna kadar savunuyor. Ve bu adamlar herkesi APTAL sanıyor.
Madem Rusya ve Çin'i savundun, o zaman adama "Neden hükümetin Orta Asya ve Ortadoğu politikalarını ölesiye eleştiriyorsun diye sorarlar.
* Yani?
YAŞLI KURT her zaman olduğu gibi medya organizasyonunu eksiksiz yapıyor. Bağlı olduğu Washington'u aklamak için düğmeye bastı.
* Kim bu Allah aşkına?
Zamanı gelince söylerim. Bak ilginç bir şey daha var. Geçen gün sen, İshak Alaton'a "Genelkurmay'a giden iş adamlarını açıklar mısınız?" diye sordun.
Dün bir köşede Bülent Eczacıbaşı'nın kendisini arayıp bu iddiayı sorduğu dile getirildi. İshak Bey "Dilim sürçtü. İstersen tekzip edeyim" demiş...
Görüyorsun oyunu dimi...
Hani İshak Bey TÜSİAD'a karşıydı. Hani aykırı düşünüyordu. TİYATRO HEPSİ...
* Ya dili sürçmüşse?
İnsanın dili bir KELİMEDE sürçer.
Koca bir paragraf DİL SÜRÇMESİ hiç görmedim. Ayrıca dilin sürçüyorsa kanal kanal, gazete gazete gezmeyeceksin.
* 28 Şubat dalgası sürecek mi?
Evet evet... Yeni dalgalar yolda.
* Basın için ne diyorsunuz?
Bir terslik olmazsa hafta başında yani SALI-ÇARŞAMBA günü medya dalgası olur. Birkaç gündür Ankara'da değilim. Büyük ihtimalle gelecek hafta MEDYAYI konuşacağız.
* Kimler alınır?
Bu soruyu herkes soruyor. Bunu en iyi o gün cansiperane bir şekilde ABD'nin, dolayısıyla ASKERİN istediklerini yapanlar biliyor. Kim ne yazdığını iyi biliyor.
Şimdi Fransa'da kaçak yaşayan bir patron tarafından tetikçi olarak kullanılan SİSLİ BULVARLARIN gazetecisi nasıl oluyor da yüzüne AT SİNEĞİ kondurduğu patronun gazetesine gidebiliyor. Aradaki ilişki ne?
* Erhan Göksel'in ABD ile arası iyi miydi?
İyiden öte... Yalnız ölümün kendisini orada bulması garip.
* Neden?
Biliyorsun bir otel odasında ölü bulundu.
ABD'deki otel ölümleri hep şüphelidir. Ölümü hakkında birkaç gün sonra KALP KRİZİ açıklaması yapıldı.
* Ee?
Bence GİZLİ BİR ÇARKIN peşinden gidiyordu. Amacı dostlarını memnun etmekti. Bunu da hükümeti zora sokarak yapacaktı.
Ama dostları onu sattı. Araştırılırsa işin altından kim bilir neler çıkar.
* Ecel değil yani?
Bence kesinlikle değil... Ama konu ABD'de kapatıldı. Buraya taşan bir şey olmadı...
* Çok merak ediyorum. Sizi yakalamışken sorayım. Kuzey Irak'ta neler oluyor?
Sen yazdın. Ortadoğu'nun patronu biziz. Türkiye'nin istemediği hiçbir şey olmaz. Olmayacak. Biz kabuğumuzu kırdık. Her yerdeyiz.
En önemlisi bölge halkları bizimle.
Kuzey Irak'a gelince orada DEVLET falan KURULMAYACAK. Ama KÜRTLER bize gelecek.
Başka seçeneklerinin olmadığını son ABD gezisinde gördüler.
Türkiye kucağını açtı, bekliyor.
Kardeşlik çerçevesinde sınırlar kalkacak. Zaten BARZANİ'nin düşmanı çok. Türkiye tek ve son şansı. Bu birleşmeden sonra bizim ENERJİ açığımız bitecek.
İşte o zaman TÜRK DEVRİ başlayacak. Bütün KORKU bu.
Zaten 28 ŞUBAT operasyonu ABD ve İsrail'i içeriden kazıma operasyonudur. Onu bildikleri için "ABD darbede yoktu" salatasını masaya getiriyorlar.
* Yeni eğitim sistemi, Kur'an dersi için ne düşünüyorsun?
Eğer devlet DİNİ yönetmezse merdiven altına kayar.
Bunu da her grup eline geçirmek ister. Kimin amacının ne olduğunu bilemezsiniz. Devlet ileride zorda kalmasın diye yapılıyor. Çünkü içeride güçlenen bir AKIMA YABANCILAR kesinlikle sızıyor.
Başına bela oluyor.
Yeni Türkiye DİNİ kimseye bırakmayacak.



Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN