12 Ekim 2017, Perşembe

El Bab bozgunu

PENTAGON, Trump'ın kabinesinden oldukça rahatsız. Sadece bir değişiklik olmayacak. Çünkü Demokratlar'ın etkili adımlarına karşı sessiz kalan bir yapı var. Pentagon, Amerika içinde medyayı etkileyecek isimlerin de kabinede yer almasını istiyor. Kabine değişikliği Pentagon'da hazırlanıyor. Birçok ismi kabineye gönderecek kişi de elbette Steve Bannon. ABD, şahin bir kabine ile yola çıkmıştı. Ancak Demokrat saldırılar bu kabinenin zarar görmesini sağladı.
Şimdi yeni bir değişiklikle Ortadoğu ve Afrika'yı, Pentagon'a bağlayacak kabine kurulacak. Niyetleri bu! Yapabilecekler mi göreceğiz...
Tam bu denklemin içinde Ankara Büyükelçisi John Bass, AFGANİSTAN'a gidiyor. Afganistan, Pentagon için şu an Washington kadar önemli... Buraya gittiğine göre, PENTAGON'un onayı var. Bu nedenle yani PENTAGON'un desteğiyle VİZE SKANDALINDA ABD olarak bütün kurumlar sorumluluk aldı. "ORTAK KARARIMIZ!" denildi!
John Bass, giderayak talihsiz bir açıklamaya imza attı. Dün burada altını çizdiğim sözleri kameraların karşısında tekrarladı: "9.5 aydır Türkiye'de terör saldırısı yaşanmıyor. Bu IŞİD vazgeçtiği için değil, işbirliğimizin sonucu..." Bu cümleyi nasıl anlamak istiyorsanız öyle anlayın!
Tehdit gibi de ortaklık vurgusu gibi de benden sonra tufan gibi de algılanabilir.
Sanırım Trump'ın ve Pentagon'un onayladığı centilmenlik anlaşması bozuldu.
Bass sanki "Benden sonra bunu anlayacaksınız" diyor. Trump, CIA'nın açık ya da kapalı hiçbir terör eylemini onaylamıyordu.
Türkiye'ye karşı hamleleri durduruyordu! Bakalım şimdi ne olacak?
Gelecekler mi?
Gelebilecekler mi?
Pentagon'la girdik devam edelim...
Yakından tanıdığımız STRATFOR bağımsız bir kuruluş değildir...
Harcamaları, PENTAGON'u ayakta tutan silah şirketleri tarafından karşılanır. Bu nedenle STRATFOR da Pentagon'un çıkarlarını gözeterek rapor hazırlar.
Raporlar bir anlamda Pentagon'un planlarına da işaret eder.
Raporlar, hayata geçirildiğinde de STRATFOR'un gücü artar. Ne de olsa dedikleri yapılmıştır! Bazen hedef ülkeleri heyecanlandıracak raporlar hazırlanır. Planlar, 30 yıllık olduğu için o an bir heyecan meydana getirir ama unutulmaya mahkumdur!
STRATFOR'un Türkiye için 2050'ye işaret eden raporları da vardı.
Çok fazla HAKLI olduğu noktalar olmakla beraber asıl amaç Türkiye'yi ABD politikasının içine almaktı.
ABD çıkarlarına ulaşacak, biz de kullanılacaktık...
Devam...
Türkiye-ABD arasındaki bağ şimdi konuşulmasa da asıl 2007'de koptu.
Abdullah Gül Bey'in Cumhurbaşkanı olmasından sonra, ABD ile aramıza kara kedi girdi. Tarihler 2010'u gösterdiğinde ise artık köprüler yıkılıyordu. GİZLİ SAVAŞ başlamış kimseler görmek istemiyordu...
Ankara kendi muhasebesini yapıyor, STRATEJİK ORTAĞIN çok yanlış yaptığı sonucuna varıyordu... Gelinen nokta ise ortada bir ORTAKLIĞIN olmadığı şeklindeydi.
Türkiye, Amerika'dan kopunca ORTADOĞU ve AFRİKA onlar için zor bölge oldu. Türkiye olmadan buralarda at koşturmak kolay değildi.
Bölgemizde büyük olan bizdik...
İşte bunu kırmak için plan yapıldı.
YPG bu planın parçalarından biri.
STRATFOR Pentagon'a verdiği son raporda "Türkiye terörle yaşayacak, Irak ve Suriye sınırları Ankara'yı çok yıpratacak..." öngörüsünde bulunuyordu! Yani savaşın içinde kalacağımız söyleniyordu.
Türkiye, Amerika'nın değil de kendi çıkarlarını düşündüğü için hedefti!
Amerika'nın Ortadoğu'daki etkinliği, askerlerinden ve üslerinden değil, Türkiye'yi kendi planlarının içine dahil etmelerinden kaynaklanıyordu.
Bugün itibariyle Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri, her konuda karşı karşıya geldi.
Bu Suriye sınırları içinde de oldu!
Bakın; ciddi bir iddiaya göre EL BAB'ta bilmediğimiz pek çok şey yaşandı... ABD'de konuşulan en çarpıcı iddiaya göre, Türkiye El Bab'a giriyor ve oradaki DEAŞ unsurlarını temizliyordu.
Oysa DEAŞ görünümündeki oluşumlar ABD askerleriydi.
Türkiye orada DEAŞ'ı değil, Amerika Birleşik Devletleri'ni yendi...
Böyle midir bilemem! Ama iddia bu!
Devamı da var!
Türkiye DEAŞ görünümlü Amerikan Özel Kuvvetleri'ni oradan gönderince, YPG'ye silah yağmaya başladı...
ABD en özel silahlarını ve komutanlarını bölgeye yolladı...
EL BAB mağlubiyetini unutmak ve unutturmak için!
Eğer durum böyleyse yakında bölge iyice ısınacaktır demek...
Barzani, hangi silahın namlusunu görürse ona döner! Referandumdan sonra da YPG büyütülüyor. Ara verilmeden. Silah dolu TIR'lar gece gündüz geliyor... Kime karşı? Türkiye şıklardan biri. Belki de en baştaki!
Devlet, PKK'yı ezdi geçti. Ama pek çok terörist de sınırın öteki tarafına geçerek YPG'ye katıldı. Pentagon KÜRT KARTINI kullanmakta ısrar edecek.
Barzani'yi referanduma götürerek Türkiye içinde, kendine yakın Kürtler'i kucaklamak istedi.
Bir ölçüde başarılı oldular da.
John Bass ne dedi?
"9.5 aydır DEAŞ saldırıyor mu?" Evet saldırmıyor! Neden acaba?
Pentagon ve CIA DEAŞ'ı kurup yönetirken hedeflerini tespit ettiler. Bir arı kovanı oluşturuldu ve herkes buraya üşüştü.
Pentagon, Afganistan'ı önemsediği için BASS'ı oraya yolluyor. Ancak BASS'tan önce Irak ve Suriye'de görev yapan 30 bine yakın DEAŞ'lıyı Afganistan'a gönderdi. Afganistan'da 7 bölgeye indirilen bu güçler, orada istenilen planları hayata geçirdi.
Hem diğer örgütlerin hem de diğer devletlerin askeri gücünü bitirdiler!
Az şey değildi bu!
Haberimiz olmadı tabii bunlardan!
John Bass, son derece sönük bir veda partisinden sonra kameraların karşısına geçerek söylemek istediklerini söyledi.
O Afganistan'a giderken, oradaki 30 bin DEAŞ'lı geri dönüyordu! Suriye'ye...
Ancak şunu net olarak kabul etmeliyiz ki, Afganistan'dan dönen DEAŞ'lılar YPG, Peşmerge ve Suriye rejimi ile asla savaşmayacak. Amaç bölgeyi karıştırmak.
AKDENİZ'i kontrol etmek. Enerjisini yer altı zenginliğini ele geçirmek! Bu nedenle yönetilemeyen devletlerin sayısının artması gerekmekte!
AKDENİZ'e komşu olan devletlerin isimleri değişecek. Hedeflerden biri bu! Akdeniz siyasi ekonomik ve askeri bakımdan hep önemliydi.
Ancak günümüzde çok daha önemli hale geldi. Çin'den başlayan ve 65 ülkeyi kapsayan Yeni İpek Yolu'nun en önemli geçiş noktalarından biri de Akdeniz.
Pentagon her planını, birkaç gücü aynı anda elinde tutmak için yapar.
Suriye ve Irak planlarını da böyle yaptılar...
Tabii hataları bizim olmadığımız planın hayata geçemeyecek olmasıydı.
Bunu biliyorlar ama kendilerine itiraf edemiyorlar. Sıkıntıları bu!
Steve Bannon da BLACKWATER üzerinden zaten devrede.
Hedef ülkelerin karıştırılması masada!
Paralı askerler ile YPG, kullanacakları enstrümanlar.
Ama bunlarla sonuç alma ihtimalleri hiç yok. EL BAB'ta ne olduysa burada da bu olur!
Daha önce test etmedikleri YPG ile Türkiye karşısında sonuç alma ihtimalleri SIFIR bile değil...
Akıl, oturup ANKARA'nın gönlünü almayı emrediyor.
Ama korkarım bunun için de geç.
Diplomasi bir çare bulur mu?
Bilemem!
Bulmasını isterim.
Pentagon ORTADOĞU'dan dünyayı yönetmek isterken, Ortadoğu'da çökmesin!
Bunları yabancılar söylüyor, yazıyor...
Bakalım ne olacak!
Göreceğiz...
BİZE ULAŞIN