13 Haziran 2018, Çarşamba

Başka senaryo

TRUMP'IN Kuzey Kore lideri ile görüşmesi yine dünyanın gündemine oturdu. İçilen kahveden yenilen yemeğe kadar her şey manşetlerde. G-7 Zirvesi, ardından da Kuzey Kore ile adım atılması Trump'ı yine sahnenin önüne itti. Peki düne kadar savaş çığlıklarının, tehditlerinin atıldığı, "son uyarıların" havada uçuştuğu bir iklimden buraya nasıl geldik? Neden geldik? Ve Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölge bundan nasıl etkilenecek?
Bu konuda çok değişik düşünceler var.
Ama bugün biraz farklı bakan, farklı bir yol izleyen birine yaslanarak gidelim. ESKİ CIA ajanı olan kalem çok ilginç bakış açısıyla herkesi şaşırtmakta...
Hem İKİ ABD'yi hem Trump'ı anlamak için ilerleyelim. Bakalım sonuçta nasıl bir tablo ile karşılaşacağız...
Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, ABD Başkanı Trump ve Rusya Başkanı Putin, yaklaşık 1 yıl önce çok önemli bir görüşme yaptı. O görüşmede ülkelerindeki derin devleti bitirme kararı aldılar. Bu kararın alınmasıyla birlikte 3 liderin de adımları çok önemliydi.
Çünkü biri vazgeçerse, derin devletleri yıkma projesi biterdi.
Hatırlayın!
Trump geldikten sonra 40 adamını kurban verdi. Ya kendi gönderdi ya göndermek zorunda kaldı... Savaş ortadaydı ve hala devam etmekteydi...
Şimdi atılan adımlarda bu işbirliğinin devam ettiğini görüyoruz. 2019 veya 2020'de Nobel Barış Ödülü'nü Şi Cinping, Trump, Kuzey Kore lideri Kim alabilir.
Bugün için biraz abartılı gibi görünse de Nobel ödülünün kimler tarafından verildiğini düşünürseniz, bu adımın da hiç de zor olmadığını görürsünüz. Kuzey Kore'nin nükleer silahlardan arındırılması için çok önemli adımlar atıldı, atılıyor ve atılacak da... Trump'ın ABD'sinin gitmek istediği nokta bambaşka...
Trump'ın ABD'si başta KUZEY KORE olmak üzere İran ve İsrail'in elinde nükleer silah olmasını istemiyor...
Ortadoğu'da hiç kimsenin elinde bu tür silahların olması istenmiyor.
Savaş isteyen güçlerin Sünni ve Şii savaşı planı engellenecek. Kudüs 3 dinin merkezi olacak. Avrupa'daki Suriyeliler ülkelerine gönderilecek. Kürtlerle ilgili de açılımları var! Olacaktır!
Bu maddeler üzerinde anlaşma sağlandı. Şunu kabul etmek gerekir ki, Trump Yahudiler'le çok yakındır.
Ancak siyonist Yahudi düşmanıdır.
Mesela Netanyahu'yu hiç ama hiç sevmez. Ortadoğu'ya BARIŞ gelecek.
Trump-Putin-Erdoğan-Ruhani bunu gerçekleştirecek... (Daha önce ABD-TÜRKİYE- RUSYA dengesini yazıyordum ya... Bu tezin devamı gibi) Belki ileride bu 4 liderin yanına Mısır Lideri SİSİ de katılacak.
Bugün için bu toplantı çok kişi tarafından ZOR gibi görünmekte.
Haklılık payı da var! Ancak bilinmesi gereken bir şey var ki bunu için ZEMİN KURULMAYA başlandı bile...
Daha da ileri gidelim...
John F. Kennedy, "Ich bin ein Berliner" (Ben Berlinliyim) dedi.
ÖLDÜRÜLDÜ!
Dünyanın dengesini bozmak için adım atmıştı. İzin verilmedi. Şimdi Ortadoğu konusunda birileri "Ben Filistinliyim" diyebilir. Bu kesinlikle uzak bir ihtimal değil. Hiç değil hem de...
Cesaret, güç ve koz gerekli...
Uluslararası kamuoyunda Yahudiler'le ilgili bir yanılgı var. Her Yahudi Siyonist değildir. Amerikan Yahudileri ve İngiliz Yahudileri, NETENYAHU gibi isimleri hiç sevmez. Hoş karşılamaz...
Göreceksiniz yakında zor durumda kalan bir NETANYAHU göreceğiz...
Trump'ın KUDÜS planı FİLİSTİNLİLER için iyi şeyler getirecek.
Şimdi pek anlaşılmasa da yakında ortaya çıkacak...
İran konusunda çok hassas durumlar var. İran'ın nükleer anlaşmasında, Trump'ın yakaladığı çok güçlü birkaç BELGE var. Obama, Merkel ve daha sonradan Macron da dahil olmak üzere birçok Avrupalı siyasetçi İran'dan rüşvet aldı. Anlaşma da ondan sonra yapıldı.
Trump bunu biliyor...
O nedenle Macron ve Merkel'in sesi çok fazla çıkıyor. Çünkü para aldılar, gelecekleri için bu büyük problem.
Merkel, başbakanlığı bırakmamak zorunda. Trump, bunları bildiğini o liderlere gösterdi. Trump bu nedenle İran konusunda kararlı yürüyor ve kimseyi tanımıyor. BU SATIRLARIN HEPSİNİ CIA ESKİ AJANI DAVID STEELE YAZDI... Onun dengesi bu. Oyunu buradan okumamız gerektiğini söylüyor. İsrail'in pozisyonunun değişeceğini söylüyor. Netanyahu'nun zarar göreceğini de...
Bölgenin değişip BARIŞIN geleceğini sık sık vurguluyor...
Steele bunları söylerken CIA ESKİ ŞEFİ JOE BRENNAN da bambaşka bir çıkış yapıyor ve sanki ortadaki büyük kavgayı anlatıyor...
Tarihler 29 Kasım 2016'yı gösterdiğinde CIA Başkanı Brennan, 21 gün önce ABD Başkanı seçilen ancak henüz görevi devralmayan Donald Trump hakkında çok sert açıklamalar yapmıştı. Brennan, "Eğer Trump, İran'la imzalanan nükleer anlaşmayı iptal etmeye kalkarsa bunun sonuçları çok ağır olur. Felaket olur, sadece onun için değil bölge için de sonuçları kara bulutlu fırtına olur. ABD bir karar vermiştir ve o kararlar uygulanır. ABD'nin yakın olduğu ülkelerle çalışmayı kesmesi de Trump'ın hatalarını arttırır" dedi.
Brennan, İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth'le hep yakın olmuştur. Güçlü ilişkilerini devlet kademesinde de sürdürmüştür. CIA'in hiçbir sırrını İngiltere ile paylaşmamıştır. Brennan çok milliyetçidir. Amerikan merkezli yaşar ve aksini düşünenleri düşman ilan eder.
Trump'ın, Brennan'ın sözlerini çok ciddiye alması gerekiyordu. Ancak almadığını görüyoruz. Peki Trump'ın bu tavrının altında yatan gerçek ne? Bunu ABD'de yaşayan 3 kişi biliyor. Ne eşi Melania, ne kızı İvanka, ne de damadı Kushner bu 3 kişinin içinde yer alıyor. Trump'ı çok önemli bir güç Beyaz Saray'da görevlendirdi. O güç sıradan değil, dünyanın her yerinde etkinliği olan bir güç. Bunu da herkese anlattılar. Trump'ın izlediği başkanlık tarzına destek artıyor.
Medyadaki eleştirileri çok ciddiye almayın.
Amerikan halkında Trump aşkı her geçen gün daha da büyüyor. New York veya Los Angeles gözüyle Trump'a bakarsanız, yanılırsınız. Amerika'nın orta kesimlerinde sürekli artan bir Trump fanatikliği var.
Bunu gören Brennan da sürekli Trump hakkında konuşuyor. Herkese cevap veren Trump'ın Brennan'ı yok sayması da çok ilginç. NEDEN ACABA?
Cevabı daha da ilginç! Aslında Trump, Brennan'ı görmezden gelerek, eski CIA Başkanı'nın bağlı olduğu grubun sonunun geldiğini söylüyor. Yani "SİZ BİTTİNİZ. SONUNUZ ÇOK YAKINDIR" diyor...
ABD'de akımların bugünkü gibi karşı karşıya geldiği hiç olmadı. Geçmişte de anlaşmazlıklar olurdu, medyaya yansımazdı. Araya birileri girer, ortaklıklar canlanır ve çözülürdü.
ŞİMDİ ÇOK GARİP!
Hem içeride hem dışarıda büyük kavga var... Eskiden Nixon'un yöntemiyle sorun çözülürdü. Şimdi de yine aynı uğraşlar var.
Ancak TRUMP kolay kontrol edilecek bir Başkan profiline uymuyor. Ailesini bile sert şekilde uyaran ve bazen kimsenin anlamadığı bilmediği tepkileri veren bir BAŞKAN... Onu BEYAZ SARAY'a götüren güç ise hiç sıradan değil...
Sadece 3 kişi biliyor bunu...
İşte denge böyleyken Brennan dün yine sahne aldı. Sosyal medyadan ileri cümlelerle Trump'a vurdu... "Yanlış düşünülmüş korumacı politikalarınız ve tuhaf davranışlarınız, küresel duruşumuzun yanı sıra ulusal çıkarlarımıza da zarar veriyor. Dünya görüşünüz, ABD ideallerini temsil etmiyor. Müttefiklere ve dostlara: Sabırlı olun, Trump bir geçici dalâlet. Bir zamanlar bildiğiniz ABD geri dönecek." Bu cümleden kim ne anlar bilemem.
Ama gidişat iyi değil gibi...
Dünya bu durumda işte...
Trump-Putin-Cinping ve Erdoğan bir şey yapmak istiyor...
Birileri de buna karşı çıkıyor...
KAVGA ORTADA...
Merkez üssü ABD...
Ne olacaksa olacak. Ama yakın zamanda olacak...

NOT: Yukarıdaki satırların yazarı CIA AJANI DAVID STEELE... Ben değilim... Kudüs ve Netanyahu konusunda çok ısrarlı... Bunların olacağına neredeyse garanti vermekte... Bilemem... İzleyelim...
BİZE ULAŞIN