27 Mayıs 2020, Çarşamba

Deport

BAYRAM öncesi yazdım...
İsrail'in Çin ile yakınlaşması ve ABD'nin ısrarına rağmen bundan vazgeçmemesi çok ama çok önemli bir gelişmedir. Arka planda LONDRA'nın baskısı da olsa Tel Aviv yönetiminin ABD'ye, ABD'nin gizli Başkanı Pompeo'ya bunu iletmesi asla ve kat'a sıradan bir adım değildir. Kartların nasıl karıldığı ve dağıtıldığının işaretidir... Bu denklem gereği çok şey yaşanacaktır.
Sürpriz gelişmeler görülecektir...
Bu çerçevede ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'nun İSRAİL ziyaretine dönelim. Corona GÜNLERİNDE resmi ziyaret yapmak bile İsrail'in ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Belli ki POMPEO ve Derin Amerika Tel Aviv'i ikna etmek istiyordu. BASKI DA KURUYORDU. BU NEDENLE
O ZİYARET GERÇEKLEŞTİ...
Akla gelen ilk soru şu:
İsrail ile Çin yakınlaşması çok önemli mi?
Elbette...
Tel Aviv'de öldürülen Çin'in İsrail Büyükelçisi Du Wei'nin Mayıs ayındaki görüşmeleri suikastın nedenini açıklıyor.
TANSİYONUN DA TIRMANDIĞI YERİ... Ancak o infazdan birkaç gün önceye gitmekte büyük fayda var...
13 Mayıs tarihinde ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'yu taşıyan uçak Tel Aviv'in Ben- Gurion Havalimanı'na indiğinde her şey olağan görünüyordu.
Pompeo yere adımını attıktan kısa bir süre sonra Twitter hesabından "İsrail'de olmaktan mutluyum. İki kritik tehditle mücadele ediyoruz:
Covid-19 ve İran. İsrail ve ABD bu zorluklara karşı yan yana duracaktır" mesajı paylaştı.
Ancak asıl önemli olan POMPEO'nun uçaktan iniş anıydı. Pompeo'nun uçaktan inerken yüzüne taktığı maske mesajların en derinini içeriyordu!
Benim gibi düşünen pek çok isme göre de Pompeo, WASHİNGTON tarihinin en etkili diplomatı... Bu şekilde değerlendiren pek çok isim var.
CIA Direktörlüğü de yapmış olan Pompeo yüzündeki maske ile ABD-İSRAİL ittifakının önemini bildiriyordu. Maskenin üzerinde ABD ve İSRAİL bayraklarının karışımı bir desen mevcuttu. Uçaktan iner inmez mesaj doğrudan ilgili adresi yollanıyordu...
ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, İsrail'de çok önemli temaslarda bulundu. İsrail ile Çin arasındaki temasların bitmesini net olarak dile getirdi. Ayrıca Çinli Büyükelçi Du Wei'nin haddini aşan görüşmeler yaptığını paylaştı. İsrailli yetkililerin "KİMLERLE?" sorusu üzerine "LİSTE ELİMİZDE. BUNA
BİR SON VERİN" cevabını verdi. Pompeo'nun üst perdeden konuştuğu ve masaya net ifadelerin geldiği ortadaydı.
Muhatabı da NETANYAHU değildi. Derin Amerika'ya göre Netanyahu sıradan biri bile değil.
ABD için yok hükmünde biridir.
O nedenle CIA'nın Tel Aviv'deki bürosunda yaptığı görüşmelerde, Çin'in Afrika'daki etkinliğinin azaltılması ve Büyükelçi Du Wei'nin hemen deport edilmesini ısrarla istedi. Ayrıca, Türkiye'nin Ortadoğu'daki adımları, Mısır'daki yeni dönem, Tunus ve Cezayir'le ilgili yeni kararlar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin Washington'ın planlarını uygulayacağı konularının hepsi detaylı şekilde ele alındı.
Ancak Tel Aviv yönetimi, öncelikli olarak Du Wei'nin deport edilmesinin mümkün olmadığını Pompeo'ya söyledi.
Pompeo da o anda, "O zaman biz deport ederiz" cevabını verdi.
Ve o cevap hala Tel Aviv'de konuşuluyor. Evet, CIA, Du Wei'yi deport etti. Çok sıkı korunduğu halde. Hedef olduğu bilindiği halde.
Du Wei'nin 7-10 Mayıs arasında çok önemli İngiliz yetkililerle yaptığı görüşmeler Washington'ı rahatsız etmişti. Coronavirüs sonrası yeni sistemin merkezinde yer alması planlanan Çin'le ilgili Londra'nın adımları sıklaşmıştı.
Rahatsızlığın nedeni buydu. Yine Washington-Londra kavgası görüyorduk. İsrail üzerinden de Çin üzerinden de bunu yaşıyorduk.
Pompeo CORONA günlerinde bu nedenle RESMİ ZİYARET gerçekleştiriyordu...
Pompeo, çok açık konuştu. Ancak İsrail de Çin de Pompeo'nun bu adımlarını görmezden gelmeye kalktı. Du Wei'yi ölüme götüren süreç İngiliz yetkililerle yaptığı olağandışı toplantılardı.
Bu toplantılar İsrailli yetkililer tarafından Washington'a rapor edilmemişti. Washington-Tel Aviv hattı kopmuştu çünkü. Bu da sıkıntının diğer yüzüydü! Pompeo son ikaz için 13 Mayıs'ta Tel Aviv'e gitmişti. Şimdi yeni bir dönem başladı. İsrail de panikte. Çünkü Du Wei, çok önemli biriydi. Çin'in İsrail'den ilk talebi, Du Wei'nin iyi korunmasıydı. Şimdi İsrail, Wei'yi koruyamadı. Ancak hala İsrail-Çin ilişkileri İngiltere'nin desteğiyle olumlu gidiyor. Ancak bu ne kadar sürer bilen yok!
Çok yakında çok önemli bir suikast daha görebiliriz. Bu mümkün. Hiç de az bir olasılık değil! Washington bu kez çok daha etkin bir simgeyi ortadan kaldırabilir. Eğer bu gerçekleşirse İsrail Washington tarafından işgal edilene kadar suikastlar sürer.
Garip ama dünyanın geldiği nokta bu... Dengeler sarsılınca yenisi kolay kolay kurulamıyor! Tel Aviv'de hemen hemen her karar LONDRA'nın talebiyle alınmakta.
Bunu ABD de Çin de bilmekte.
ABD için sorun ise tam da bu nokta! Bunun değişmesi için baskı kurmaktalar. Suikasta rağmen İsrail, İngiltere'den habersiz adım atamaz durumda.
Derin Amerika, İsrail'in tüm planlarına "evet" dediği halde hala Londra'nın güçlü olmasını anlamakta zorlanıyor.
Bu nedenle, Washington strateji değişikliğine gitti, gitmek zorunda kaldı. Du Wei suikastını böyle anlamak gerekiyor. CIA'nın Tel Aviv'deki operasyon ekibi değil, Langley'den gelen özel bir ekip Du Wei'yi tasfiye etti. Çünkü Wei suikastı çok gizli bir operasyondu ve Tel Aviv'deki CIA merkezinden bir şekilde sızacağı düşünüldü.
Alınan önlemler o kadar başarılı olmuştu ki, infazdan 4 saat sonra Tel Aviv suikastı öğrendi. Ancak Du Wei'nin evindeki kamera sisteminin 21 dakika boyunca kararması, villanın içindeki bazı belgelerin de yok olması hiç gündeme gelmedi.
Coronavirüs sonrası her ülkenin konumu değişecek. Bunu görmekte zorlanmıyoruz. Çünkü Londra mevcut konumu korumak isterken, Washington tamamen yenilenmiş ülkelerle yeni dünyaya yolculuk istiyor. İsrail'de bile restleşme bu kadar açık yapılırken birçok Avrupa ülkesinde sessizlik hakim olabilir mi? Mümkün mü?
Elbette değil!
Hong Kong'dan Çin sokaklarına, Fransa'dan İngiltere'ye kadar her devlet tacizle baş başa kalacak. Özellikle ABD'nin Fransa sokaklarını KANLI bir şekilde karıştıracağı konuşulmakta. "SARI YELEKLİLER gibi olmayacak" deniyor. Fısıltılarla konuşulsa da iddia böyle... Ekonomik sıkıntılarla birlikte sokak eylemleri sonuç verir mi? Yeni infazlar olur mu? Kritik isimler ortadan kaldırılır mı? Para ile operasyon yapılır mı? KİM BUNLARA "HAYIR" diyebilir ki! Yeni denge kuruluncaya kadar SAVAŞ sürecek. NET!
ABD'nin İSRAİL'le karşı karşıya gelmesi ve Washington'un Tel Aviv'i tehdit etmesi ihtimal olarak değerlendirilir miydi? İki başkentin bu kadar uzağa düşeceğini kim kestirebilirdi? İSRAİL'in ve dünya Yahudilerinin tutumu yeni dengede hayati önem taşımaktadır. Bunu da göreceğiz.
Çok sürpriz şeyler olacak. Çok...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA