19 Ekim 2009, Pazartesi

Söylem, eyleme dönüşmeyince!

Galatasaray karşısında 2-0 geriye düştüğü maçta 2-2'yi yakalama başarısı gösteren Trabzonspor, Serkan ile girdiği gol pozisyonunu değerlendirse 3-2 öne geçme şansını yakalayacaktı. Sonrasında ise Serkan'a G.Saray ceza sahası içinde yapılan harekete ise hakem penaltı verse yine öne geçebilecek şansı yakalayacaktı. Ama dün geceki hakemle Trabzonspor'un işi gerçekten zordu!
Savunmanın hataları, orta sahanın yetersizliği, ileride oynayan oyuncuların gol pozisyonlarındaki yetmezlikleri ya da atılan 3 golün dışında yenilen 4 gol benim yazımın konusu değil. Yıllardır büyük maçlarda Trabzon cephesinde değişen hiçbir şey yok. Maçtan önce "3 puan almaya geliyoruz" söylemleri sadece kağıtta kalıyor. Söylem, sahada eyleme dönüşmeyince, dün geceki sonuç ortaya ne yazık ki çıkıyor. Şurası bir gerçek ki; Trabzonspor misyonunun ne olduğunun farkında değil. İstanbul'un 3 büyük takımıyla karşılaştığı maçlarda sahayı bu takımlara dar eden bir kulüp. Ama bugün gelinen noktada üzülerek görmekteyiz ki, zaman acımasız. Son yıllarda böylesi büyük maçlarda herhangi bir Anadolu takımı kadar bir direnç gösteremiyorsunuz. Sizi üstün kılan değerlerinizi, değersiz kıldığınızda ya da İstanbul takımları gibi düşündüğünüzde sıradan bir Anadolu takımı görüntüsü bile veremiyorsunuz.
Aslında üstünde durulması gerekli olan en önemli sorun buradan kaynaklanıyor. Artık yeni bir şeyler söylemenin zamanı geldi diye düşünüyorum. Bu çürük yapının üstünde bir binayı oluşturmak sadece günü kurtarmaya yeter. Fakat Trabzonspor gibi tarihi başarılarla dolu bir takımın kaybedecek zamanı yok. Eğer Trabzon'un öykü olarak kalması istenmiyorsa, kısır çekişmeleri bir kenara bırakarak, bugünden başlayarak yeniden kendi geçmişine yakışan değerleriyle bütünleşen takımı yaratmanın yolları aranmalıdır.
BİZE ULAŞIN