21 Ağustos 2009, Cuma

Avrupai açılım

Maçın ilk yarısına baktığımızda, Fenerbahçe baskılı oynamasa da, oyunun kontrolünü elinde tutan takımdı.
Yani gol yese, kesin gol atardı.
Ve gol atmak için de acelesi olmayan takım görüntüsü çizdiği içindir ki, ilk yarının son dakikalarını bekledi.

***
Fenerbahçe'nin kontra çıkışları geçen yıldan çok hızlı. O yüzden Fenerbahçe karşısında kendisini kaybeden bir takımın, kazanma şansı olmaz.
Dün gece atılan gol, bunun kanıtı.

***
Dos Santos'un attığı gollerde bir dizi görsellik var. Sol ayağındaki sihir, kale önünde daha bir ışıldıyor sanki.
Attığı golde, kendisine eşlik edenler vardı. Kazım iyi getirdi, Güiza harika indirdi, Santos da yakışanı yaptı. "Tekrarından usanılmayan bir gol daha" dedim.
Pazar günkü golü hatırlatmak için.

***
Güiza, rakip kale önündeki yalnızlığıyla tek santrfor! Ama bazen öylesine yaratıcı paslara eşlik ediyor ki. "Çift santrfor" görüntüsü çiziyor.
Kazım da, hercai halini terk ettiği zaman, neler yapabileceğini gösteriyor.

***
Dün gece defansın kurgusunu yenilemek, Daum'un kendisine güveniydi herhalde.
Lugano'nun transfer seyyahı olduğu sanılıyordu ama baktık yine kemik gibi.
Geçen hafta Alex, bu hafta Deniz Barış. Acaba Fenerbahçe'deki idman yüklemesinde bir sorun mu var?
Teknik kadro, "çürük elmalar dökülsün" diye ağacı sallıyorsa,
Tehlikeli bir "bahçe oyunu!"

***
İkinci yarıda, direklerin oyuna müdahil olduğu kale önü zenginlikleri vardı.
İki takım adına da net pozisyonlar.
Fenerbahçe istediğini aldı.
Futbol olarak parlak olmasa da, sonuç olarak parlak bir geceydi.

***
Fenerbahçe bu takımı İstanbul'da daha kolay geçer.
Görmediğimiz Fenerbahçe, dün gece izlediğimiz Fenerbahçe'nin ötesine geçer.
Çünkü Fenerbahçe bu yıl hem yeniden Avrupa'ya açılıyor. Hem tarihe.
BİZE ULAŞIN