TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
21 Ocak 2010, Perşembe

Bedel ödemek

Hayat ne garip.
10 yıl kadar önceydi...
Genç bir şarkıcının müzikal yeteneğini gösterme çabalarında, ben de yanındaydım.
Gazetelerde çıkan haberlerinde, uçan kuştan bile kendini sakınırdı.
Albümü patladı, büyük gazetelerin birinci sayfalarında bile haber oldu.
***

Bir gün yalan bir haberle uyandı, beni aradı.
Büyük bir gazetenin birinci sayfasında, parayla tutulmuş bir aşkın hikayesine, kahraman yapılmıştı.
Haberin çıktığının ertesi günü, o yayın yönetmeniyle, kendisini bir araya getirdim.
Bir yemek masasındaydık.
O yayın yönetmeninin söylediği sözleri hatırlıyorum.
"Boş ver be delikanlı. Bunu da şöhretin bedeli say!"
***

Toplumu doğrularıyla, dürüst haberlerle yönlendirmesi gereken bir yayın yönetmeninin, yalan habere böylesine bir pansuman yapması çok garibime gitmişti.
Yalanın bu denli itibarlı gösterilmesinin bedelini sadece o çocuk ödemedi.
Bir meslek ödedi.
Şimdi de kendisi ödüyor.
Yalan ve haksız suçlamalara hedef olarak.
***

Dürüst gazeteciliğin yolunu çeviren adamlar, her şeyin üstesinden geleceğini düşünerek, "popülerliği" öne çektiler.
Tetikçi gazeteciliği, sistemin en anlamlı gücü haline getirdiler.
Emeği, namusu, haysiyeti reddettiler.
Mesleğin tanrısı pozları takındılar.
Sonuç ortada.
Herkesin bumerangı kendine dönüyor.
***

Şimdi insanları kolayca lekeleyen, insanları zan altında bırakan bir gazetecilik hakim.
Destekledikleri adamlarla gurur duyanlar, kendi sırtlarına saplanan zehirli oklardan acı duymayacaklar.
***

O yüzden diyorum ki...
Sayın genel yayın yönetmeni!
Siz de hakkınızdaki bu yalanları...
Yarattığınız düzenin bedeli sayın!
BİZE ULAŞIN