27 Ocak 2010, Çarşamba

Babalar için

Bir okuyucum, korkularının gürültüsünü göndermiş bana. Sessizce..
Unuttuğu gülümsemeler içinde, hayata somurtkan bir yüzle bakmasının nedenini anlatmış..
Geleceğin bütün umutsuzluğu üzerinde. "Bize ne oluyor?" diyor? "Ne oldu da, bugünün gençliği ve çocukları bu kadar duyarsız ve duygusuz hale geldi?"
***

Önüne, yaşadığı ülkenin çirkinlikler haritasını koymuş.
Nereye baksa bir yozlaşma.
Hangi kanalı açsa, zehirli sarmaşıklar.
Kirli atıkların, çocukların üzerine boşaltıldığının farkında. "7 yaşında bir kızım var" diyor. "Onu nasıl koruyacağımı bilmiyorum."
***

Gerilen inancın, hızlanan öfkeyle yer değiştirdiğini biliyor. Çocukların kurduğu dünyanın, altını üstüne getirenlerin kim olduğunu da biliyor. Çocuğuna dadanmasından korkuyor kötülüklerin. "Onları bu tuzaktan kurtarmak için, ne yapmamız gerek?" diye bana soruyor.
***

Ahlaksızlık değer kazanırken.
Politikacılar en zalim alfabeyi kullanırken.
Televizyonlar evlerin ortasından geçen "şehvet ve şiddet tramvaylarına" dönüşmüşken.
Kalbi kasıklarında atan kadınlar, gazeteciliğin en itibarlı imzaları haline gelmişken.
Sahneyi değiştirmek, keşke elimizde olsa.
***

"Ne olur, bizler için bir şey yaz" diye bitirmiş mektubunu.
Bu yazıyı onun şahsında, korkuları olan bütün babalar için yazdım.
Ama çaresizliğin imzasını çocuklar için atıyorum. "Büyümeyin çocuklar!
Bu ülkede, büyümek sizlere hiç yakışmıyor."
BİZE ULAŞIN