24 Nisan 2012, Salı

Dokunulmaz!

Milletvekili beyefendinin adı Özdal Üçer.
Bağlı bulunduğu parti BDP.
Zarafet hak getire.
Van'da hastaneye gidiyor, sebebi ne olursa olsun, yapılmayacak bir şeyi yapıyor.
Doktoru dövüyor.
Doktor Oğuz Eroğlu, can güvenliği olmadığı için şehri terk ediyor.
Milletvekili elini kolunu sallayarak çıkıyor.
Çünkü dokunulmaz!
***

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, milletvekili beyefendiyle (!) telefonda görüşüyor. Kabalığın gerekçesini soruyor.
Cevaba bakın. "Aynı olay tekrar olsa, yine doktor döverim!"
Farklı bir düello bu. "Ben ne yaparsam haktır, bana dokunmak yasaktır!" Çünkü dokunulmaz!
***

Bakan Recep Akdağ, böyle meselelerin yabancısı değil.
Ama kendince zayıf bir politika yapıyor. "Bu kişi vekillikten istifa etmeli, doktorumuzdan özür dilemelidir!"
Pardon ama bugüne kadar bu zarafeti hangi milletvekili gösterdi?
İlk defa mı izliyoruz böyle kabalığı?
Dokunulmazlığın getirdiği ayrımcılıktan ne haber!
***

Bu vekillere dokunulmazlık hakkı veren sistem kimin eseri?
Onlara bu cesareti veren dokunulmazlık, neden kaldırılmadı?
Demokrasi önünde herkesin eşit olduğu ilkesine aykırı olmak, böyle sonuçları kaçınılmaz kılmaz mı?
Bu ülkede bütün kaleler yıkılıyor da.
Dokunulmazlık neden yıkılmaz?
***

Bazen sorular cevaplarından utanır, başını eğer gider.
O yüzden dokunulmaz adamlar, doktor da döver, gerektiğinde tehdit eder, hak yer, haram yer ama hakim önüne çıkmayı reddeder.
***

Dünyada dokunulmazlığın hüküm sürdüğü tek ülkeyiz.
Bu ülkede generallere bile dokunan demokrasi, böyle beyefendilere(!) dokunamıyor ya...
Bize de bu dokunuyor!


* * *
ÇOCUK BAYRAMI
Çocuk Bayramı kutlandı.
Siyasetçiler bayramı pek hissetmemiş gibi, ama önemli değil. Çocukların bayramına saygı göstersinler yeter.
Onları küçük yaşta siyasete meze etmesinler, en büyük bayram bu.
Yoksa göstermelik kutlamalarla, çocukları bile kandıramıyorlar artık.

* * *
Yeryüzünün en büyük imparatoru menfaattir.

* * *
Zorbalar kış uykusundan uyandı.
Kadınların dikkatine!


* * *
24 Nisan 2012
Mutluluk takvimi
Uyuyan bir bebeği izle.
Ayakkabın temiz olsun.
Çocukların arkadaşlarını iyi tanı.
Satranç oyna.

* * *
Bir büyük sevdaydı
Yaşadığımız
En aksi umutları
Yarınlara taşırdık
Taksi mesafesiydi
Ayrılığımız
Akşam kavga eder
Sabaha barışırdık

Bu sevda nöbetleri
Gün gelince bitiyor
İnsan göz göre göre
Kendini aldatıyor

Unuttuk yeminleri
Biz sevmekten yorulduk
Bu sarhoş denizlerde
Balıklara yem olduk
Hakkı YALÇIN

BİZE ULAŞIN