30 Nisan 2012, Pazartesi

Dava takımı

Sürekli yenilen Beşiktaş'ın kendini yenilemesi için böyle bir maç gerekiyordu.
Pusulası mutlak galibiyet olan Fenerbahçe'nin, şartlar ne olursa olsun kazanması gerekiyordu.
Fenerbahçe liderlik davasını yere sermek isteyen Beşiktaş'ı ikinci yarıdaki hamleleriyle yenerken, üstelik bunu yenilgiden galibiyete çevirirken, verdiği mücadelenin ödülünü aldı.

***
Dün gece ortam harika, futbol oyun hariciydi. Orta alanda iki takımda da "gel geç" vaziyetleri.
Fenerbahçe'nin ani çıkışlarında son vuruş eksikliği dikkat çekiyor.
Beşiktaş'ın düşüncede hızlı, eylemde ağır halleri öne çıkıyor.
Fenerbahçe'de Semih yokları oynuyor, Beşiktaş'ta Quaresma.

***
Fenerbahçe galibiyeti daha çok istiyor görüntüde ama maçın kaderini değiştirecek hamlelerden yoksun olmasının, Alex'in yokluğuyla da yakın ilişkisi var.
Buna rağmen yenilgilerle bilenmiş Beşiktaş gerçeğinin de, Fenerbahçe'nin önünde duvar olmasında etkisi var.
Ama iki takım adına ilk yarıdaki pozisyonlar kelebek ölüsü.

***
İkinci yarıda, iki takımın da birbirine ilham veren golleri ve bir nebze olsun futbol kokan bir maç.
Stoch'un başrole soyunması ve taarruz işçiliğine karşılık, Quaresma'nın sirk oyunculuğu.
Fenerbahçe'nin daha takım, Beşiktaş'ın daha bireysel anlayışı.
Ve Aykut Kocaman'ın hamleleriyle gelen galibiyet golü.
Sonuç olarak..
Fenerbahçe kazanmak istedi kazandı.
Beşiktaş kaybetmek istemedi kaybetti.

***
Hakeme parantez açmak istiyorum.
Futbolcuların bitirim halleri, gösterilmeyen kartlar, hakem Halis Özkahya'nın biçare halinin bedeliydi.
Bu meseleden çıkan sonuç.
Her futbol maçına bir hakem lazım.
Ama adının Halis Özkahya olmaması lazım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN