10 Ağustos 2018, Cuma

Desinler!

BİRİLERİNİ karşıma alsam.
"Borcunuzu veresiye defterine yazan mahalle bakkallarını kaybetmeseydiniz bankalar kredi kartlarıyla sizlerin canına okumazdı" desem.
"Bana maziye kur yapma" derler.
Futbolcularına milyon dolarlar ödenen bir ülkede, semt pazarlarında akşam saatlerini bekleyen emekli öğretmenleri işaret etsem, "bırak bu gariban edebiyatını" derler.
Desinler, onlar da borçlarını bir gün faiziyle öderler.
***
"Bir çocuk denize düştüğünde yüzme bilmediği halde denize atlamayan adam değildir" desem.
"Biz enayi miyiz!" derler.
"Hepimiz tehlikedeyiz" desem.
"Hayal denizinde yüzmeyi bırak" derler.
Desinler, ben de onlara "yaşayan ölüler kendi mezarlığına yürür" derim.
***
"Bazı televizyon dizilerinin uyuşturucu satan torbacılardan farkı yok" desem, yumruklarını masaya vururlar.
"Eğlencemize ne karışıyorsun?" Ben de "magazin sayfalarında kirli çamaşırlarını ortaya serdikçe fiyatı artan ucuz şöhretlerin sebebi sizlersiniz" desem, kendileriyle gurur duyarlar.
Üstelik inadına zil takıp oynarlar.
Ama "hayat iş günü, yaş günü değil. O dizi yıldızlarına ağlayacağınıza çocuklarınıza göz kulak olun" desem bana gülerler.
Gülsünler, baksanıza kahve içmek için Paris'e gitmekten bile sıkılmış beyler!
***
"Önce insanlar bozuldu, sonra ekmekler" desem, "aman canım sen de karabasan mührünü kendi düşlerine bas" derler.
Üstelik günde 7 milyon ekmeğin çöpe atıldığı bir ülkede, "başka derdin yok mu?" diye üzerime yürürler.
Onların yerine de kara kara düşünürüm.
"İçine her türlü sağlıksızlığın depo edildiği salamları sucukları evinize sokmayın" desem.
Bilumum hormonlu sebzeleri meyveleri afiyetle yiyenler, "günde 20 bardak çay içiyorum bana bir şey olmadı" diyen mazideki Çernobil avukatlarını örnek gösterirler bana.
"Bu yiyecekler en çok doğan çocukları yaralıyor" desem.
"Ne yapalım kader" derler!
Ben de derim ki; "hayat da düşük yapar bazen.
Kendinize mukayyet olun bari!"

Yetkili arıyorum
Ataköy 11.Kısım'da her yeri pislik götürüyor, güvenlik sıfır hırsızlar kapıda.
Geceleri yol kenarında müşteri bekleyen kadınların fuhuş tercihi site içindeki yeşillik alan. Site yönetimi sadece para topluyor.
Mahalle sakinleri kuzu gibi.
Su baskınında İSKİ'den kazanılan ve talan edilen 800 bin liranın hesabı sizlere ömür. Oturduğu yerden para toplamak için yönetici olanlar site sakinleri tarafından sorgulanmıyorsa, bu savurganlığın ve ahlaksızlığa geçit veren anlayışın hesabını soracak bir devlet yetkilisi arıyorum.
Paranın özne olduğu sitelerde çevrilen filmler berbattır çünkü!

Mutluluk Takvimi
Evine çiçek götür.
Hapishaneye kitap gönder.
Bir ağaç gölgesine uzan.
Şans oyunlarına asla güvenme.

Demek gidiyorsun
Sakın sitem bekleme
Konuşamam

Gittiğin yere yakış
Yaralım bu son bakış
Alışmamı isteme
Alışamam

Sırdaşım omuz başım
Bakma öyle yüzüme
Bir gözlerine bir gidişine
Direnemez gözyaşım

Bugün iki kişiyi
Birden kaybediyorum
Can bildiğim aşkım
Ve en iyi arkadaşım

Hakkı YALÇIN
BİZE ULAŞIN